Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Serkan Durmuş, corona virüs sürecinde daha çok önem kazanan gıda güvenliği konusunu basın toplantısı yaparak değerlendirdi.

Hanife ÖRSOĞLU/Özel haber

Corona virüs sürecinde gıda ürünlerinin güvenliği ve denetim mekanizmaları hakkında konuşan Serkan Durmuş, ‘’Covid-19 süreci ülkemizde ilk gündeme düştüğü andan itibaren Gıda Mühendisleri Odası olarak bu süreçle ilgili yakın bir takibe girdik. Gıdayla covid-19’un bir bulaşım yapmadığını ya da böyle bir bilimsel varlığın söz konusu olmadığını tespit ettik. Özellikle gıda tüketimi esnasında gıda ambalajı ve gıda hazırlayan kişilerin bu konudaki korunaklı ve gerekli tedbiri almadığı takdirde gıdayla, özellikle ambalaj üzerinden bulaşabileceği gündemde yerini aldı. Herkesin bildiği ve takip ettiği üzere 65 derecenin üstünde pişmiş, sıcak işlem görmüş ve sıcak servis edilen gıdalarda corona virüsün gıdanın içerisinde bulunamadığını hepimiz biliyoruz. Aslında bu virüs veya mikrobiyel faaliyetler bize çok uzak veya yabancı değil. Çünkü gıda deyince akla hemen mikrobiyoloji geliyor. Gıda işletmeleri yüzde 22’nin gıda güvenliği yönetim sistemine göre faaliyet gösteriyor. Hammaddenin alındığı andan itibaren ürünün ambalajlanıp tüketicinin sofrasına kadar geldiği tüm aşamaları değerlendirdiğimizde 22 bin gıda altyapısına göre çalışan, bu konuda uzman kadroları bulunan işletmelerde corona virüs sürecinde corona virüsüne ilişkin çok büyük bir problem söz konusu değil. Ancak sokaklarda açık, ambalajsız ürünlerin satışı, ki Çin’de meydana gelen süreci değerlendirdiğimizde işin hassasiyeti buraya kadar dayanıyor. Buralara baktığımızda ülkemizde gıdaya bakış bu noktada kendini revize etti ve gelişti. Covid-19 sürecinde bağışıklık sisteminin ne kadar önemli olduğunu ve insan sağlığı açısından ne denli ön plana çıktığını hepimiz gördük ve yakından takip ettik. Dengeli beslenme kişinin gün içerisinde aldığı gıdalarda rasyonlara uygun şekilde beslenmesi anlamına geliyor. Biz dengeli beslenmeyip örneğin yüzde 70 oranında karbonhidrat ile besleniyorsak bu bizim dengeli beslenmediğimizi gösterip obezitenin de kapısını açmış oluyor. Covid-19 sürecinde C vitamini çok önemli bir noktaya ulaştı. Hatta vatandaşlarımız C vitamine ulaşmak noktasında pazardan veya gerekli yerlerden birçok ürüne ulaşma hassasiyeti gösterdi. Burada bir kez daha gün içerisinde almış olduğumuz yeterli miktardaki vitamin ve minerallerin vücudumuzun bağışıklık sistemi açısından ne kadar önemli olduğunu gördük. Bu şekilde beslendiğimizde aslında dengeli beslenmiş oluyoruz.’’ dedi.

