Hanife ÖRSOĞLU/ÖZEL HABER

Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Arif Tak, pandemi sürecinde esnaf ve sanatkarların sorunları hakkında konuştu.

 

BESOB Başkanı Arif Tak ‘’Üç aydır esnaf ve sanatkarlar olarak sıkıntılı bir süreç geçirdik hep birlikte. Dükkanlar kapandığı zaman ekmek parası kazanılamıyor. Geçim derdini ortadan kaldırmak mümkün olmuyor. 3 ay böyle bir dönem yaşadık. Esnaf ve sanatkara çok iyi bakmak lazım, yanlarında olmak lazım, ellerinden tutmak lazım. Esnaf ve sanatkarlar olmasa Türkiye’de büyük sıkıntılar yaşanır. Bursa’mızda 85 bine yakın esnaf ve sanatkarımız var. Bu dönemde herkes şaşırdı, perişan duruma düştü. 20 binin üstünde işyerimiz kapandı. Oralarda çalışan 40-50 bin insan var. İşyerleri kapalı olunca nereden para kazanacaklar? Olmadı, yapılamadı ve üç ay büyük sıkıntılar çektik. Sokağa çıkma yasakları kalktı, kademe kademe işyerleri açılmaya başladı ama açılan işyerleri eski alışverişleri bulamadı. Hükümetimize bazı konularda teşekkür ediyorum. Türkiye genelinde 650 bin civarında kişiye 25 biner lira kredi verdiler. Esnafa sanatkara o paralar verildi, vermeye de devam ediyoruz. Nereden bakarsanız bakın esnaf ve sanatkarlar sıkıntılı. Sıkıntılı bir dönem geçiriyoruz. Ama inşallah kısa zamanda toparlanacağız diye düşünüyorum. Vatandaşlarda çekingenlik var, tasarruf mevzuatına da girişmiş oldu. Dışarıda yemek yerine evinde yemeye başladı artık insanlar. Esnafa sanatkara herkesin sahip çıkması lazım. Ortalama rakam söylüyorum, bir aile beş kişilik. Beş kişilik bir aileyi bir kişi idare edebiliyorsa, geçimini sağlıyorsa, vergisini ödüyorsa, sigortasını ödüyorsa, diğer konularda geçimini sağlıyorsa o kişinin elini öpmek lazım. Bir sanayiciyi ele alalım. Milyonlarca yatırımı var. Niye o eziyeti çekiyor? Zabıtasıyla, vergisiyle, sigortasıyla uğraşıyor, uğraşmadığı kimse yok. Bu insan niye bu yatırımı yapıyor, bu kadar sıkıntılar çekiyor? O parayla geçimini sağlayabilir. Ama istihdam yaratıyor. İstihdam yapan, yatırım yapan kişilere devamlı destek olmak gerekiyor. Hükümetimiz de bu konuda bir şeyler yapması lazım. Şu anda Türkiye’nin en büyük sıkıntısı işsizlik. Yatırım olacak ki, o yatırımcıya destek vereceksiniz, yanında olacaksınız, gerekirse maddiyat sağlayacaksınız. Şu anda dört milyonun üstünde işsiz var Türkiye’de. Bunlar virüs meselesinden dolayı daha çok çoğaldılar. Ama bir yasa çıkardılar işten çıkartılmasından diye. Belki üç ay daha uzatılabilir. Ama ne olursa olsun birbirimize her zaman lazımız, birbirimizle her zaman kucaklaşacağız, birlik beraberlik içerisinde olacağız. Esnaf ve sanatkar olmayınca Türkiye’de her şey allak bullak olur. Biz esnaf ve sanatkarların sorunları nelerdir diye çalışmalar yaptık. Bu sorunları tespit ettik ve 24 maddede topladık. Bu sorunların bir miktarı hallolmuş olsa biraz daha sıkıntıdan kurtulmuş olacağız. Şu ana kadar bu sıkıntıların iki veya üç maddesi halloldu, diğerleri halloldu. Diğerleri de hallolduğu zaman esnaf ve sanatkara bir sıkıntı gelmeyecek. Mesela çalışan elemanların tazminatları, niye karşı gelinir ben hala anlamış değilim. Odalarda bile sıkıntılarımız var. 15-20 sene çalışıyor genel sekreter. Aldığınız parayı genel sekretere yetiştiremiyorsunuz. Zaman zaman biz takviye yapıyoruz. Ay sonunda ödediğimiz sosyal güvenlik prim tutarlarının içine o da koyulur, bankaya kişi adına yatırılır, istediği zaman parasını gidip alabilir. Bunların fonda toplanması ve kademe kademe ödenmesi çok fayda sağlar. Onu bir türlü halledemediler, etmeleri lazım. Aidatlar kaldırılsın. Ben Türkiye genelinde bunu dile getirdim. Esnafı kurtaralım, ödemesin. Ödemediği zaman üç-beş yıl birikiyor, gecikme zammı da var. İki bin lirayla karşılaşıyorsunuz. İki