Sonu gelmeyen bir yolda üç yolcu, bir akşam çantalarında son bir parça ekmek kaldığını fark ederler.

Endişeye kapılırlar…

Bunu nasıl paylaşacaklarını bilemezler ve kararı ertesi güne bırakırlar.

Ertesi sabah birbirlerine rüyalarını anlatmayı ve ekmeği kimin yiyeceğini rüyaların belirlemesini kararlaştırırlar.

Sabah olunca bir araya gelirler.

Birinci yolcu rüyasını anlatmaya başlar;

Rüyamda yanıma bir melek geldi, beni avucuna aldı ve gittiğim her yeri, yardım ettiğim herkesi, değiştirdiğim her hayatı yeniden gösterdi. Sonra gözünde bir damla yaşla melek bana dedi ki;

‘Yolun öyle iyi ve sadık bir hizmetkâr oldun ki bu ekmeği yemeyi hak ediyorsun.’ ve beni, tekrar yatağıma yatırdı.”

Anlatması bitirince de sanki başka kimsenin bu kadar harika bir rüya görmüş olamayacağından eminmiş gibi, ekmeği almaya gitmek üzere ayağa kalktı.

Ama ikinci yolcu onu tutup yerine oturttu ve kendi rüyasını anlatmaya başladı;

Rüyamda Allah’ın kendisi bana direkt geldi ve beni avucuna alıp gideceğim yerleri, yardım edeceğim insanları, dokunacağım bütün hayatları gösterdi ve bana, ‘Sana büyük bir görev verildi. Bu ekmeği yemeği hak ediyorsun, çünkü burada sana daha çok ihtiyaç var’ dedi ve sonra beni hafifçe yatağıma bıraktı”

İki yolcu şiddetli bir öfkeyle birbirlerine bakarlar.

Sonra üçüncü yolcuya dönerler ve hangi rüyanın daha etkileyici bulduğunu sorarlar.

Benimkinin olmadığı kesin” der üçüncü yolcu. “İkinizin de geçmiş ve geleceği beni öyle mahcup etti ki. Benim rüyam sizinkilerden çok daha basit. Allah beni ziyaret etmedi, bir melek de yollamadı. Aslında ben kimseyi görmedim de. Sadece güçlü bir varlık hissettim. O beni uyandırdı, kaldırdı, ekmeği bulup onu yemeye zorladı. Ben de öyle yaptım. Gidip ekmeği yedim”!..

Kıssadan hisse:

 

 

Kalbinin söylediklerini yapman için kendini haklı çıkarmaya yahut başkalarının onayını beklemeye gereksinimin yok.

Bunun için yalan gerekçeler uydurmaya da.

Kalbin en doğruyu söyleyecektir…

Kalbiniz özgürdür; gerçek bağımsızlığınızın bulunduğu yer orasıdır. Yalnızca kalbiniz ne istediğinizi ve ne zaman olursa olsun neyi arzu ettiğinizi bilir.

Cesur olun ve kalbinizin size söylediklerini anlamaya çalışın.

Kendinizi kaybolmuş gibi hissettiğiniz zamanlarda bile, kalbiniz neye gereksiniminiz olduğunu bilecektir.

Tek yapmanız gereken sessiz, sakin ve huzur içerisinde onu dinlemektir.

Kalbinizi dinleyin ve rehavete kapılmayın…

Mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmeye yardımcı olduğu açıklanan kalbin, aynı zamanda yaşamı kolaylaştırdığı ortaya çıkmıştır.

Yaşamlarını kalplerinin sesini dinleyerek sürdürenlerin kendilerini, diğerlerine göre çok daha rahat hissettikleri araştırmalarla ortaya çıktığı belirtiliyor.