Göç; siyasal, toplumsal ya da ekonomik nedenlerle bireylerin ya da toplulukların bulundukları, oturdukları yerleşim yerini bırakarak başka bir yerleşim yerine ya da başka bir ülkeye gitme eylemi, olarak tanımlanıyor.

Bir başka tanımla da; savaş, hastalık, ekonomik buhran, siyasi gerilim, toplum düzeninin bozulması gibi durumlarda, aile ya da toplum olarak, bulundukları vatanı yahu bölgeyi terk ederek yeni bir ülkeye veya bölgeye taşınma durumuna göç deniyor.

Tarih boyunca insanlar yaşadıkları bölgeleri yahut ülkeleri terk ederek başka bölge yahut ülkelere dağılmışlardır.

Ve göç; ve dış olmak üzere ikiye ayrılıyor.

Suriye’de Esed’in teröristleri bahane ederek başlattığı bombardımanlar sonucu Suriye halkı önce kendi ülkelerinde yaşadıkları yerlerden ülkenin başka bölgelerine doğru yer değiştirdi.

Sonra da bildiğimiz üzere Türkiye sınırına yaklaşarak milyonlarcası Türkiye’ye geçti.

Halen Türkiye’de 3 buçuk ile dört milyon dolayında Suriyeli olduğu biliniyor.

* * *

Son olarak Esed’in zulmünden kaçan Suriyelilerin bir kısmı İdlib’e gelmişler ve 750 bin nüfuslu İdlib’in nüfusu 4 milyona yaklaşmıştı.

Esed, aslında babasından kalan koltuğunu korumak adına muhaliflere karşı mücadelesini ‘teröristlerle mücadele’ kılıfına sığınarak yapıyordu.

Bu amaçla ülkesinde nüfusun üçte biri yaşadıkları bölgeden ayrılarak Suriye içinde başka yerlere göçtü.

Nüfusun üçte biri de başka ülkelere gitti.

Dolayısıyla Suriye nüfusunun üçte ikisi Esed zulmünden kaçarak yer değiştirmiş oldu.

Kalan üçte binin de Esed’i isteyerek ve severek yerlerinde kaldığını söyleyebilmek ne derece doğru olur, bilemem.

Ama bilinen şu; Esed’in hala Birleşmiş Milletlerde Suriye’nin temsilcisi olarak görülmesine karşın gerçekte Suriye’yi uzun bir süredir temsil etmediği.

* * *

Ve son olarak 27 Şubat günü İdlib’de bulunan birliklerimize saldırının ardından 34 askerimizin şehit edilmesinden sonra başlatılan harekât ve sınır kapılarımızın açılma kararından sonra Türkiye’deki Suriyelilerin yüz bine yakını Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarına doğru hareket etti ve bir kısmı bu ülkelere ulaşmayı başarabildi.

Kadın ve çocuklardâhilon binlerce mülteci Edirne, İzmir, Bodrum ve Ayvacık'tan botlarla, otobüslerle Avrupa'ya dayandı.

Bazıları da Meriç'i yüzerek geçti.

İstanbul başta olmak üzere farklı illerden otobüs, minibüs ve taksilerle Edirne’ye gelen, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu çok sayıda düzensiz göçmenin sınır köylerinden Yunanistan sınırına doğru yürüyüşü bütün zorluklara karşın sürüyor.

Yunan makamlarının kendilerine ulaşabilen göçmenlere karşı son derece acımasız davranması bile bu göçü durduracak gibi görünmüyor.

Başkan Erdoğan kapıların bundan sonra da çıkışlara açık kalacağını belirtirken, Suriye sınırında yeni bir göç dalgasının Türkiye sınırına dayandığını ama bunları kabul edemeyeceğimizi ve o nedenle de sınırda Suriye topraklarında bunlara güvenli bir bölge oluşturmak için Bahar Kalkanı harekâtını başlattı.

Suriye’de ne işimiz var, diyenler nasıl bir çözüm öneriyorlar acaba, bilen var mı?

Esed ile görüşülsün, diyenler şaka mı yapıyor!