bin lirayı adam nasıl ödeyecek? Ben de isyan ediyorum. Bir çare bulunması lazım. Çalışmalar devam ediyor. Barolar birliğiyle ilgili bir yasa teklifi yapılacak herhalde. Onlarla beraber kamu niteliğinde olan sivil toplum kuruluşlarının tümünü ele alacaklar. Bizim odalarımızla ilgili, üyeleri azalan odalar var. Yüzün altına düştüğü zaman kapanması lazım. İki yüz elli üyesi dahi olsa geçinemiyor. Alınan rakam genel sekreterin parasını karşılamıyor. Hakikaten sıkıntılı durumlar var. Bunların çözülmesi lazım. Virüsle uğraşırken bunlar hiç ele alınmadı. Ama bir şekilde bunu halletmek gerekecek. Bilim kurulu kararları alıyor. Bilim Kurulu ‘Biz sağlığı düşünüyoruz’ diyor. Zarar etmişsin, kiranı ödeyememişsin, işsiz kalmışsın, işçiye para verememişsin, aç kalmışsın hiç umurlarında değil. Onlar tamamen vatandaşın sağlığını düşünüyorlar. Dolayısıyla bu konuda sıkıntılar hat safhada oldu. Masraflar çoğaldı. Şu anda müşteri gelmiyor. 50 kişilik salonun varsa 25 kişi oturtacaksın oraya. Dolayısıyla hala sıkıntılar devam ediyor. Cumartesi-Pazar sokağa çıkma yasağını son zamanlarda lüzumsuz gördüm. 15 il kaldı, 15 il içerde, diğerleri dışarıda. Şehirler arası gidiş gelişlerde sıkıntılar yaşandı. Ben 76 yaşındayım daha önce böyle bir şey görmedim. Yaşayarak öğreniyoruz. Her şeye rağmen yine de iyi gitti. Bakıyorsunuz kocaman devletlerde ölü sayısı 50 binleri geçmiş. Biz de beş bine yaklaşmadı. İnşallah düzelecek diye düşünüyorum. Yeni tedbirler gelirse bu sefer ekonomi çok daha sıkıntıya girecek. Pandemi sürecinde BESOF olarak üyelerimize bilgilendirmeler yaptık. Bazı odalarımız Ramazanda paketler yapılıyor, onlardan üyelerine verdiler. Bazıları para yok ne yapsın? Dolayısıyla olduğu gibi kaldılar. Ve bugünlere kadar geldik. Ben sayın Ticaret Bakanımızdan şunu talep etmiştim: Bizim esnaf sanatkarlarda dükkanları kapalı olanların yaklaşık 50 bin civarında çalışanları vardı, il bazında. Dedik ki bunların aylıklarını üç ay ödeyin, sosyal güvenlik primlerini ödeyin ve bir de kiralık olan yerlere takviye yapın. Bu üçünü yaparsanız biz ayakta durabiliriz. Bunlar not alındı, götürüldü. Önümüzdeki günlerde Ankara’da toplantı yapacağız. Ama tabi devletin bütçesi yeter mi yetmez mi? Ayağını yorganına göre uzatmazsan ne olur? Bunların hepsinin hesabı yapılması lazım. Ama maalesef esnaf ve sanatkarlar bu üç aylık dönemi çok sıkıntılı geçirdiler. Önümüzdeki günlerde işler yine olmasa sıkıntılar devam edecek. Kamuya ait dükkanlardan kira indirimi yapsalar ne olur? Türkiye’nin neresine giderseniz gidin şartlar aynı. Dolayısıyla sıkıntılar yaşanmaya devam ediyor. Görünen şu: eğer devletin bütçesi uygunsa bir miktar katkı sağlanabilirse biraz daha rahatlık gelebilir. Eğer o da yapılamazsa vay halimize! Biliyorum ben konuları, devletin durumunu da biliyoruz. Ve böylece yoğrularak boğuşarak devam edeceğiz. Ekmek davası. Eğer ekmeğin kesilirse nasıl yapacaksın? Nasıl geçineceksin? Durumumuz iç açıcı değil. Allah kolaylık versin hepimize. Yapılan toplantılarda herkes kendi sıkıntısını dile getiriyor. Dediğim gibi krediler konusunda müteşekkiriz. En azından can suyu şeklinde bir şeyler verilebildi. Bundan sonra köklü çözümler getirilmesi lazım. Esnaf sanatkarlar olarak biz her türlü fedakarlığa hazırız. Ama bizim fedakarlığımızla iş bitmiyor. Devletin de kredi verme noktasında pek çok şartları var. Sicil affı da gündeme geldi. Sicil affının da bir faydası yok. Ne olursa olsun bankacı onu biliyor ve vermez. İşler kesat, devletin katkısı hiç olmuyor ve işsizlik hat safhada. Esnaf ve sanatkarlar dertlerini anlatmaya çalışıyorlar. İnsanlarda bir bıkkınlık var. Parasal konuda bir rahatlık gelirse, o rahatlıktan sonra düzelir her şey diye düşünüyoruz.’’ dedi.