Bursa Gıda Konusunda Şanslı

Serkan Durmuş ‘’Maskeler, el hijyenleri, dezenfektanlar bunlar çok kıymetli ve önemli ama ülke olarak biz bu süreçte gıda güvenliğine ait kavramı biraz daha öne çektik. Güvenli gıda bizim açımızdan çok kıymetli ve önemli. Güvenli gıda hepimizin eliyle seçip aldığı, organik veya doğru üretim olduğuna inandığı gıda mı yoksa bir kalite kontrol zincirinden geçmiş üzerinde etiket bilgisi olan Tarım Orman Bakanlığı tarafından onay işlemlerinden geçmiş, gıda mühendislerinin kontrolünden geçmiş, bütün proses ve süreçlerde soğuk gıdayı temsil eden bir gıda ürünü mü? Bunu bir kez daha toplum olarak öğrendik. Pazar yerleri belediyelerin denetim ve kontörlü altında olan bölgeler ve işletmeler. Ancak Tarım Bakanlığı’nın yönetmeliğinde olağanüstü hallerde Tarım Bakanlığı denetim ve kontrol yetkisini ele alır diyor. Ve şu anda aynen bu süreci yaşıyoruz. Aslında her bir gıda ürünü bileşeninin tedbir ve yönetmelikleri var. Bu tedbirlerde bu ürünlerin hangi koşullarda muhafaza edilmesi gerektiği, hangi şekilde ambalajlanması ve satılması gerektiği yönetmeliklerle belirlenmiş. Ancak pazaryerleri biraz bu yapının dışındaydı. Bu süreçte pazaryerlerinde denetim ve kontroller biraz daha üst seviyeye çekildi. Alınan tedbirler önemli ve gerekli. Covid-19’da yeni normalleşmeye evrilen bir süreçten geçiyoruz ancak bizler şu uygulamış olduğumuz kurallara bire bir uymazsak, bu normalleşmeyi eski hayata dönüş gibi algılarsak bu tablonun geriye dönmesi de maalesef, bu noktada veriler bize bunu gösteriyor. Bu noktada tedbirlerin artarak ve kontrollü şekilde devam ettirilmesi geriyor diye düşünüyorum. Ülkemizde 500 bin, ilimizde de yaklaşık 28 bin gıda işletmesi var. 28 bin gıda işletmesini biz 108 gıda denetim personeli ile denetlemeye çalışıyoruz. Tarım Bakanlığı covid-19 sürecinde denetim mekanizmalarını daha etkin bir hale getirdi ancak burada tek yetkili ve etkin kurum Tarım Bakanlığı’dır. Burada duyusal olarak bazı problemlerin önüne geçmek ve algılama şansınız maalesef mümkün değil. Bunun laboratuvar ortamında teknik personeller tarafından analiz edilebiliyor olması lazım. Ancak bildiğimiz ve doğru olan bir taraf var ki bunlar bakanlığın onay ve kayıt numarası verdiği için denetim mekanizmasında bunların hem raftan hem de üretim alanlarının denetiminin bire bir gerçekleştiriyor olması lazım. Ve bizim halk olarak buna inanıyor ve güveniyor olmamız lazım. Biz buradaki gıda güvenliği anlamındaki bakış tarzımızı yenilersek daha duyarlı bir tüketici olmaya başladığımızda aslında Tarım Bakanlığı’nın yapmakta olduğu çalışmalar bir o kadar artmak durumunda kalacak. Ambalajlı ürünlerle alakalı içerik bilgisi, etiket bilgisi, ambalajın şekli ve dizaynını değerlendirdikten sonraki kısımda duyusal olarak bazı problemleri görme şansımız yok. Tek yetkili kurum Tarım Bakanlığı’dır. Herhangi bir şey olduğunda Tarım Bakanlığı’nın Alo 174 gıda hattına ve şubemize tüketicilerimiz bu konuda başvurabilirler. Bursa hakkında şunu söylemek istiyorum: Türkiye’ye mal olmuş birçok gıda işletmesini barındıran bir ilden söz ediyoruz. Bu noktada çok iyi ve kaliteli işletmelerimiz var. Ben Bursa kamuoyunu bu konuda şanslı görüyorum çünkü denetim mekanizmasına tabii. Şahsım adına da yapmış olduğum görev itibariyle birçok noktada bu işletmeleri gezme şansım oluyor. Altyapılarını biliyorum, teknolojik proseslerini, bünyesinde çalışan gıda mühendisi meslektaşlarımı biliyorum. Biz daha şanslı bir ilde yaşıyoruz diyebilirim.’’ ifadelerini kullandı.

Sirke Önemli Bir Dezenfektan

Alışveriş yaptıktan sonra eve getirilen gıda ürünlerinin ne gibi işlemlerle dezenfekte edilmesi gerektiğini anlatan Serkan Durmuş ‘’Marketten veya pazardan alışveriş yaptıktan sonra eve girdiğimizde izole edilmiş belki bir balkona belki de günlük olarak kullanmadığımız alanın üzerinde tasnif ve ayırmasını yapmamız lazım. Temizledikten sonra dış ambalajını çöpe atıp o ortamdan uzaklaştırmamız lazım. Aldığımız ürün sebze meyve gibi işlem görmeyecek ve direkt dolap koşullarında saklanacak bir ürün ise bunları en az 5-6 saat dış ortamda havalandırdıktan sonrasında dolaba almamızda fayda var. Bu ürünleri tüketmeden önce iyice bol su ile yıkamakta hatta sirkeli suda bekleterek tüketmemizde fayda var. Ambalajlı ürünlerde dış ambalaj dışında içerisiyle alakalı herhangi bir risk oluşturacak durum söz konusu değil. Konserve ve dondurulmuş gibi proseslerden geçen ürünler yüksek ısı ve yüksek soğutma işlemlerinde gerçekleştirildikleri için covid-19’un burada yaşaması veya barınması mümkün değil. Ekmeği de en azından belli bir ısınacak işlemi uygulayarak tüketmekte fayda var. Pişmiş ürünlerde covid-19 riski söz konusu değil. Sirkenin içinde asetik asit var. Asetik asit patojen mikroorganizmaların varlığını ortadan kaldıran unsurlardan bir tanesi. İnsanların olduğu gibi mikroorganizmaların da bağışıklık sistemi söz konusudur. O nedenle bizler işletmelerimizde bazen steril dezenfektan, belli dönemlerde de sirkeyle müdahale yaparız ki mikroorganizmalar açısından bağışıklık oluşmuşsa sirkeyle bunu yok edelim diye. O yüzden evlerde en kolay ulaşılabilir doğal dezenfektan olduğu için sirkeyi biz öneriyoruz. Gıda işletmelerinin de bunu kullandığını belirtmek isterim.’’ şeklinde konuştu.