Salgın tüm sektörleri etkilediği gibi eğitimi de derinden etkiliyor ve yeniden şekillendiriyor.

Covid-19 salgını dünyada da ülkemizde de yaşamın tüm boyutlarını olumsuz etkilemeyi sürdürüyor.

Eğitimde ilk kez bu kadar büyük bir küresel ölçekte etkilenim söz konusu oldu ve çoğu ülkede ve ülkemizde okul öncesinden yüksek öğretime kadar tüm kademelerde eğitim kurumları hızla kapatıldı bilineceği üzere.

Şu anda dünya ölçeğinde tüm kademelerde bir milyarın üzerinde öğrencinin geleneksel eğitim ortamlarından uzaklaştığı biliniyor. Ülkeler eğitimdeki bu zorunlu boşluğu hızla değişik uzaktan eğitim platformlarıyla kapatmaya yöneldi.

Çoğu ülke bu şekilde kitlesel bir uzaktan eğitime hazırlıksız yakalanırken ülkelerdeki farklı sosyo-ekonomik gruplar arasındaki olanak farkları ve dijital okuryazarlık farkları da uzaktan eğitimin uzun vadeli sonuçlarını tartışmaya açtı.

Araştırmalar ülkemizde uzaktan eğitimde büyük sorunlar yaşandığını gösteriyor.

Eğitimde fırsat eşitliği makası açılıyor…

Ama buna koşut uzaktan alışverişlerde de artışların olduğunu gösteriyor.

* * *

Tamam, Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) salgın ile mücadele günlerine diğer ülkelere göre görece daha hızlı tepki verdi.

Okullar kapatıldıktan sonra hem internet üzerinden hem de internet erişiminde sıkıntı çeken öğrenciler için televizyon üzerinden uzaktan eğitim desteğini hemen hizmete sundu.

Uzaktan eğitimde gereksinim duyulan ders içerikleri tüm kademeler için hızla üretilmiş ve uzaktan eğitim platformlarına taşındı.

Tüm kademelerde eğitim uzaktan eğitimle sürdürülürken her hafta uzaktan eğitimdeki çeşitlilik de artarak sürüyor.

Bilgisayarı, interneti ve hatta televizyonu bili olmayan milyonlarca çocuğun oluşturduğu aileler de ortada.

Eğitimde fırsat eşitliği sorunu büyümekte bu durumda…

Yani yeniden şekillenen eğitim yöntemlerinin etkisi herkes için eşit gerçekleşmiyor.

Bu sorunlar için bakanlığın yoğun bir çaba içinde olduğu görünüyor ama sorunun çözümü kısa sürede zor görünüyor.

* * *

Ne ki, uzaktan eğitimdeki bu görünüş bir yana uzaktan alıverişlerde biraz daha iyiyiz.

Online alışverişlerde toplum olarak sürece daha iyi uyum sağladığımızı söylemek olanaklı...

Geçenlerde 6 aylık salgın döneminin online alışveriş istatistikleri açıklandı.

Salgın ile mücadele döneminde fiziki mesafe çağrılarına uyan milyonlarca insanın tercihi online alışveriş oldu.

Çok sayıda vatandaş temassız alışveriş yapmaya olanak tanıyan e-ticaret sitelerine yöneldi.

Bu salgın döneminde en çok kullanılan ödeme yöntemi kredi kartı olmuş.

Alışverişlerin %62’si kredi kartı ile yapılırken %38’i banka kartı ile yapılmış.

Özellikle yüksek tutarlı alışverişlerde kredi kartı tercih edilmiş.

Ama altı aylık salgın sürecinde pek çok değişim yaşansa da taksit alışkanlıkları değişmemiş.

Kredi kartı ile yapılan alışverişlerin %84'ü taksitsiz gerçekleşmiş.

Salgın sürecinde Türkiye'de en çok alışveriş yapılan bölge Marmara, Marmara’yı İç Anadolu ve Ege izliyor.

Yapılan alışverişlerin %45’inde bilgisayar kullanılırken, %55’inde kullanıcılar mobil alışveriş deneyimini tercih etti.

Özellikle düşük tutarlı alışverişlerde mobil alışveriş öne çıktı.

Yine salgın ile mücadele döneminde online alışverişin %33’ü erkekler, %67’si ise kadınlar tarafından yapıldı.

Salgın sürecinde kitap ve eğitim sektöründeki satışlarda patlama yaşanması ise önemli bir gelişme olsa gerek.