Ulusal gururumuz Fazıl Say’ın bütün albümlerini; yaşadığım müzikal güzelliklerin etkisiyle heyecan dolu bir mutlulukla ve dünya ölçeğinde değerli bir müzisyene sahip olmanın onuruyla dinledim.

Say, yerel olmadan evrensel olunamayacağının bilincinde olduğu için Anadolu’dan, halk kültüründen yararlanmış, eserlerinde yer vermiştir. Klasik batı müziğinin ve bizim müziğimizin sentezidir besteleri.

Fazıl Say’ı dinlerken düşünmüşümdür: Türkiye’nin gecikmiş Rönesans’ı, Anadolu aydınlanması Cumhuriyet ne muhteşem sanatçılar yetiştirmiş.

Ve minnettarlık duymuşumdur Atatürk’e, onun devrimci kişiliğine, bilime, sanata verdiği değere.

*********************

Yazmazsam olmaz; laiklik sanatsal yaratıcılıkta hayati önemdedir. Laiklik olmadan ne sanat olur ne de bilim.

Sanatçıya, bilim insanına özgürce üretebileceği ortamı laiklik sağlar.

YENİ ALBÜM

Bakın mesela; aldığım müjde nasıl heyecanlandırdı beni…

Dün plak ve CD olarak satışa sunulan, “Şu Dünyanın Sırrı’’ adlı şarkı albümü, Fazıl Say’ın salgın döneminde Türk şairlerin şiirlerinden bestelediği 8 şarkıdan oluşuyor.

Albümdeki şarkıları Serenat Bağcan yorumlarken, vurmalı sazlarda Aykut Köselerli, viyolonselde Jamal Aliyev katkı yapmışlar.

“Şu Dünyanın Sırrı”Fazıl Say’ın, şair ve yazarlarımızın şiirlerini bestelediği şarkı albümlerinin dördüncüsü. Sanatçı daha önce; İlk Şarkılar (2013), Yeni Şarkılar (2015) ve Güz Şarkıları (2017) adında üç şarkı albümü yayınlamıştı. Hepsi de çok değerlidir benim için.

Albümde yer alan şarkıları yazayım:

Ayna, Ömer Hayyam; Sen Derviş Olamazsın, Yunus Emre; Ruhumun Dalgaları, Sabahattin Ali; Ergene Köprüsü, Kaygusuz Abdal; Ses (Sıvas Acısı), Aziz Nesin; Kendinin Avcısı, Metin Altıok; Dönen Dönsün, Pir Sultan Abdal; Aşkın Elinden (Kumru Ballad), Yunus Emre.

Görüldüğü gibi geçmişten bu güne şiir geleneğimiz müzikle buluşmuş.

Fazıl Say’ın edebiyatımıza verdiği değer; edebiyatı müzikle harmanlaması onun aydın kişiliğinin bir yansımasıdır.

*********************

Fazıl Say’ın salgın günlerinde moralini bozmayıp, depresyona girmeyip;  aksine, şu zor koşulları müzikal yaratıcılık için bir fırsata çevirmesi beni duygulandırdı.

Albümü bu açıdan da takdir ettim.

Sanat aracılığıyla moral kazanmak, yaşama sevinci edinmek, geleceğe umut beslemek mümkün. Bunu kendimden biliyorum; film izlemesem, müzik dinlemesem, kitap okumasam nasıl ayakta kalırdım salgında.

Unutmadan yazayım…

Sadece müziğini dinlemenizi değil kitaplarını da okumanızı öneririm Fazıl Say’ın.

Anımsatayım; “Uçak Notları’’, “Yalnızlık Kederi’’, “Akılla Bir Konuşmam’’ ve son kitabı, “Suya Yazılan’’.

Bu kitapları okuduğunuzda; Fazıl Say gibi bir dehanın düşünceleri, duyguları size hem müzik kültürü hem de yaşam felsefesi konularında büyük katkı yapacaktır.