Teknoloji çağında yaşamanın avantajlarından birisi sınırsız bilgiye çok hızlı ulaşabilmektir. Bilgi okyanusa atlamak, derinlere kadar dalmak ve istediğimiz bilgiyi çekip karaya çıkarmak birkaç dakikadan fazlasını almamakta.

Bu avantaja sahip olmak için herhangi bir ayrıcalığa, prestije sahip olmak da gerekmiyor. Burjuvazi sınıfının aydın; proleterya kesimin bilgisiz bırakıldığı zamanlar tarihin tozlu sayfalarına karıştı artık.

Tam tersine; proleterya kesim; okuma, araştırma konusunda burjuvazi sınıfını dünya çapında yakaladı. Bunun en büyük sebebi; bilginin erişilebilir ve de ücretsiz olması. Ancak ikinci ve gözardı edilen sebebi ise burjuvazi kesimin çoğunluğunun araştırmıyor, kulaktan dolma bilgilere dogmatik unsurlar gibi anında inanıyor olması.

Bilgiye ulaşmanın dakikalar süren bir eylem olduğu aşikâr, lâkin bir bilgi ortaya koymak ve bunu insanlarla paylaşmak da aynı kolaylıkta mevcut durumda.

Bilgi ve bilgiye erişim hakkında daha onlarca sayfa methiyeler düzülebilir ancak neden eleştiri yapan kimse çıkmaz?

21. yüzyılın bir önemli sorunu ise özgün bilgi eksinliği. Konu komşudan, ahbaptan duyulan bilgiyi sorgulamadan ve de referans vermeden kendi bilgisi gibi bir başkasına aktaran nice insanlar aramızda mevcut. Sözlü bilginin de telif hakları olsaydı; telif hakları ihlalinden milyonlarca dava Adalet Sarayı’nı meşgul ederdi.
Paul Eluard’ın dillere destan olmuş Özgürlük Şiiri’ne bir rutüş attığımızda meramımız çok daha net anlaşılır oluyor sanki;

Tarlalara ve ufka

Kuşların kanadına

Gölge değirmenine

Yazarım adını

EY ÖZGÜNLÜK

Hem özgürlüğe hem de özgünlüğe hasret kaldığımız bu yüzyılda; ne yazık ki şahit olduklarımız; papağan gibi her duyduğunu tekrar eden insanoğlu ve de pranga vurulan özgürlükler...

‘’Shakespeare genç şairlere zararlıdır; onlar yeni bir şey ürettiklerini sanarken aslında sadece Shakespeare’i taklit ederler’’demişti Johann Wolfgang von Goethe.

Bu sözü sarfetmesinin üzerinden yaklaşık olarak iki yüzyıl geçmesine rağmen hala geçerliliğini koruyan bir tespit...

Bu insanların doğuştan gelen bir handikapı olsa gerek,

Üretim yaptığını zanneden,

İleriye adım attığını öngören,

Yenilikçi olduğu düşüncesine ve

Sorgulama yetisine sahip olduğunu sanan,

Doğar doğmaz ilk duyduğuna inanan,

Ama hayatları boyu özgün olamayan, taklitçilik yapan insanlık handikapı...