Wuhan'da hastalanan bir kişiden yayılan Koronavirüs salgını bugün dünya genelinde 40 milyondan fazla kişiye bulaşmış durumda.

Kim tahmin edebilirdi böyle bir şey yaşanacağını?

Halen de risk devam ediyor.

Gün geçtikçe azalma eğilimi yerine artış gösteriyor.

2020 yılını teslim alan kabusun ne zaman sona ereceği de meçhul.

Henüz ilacı, aşısı bulunabilmiş değil.

Her ülke birbirine benzer yöntemlerle hastaları tedavi etmeye çalışıyor.

Benzer önlemler alınıyor, yasaklar getiriliyor, kurallar konuyor.

Yapılması gerekenler topluma aktarılıyor.

Peki uyuluyor mu?

Ne yazık ki çoğunlukla hayır.

Doğum günü partileri, düğünler, eğlenceler olanca hızıyla devam etmekte.

Örnek olması gerekenler bile var aralarında.

Sokaklarda maskesiz, mesafesiz duyarsız kalabalık.

Böyle olunca da bulaşmanın, yayılmanın önüne geçilemiyor.

Devlet, yetkililer elinden geleni yapıyor, imkanlar dahilinde yapmaya çalışıyor.

Doktorlar, hemşireler, sağlık çalışanları derseniz, hepimizin bildiği üzere hayatlarını ortaya koyuyorlar.

Tabi insanların çoğunluğu kurallara riayet etmeyince, onların yaptıkları da, emekleri de bir ölçüde boşa gidiyor.

Önceki gün Sağlık Bakanı açıkladı vakalardaki artışı.

İstanbul ve Bursa başı çeken şehirler.

Dün de 81 il için genelge yayınlandı. Bugünden itibaren haftanın yedi günü denetim ve uyarı yapılacağı duyuruldu.

Herkes dikkatli, tedbirli davranacak ki, daha çabuk temizlensin gitsin bitsin bu virüs hayatlarımızdan.

Ama nerdeee...

Dün ilginç bir haber okudum, tam da yeri gelmişken paylaşmak isterim.

Rusya'da üretilen insansı robot Fedor, twitter hesabından yaptığı son paylaşımında 'insanlar hakkında iyi düşünmediğini' açıklamış!

Çeşitli kuralları ihlal ederek, görevlerini iyi yapmayan iki Rus kozmonotu suçlayarak atmış bu tweete.

Vallahi haksız değil.

Düşünebiliyor musunuz?

Robot bile çözüp anladıysa, vay biz insanların haline.

Aklımızı kullanamıyorsak, vicdanımızla hareket etmiyorsak, insanlığın ne anlamı olacak.

Virüse kimi inanmıyor, kimi önemsemiyor, kimi sadece kendisini düşünüyor.

Karantinada olması gerekenler dışarıda yakalanıyor.

Uyarıda bulunan polislere kafa tutuluyor, hekimlere saldırıda bulunuluyor.

Bir kesim böyle olunca, titiz ve duyarlı kesim de etkileniyor sonuçtan.

Kural tanımaz bir toplum olduk vesselam.

Kabus bitmedi, bitmiş gibi rahat davranmayalım.

Önümüz kış, hepimizi daha zor günler bekliyor.

Sorumluluk bilinciyle hareket etmek çok önemli.

**********

YURT DIŞINDA YAŞAM İSTEĞİ KAT KAT ARTMIŞ

Gençlerin çoğunluğunun hayalini yurt dışı süslüyor.

Hedeflerinde yurt dışında eğitim, iş ve yaşam var.

Pandemi sürecinde bu isteklerde artış olmuş.

Bazı tur firmaları turizmden ziyade bu işlerle ilgileniyor biliyorsunuz.

Onlardan yansıyan bilgilere göre;

çifte vatandaş olması için çocuğunu ABD'de doğurmak isteyenlerle, gelişmiş ülkelerde yaşamayı planlayanların başvuruları kat kat artmış.

Bunda en çok ekonomik kriz, gidişattaki belirsizlik etkenlerinin öne çıktığı belirtiliyor.

Kişi kendisinin, çocuğunun, ailesinin hayatını garantiye almak istiyor bir açıdan.

Daha rahat yaşama, daha özgür olma, daha güvende hissetme  arzusu taşıyor.

Koşullar iyileştirilmezse bu yöndeki göç daha da artacağı benziyor!

**********

Günün Sözü

“Kendiniz olun.

Eğer daha fazlasını

olmak isterseniz,

bir hiç olursunuz.”

Sheakspeare