Küresel Geri Dönüşüm Vakfı bu yıl ilk kez 18 Mart tarihini Dünya Geri Dönüşüm Günü olarak kutladı.

Dün, günün önemine dikkat çekmek ve duyarlılık geliştirmek için çeşitli etkinliklerle açıklamalaryapıldı.

Evde, işte, okulda, yolda, her yerde üretirken ve tüketirken çıkardığımız atıkların kirlettiği çevrede insan sağlığına dikkat çekildi.

Ve çöpte var olan cevherin fark edilip, geri dönüşümün ekonomikgücü vurgulandı.

Ülkemizde uygulamada olan ‘Sıfır Atık Projesi’ kapsamında yapılan ve yapılması gerekenler sıralandı.

* * *

Geri dönüşüm, yeniden değerlendirilebilme olanağı olan atıkların çeşitli işlemlerden geçerek üretim sürecine yeniden dâhil olması eylemi.

Geri dönüşüme olan gereksinim, savaşlar nedeniyle ortaya çıkan kaynak sıkıntılarıyla baş göstermişti.

Geri dönüşümün amacı; kaynakların tükenmesini önlemek ve atık çöp miktarını azaltmak…

Cam, kâğıt, alüminyum, plastik, pil, motor yağı gibi maddeler geri dönüştürülerek yeniden kullanılabilir hale gelebilmekte.

Bu da hem ülke ekonomisinde önemli bir rol oynamakta hem de daha temiz bir çevrede yaşama olanağı sağlamakta.

Sıfır Atık”; israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesi veya minimize edilmesi, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan atık yönetim felsefesi olarak tanımlanan bir hedef.

* * *

Dünya üzerindeki nüfus ve yaşam standartları artarken tüketimde de kaçınılmaz şekilde bir artış yaşanmakta ve bu durum doğal kaynaklarımız üzerindeki baskıyı artırarak dünyanın dengesini bozmakta, sınırlı kaynaklarımız artan gereksinimlere yetişememekte.

Bu durum göz önüne alındığında, doğal kaynakların verimli kullanılmasının önemi daha da ortaya çıkmakta...

Bu nedenledir ki son yıllarda tüm dünyada sıfır atık uygulama çalışmaları hem bireysel hem kurumsal hem de yerel yönetimler genelinde yaygınlaşmakta.

Doğamızı kirleten en önemli atıkların başında plastik gelmekte…

Ne ki, Dünya genelinde mevcut plastik atıkların salt yüzde 9'unun geri dönüştürülebildiğine yönelik tezler olsa da plastik yaşamımızı aynı zamanda kolaylaştıran da bir madde.

Eğer plastik olmasaydı yaşamımızda, dünyanın daha da kirli bir hal alacağına yönelik örnekleri çokça bulmak olası.

Plastik üreticilerinin verdiği örnek çarpıcı…

Söz gelimi, eğer otomobillerimizde kullandığımız plastik maddeler olmasaydı bunun yerine ağaç yahut demir gibi metaller kullanılacaktı ve bu da aracın daha ağır olmasına, daha çok akaryakıt tüketimine ve dolayısıyla da daha çok çevre kirliliğine yol açacaktı.

Yani plastiğin yaşamımızdaki yeri ve önemi dikkate alındığında insanoğlunun plastikten tamamen vazgeçmesi ve yerine başka bir ürün koyması zor görünüyor.

* * *

Halka daha ucuz seçenek sunan plastik sektörü her geçen gün daha da büyüyor.

Bununla birlikte plastiğin çevre kirliliği yaratmasının önüne geçmek gerekiyor.

Çevreyi plastiklerindeğil, atıkları doğaya bırakan insanların kirlettiğini bilmek ve bu noktada toplumda çevreyi koruyacak gerekli bilinci oluşturmak, ‘kullan-at’ alışkanlıklarını değiştirerek ‘kullan-dönüştür-kullan’ alışkanlığı yaratmak gerekiyor.

Marketlerde uygulamaya konan naylon poşet kullanımına getirilen sınırlamanın başarıyla sürdüğünü ve halkın bu konudaki hoşnutluğunu ve sisteme uymadaki işbirliğini de görmek gerekiyor.

Kısaca, ülkelerin bu tür uygulamalarla ve daha duyarlı davranmakla doğaya bırakılan atık plastik miktarını azaltabiliriz.