Bazen kalp çürür. Kalplerimiz çürür. O zaman lazım gelir düş dolgusu.

Anlık zevklerle günü kotarır, uzun vadede kalbinin boşluklarını yamarsın ve tabi arada düş fırçasıyla fırçalamayı unutmadan..

***

En büyük hayal; paylaşmaya cesaret edilemeyendir.
Bir hayal, anlatılamayacak ve başkaları ile paylaşılamayacak kadar saçma ve imkansızsa, büyür düş..
Bilirsin.
İmkansız olanı sen de bilirsin.
Belki olacak olanı bilemezsin ama, olmayacak olanı bilirsin.
Zaten adı üzerinde hayaldir.
Lakin bilirsin ki imkansızın şarkısı da güzeldir.
Çok özel gecelerde dinlenir.
...ve imkansızlığın şarkısının sesi, hep gecelerde yükselir. acılar yükselir, aşklar yükselir, yürekler yükselir, mana yükselir.

Çünkü bir tek, gecelerde kendini dinlersin.

Hani derler ya; "Hayallerle yaşar insan"
-yoo. hayallerle yaşamaz insan.
O hayalin gerçekleşmesini bekleyerek yaşamaz.

Zaten hayalin mutluluğu bundan değildir.
Hayalin mutluluğu ve kuruluş amacı, emziğini ağzına, yine kendin vermendir.
Ağladığın zaman, kendini susturursun.
Yani kendini susturmayı öğrenirsin zamanla.
Çünkü artık 3 yaşında bir bebek değilsin.

Hayallerini hayallerle telafi edersin.
Düş kırılıklarına zaman kazandırır bu...

Ağlayamaman bundan ileri gelir.
Kendini sustursun zamanı durduramasanda...

Ağlayamazsın.
Ağlayamazsın ve kalbinde sabah kalkınca geceden içtiğin son sigaranın acı tadı kalır.
Kalbinde acı bir tat...
İşte o yüzden akmaz.
Çünkü bazen duracak kan, damardan akmaz.
Duru.
O kadar durur ki, pisliğini akıtmaz.
O kadar durur ki, acısını çıkarmaz.
O kadar durur ki,
O acı tat, yeni bir sigara yakıp, çivi çiviyi sökene kadar geçmez.
Akmaz.
Tükenmez.
Hep durur.
Göz yaşı durur.
Akmaz.
Kan durur.
Akmaz.
Pislik mi?
Pislik kaybolmaz.
Yığılır deriye.
Yayılır ruha.

Düş telafileri başlar...

Çünkü her şey biter.
Her şey geçer.
Saatler devir daim eder.
Düşler kalır geriye.
Tebessüm kalır.
Düşlerini göstermeyen bir gülümseme kalır.
Acı bir tat kalır.

Yalnızlığın binbir hikayeyi fısıldar kulağına..