Büyükşehir Belediyesi'nin Orhangazi ilçesi altyapısına 7,5 milyonluk yatırım için çalışmalara başlandığını öğrenince şaşırdım.
Çünkü Orhangazi'ye şayet Büyükşehir Belediyesi yatırım yapacaksa bunun önceliği yetersiz kalan arıtma tesisinin kapasitesini artıracak hizmet olmalıydı.
Zira 100 bin nüfusa yaklaşmış ilçenin kapasitesi yetersiz olduğu için arıtılamayan kanalizasyon giderlerinin bir kısmı Karsak Deresi'ne bırakılıyor.
Bir de buna Karsak Deresi'ne bazı fabrikaların da bu durumu fırsat bilerek kimyasal atıklarını bıraktıkları dere çevreye yayılan pis kokular eşliğinde Gemlik'in içinden simsiyah akarak Körfez'e dökülüyor.
Ne Orhangazi'ye ne Gemlik'e ne de Bursa'ya yakışmayacak şekilde koca bir ilçenin kanalizasyon atıklarının denize dökülmesi bu kentin ayıbıdır.
Hâlbuki Büyükşehir Belediyesi'nin Gemlik Körfezi'nin temiz olması için BUSKİ marifetiyle yapılan beş ayrı arıtma tesisi bence bu kente yapılmış en hayırlı yatırımlardan bir tanesidir.
Ortada böyle bir gerçek varken Orhangazi ilçesi ile akarsu güzergâhındaki bazı zeytin işleme tesislerinin atıklarını bıraktıkları Karsak Deresi'nin göz göre göre Körfez'i kirletmesi kabul edilemez.
Bu duygu ve düşüncelerimin yanı sıra sitemlerimi paylaşmak üzere Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ı aradım.
Sözlerimi kesmeden yaklaşık 5 dakika dinleyen Başkan Aktaş, "Üstadım müsaade edersen sen de beni dinle" diyerek şunları aktardı:
"Orhangazi'ye 7,5 milyon liralık yatırımın sebebi ilçenin ova bölgesindeki yerleşim alanlarına yağışlarda oluşan su baskınlarını önlemek için yağmur suyu hatlarının imalatı çalışmasıdır. Bu ilçeye yapacağımız asıl yatırımımız bir kaç ay içinde ihalesi yapılıp yetersiz olan arıtma tesisinin kapasitesini yüz de yüz artırma çalışması olacaktır. 70-80 milyon liraya mal olacak yatırımın 1,5 yıl içinde tamamlanacaktır. Bu sayede Karsak Deresi'ne asla arıtılmamış su verilmeyecektir. Böylece Gemlik Körfezi daha da temiz olacaktır"
Plansız ve de öngörüsüzlük nedeniyle geç kalınmış bir yatırım olsa da insanlık ve denizlerimiz için olması gereken de budur.
Şunu da özellikle vurgulamak isterim ki, Karsak Deresi'nin kirli akması sadece Orhangazi ilçesi sebep olmayıp, "Nasıl olsa kirli akıyor" diyerek maliyet düşüncesiyle arıtma tesislerini çalıştırmayıp kimyasal atıklarını arıtmadan buraya bırakan sorumsuz bazı işletmelerdir de aynı zamanda.
Bu işletmeleri denetim yetkisi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'dür.
Netice itibarıyla umut ediyor ve de diliyoruz ki, Karsak Deresi'nin de Nilüfer Deresi'nin de temiz akması, her canlının sağlıklı koşullarda yaşama hakkının sağlanması Yaradan'ın bir lütfudur.
Bunu bir başkasının kendi menfaatleri doğrultusunda aksi yönde kullanması ya da bu duruma göz yumulması insanlık suçudur.