Kısa süreli ama uzun bir yolculuk yaptık geçtiğimiz günlerde, Medya Grubumuz Genel Müdürü Mustafa Efe bey ile birlikte…

Bursa’dan başlayıp, Diyarbakır’a kadar süren yolculuğumuz sırasında yol üzerinde; Eskişehir, Ankara, Konya, Adana, Gaziantep ve Şanlıurfa şehirlerine de uğrama fırsatımız oldu…

Başlıkta, deyimi hatalı kullandığımı düşünebilirsiniz…

Sıklıkla kullanıldığı şekliyle ve Hoca Nasreddin’e ait olduğu düşünülen “Gez dünyayı, gör Konya’yı…” sözüne uyarak, Konya’da Mevlana Celaleddin Rumi ve Şems Tebrizi’nin manevi makamlarını ziyaret etme imkanımız oldu…

Mevlana Hazretleri, ünü Türk dünyasının çok üzerinde bir mana insanı…

Yüzlerce sözü İngilizce başta olmak üzere, Almanca, Fransızca, Rusça ve hatta Çince’ye dahi tercüme edilip soysal medyada fazlaca paylaşılır durumda…

“Rumi” ve “rumiquotes” konu başlığı (hastag) ile son günlerin en popüler sosyal paylaşım platformu olan instagramda, toplamda 2 milyon 2 yüz bin adet paylaşım var…

Dünya, Mevlana’yı Rumi adıyla bizden daha iyi tanıyor ve anlamaya çalışıyor…

Mevlana Türbesi’ni gezerken, korona pandemisine rağmen rastladığımız yabancı turistler ise bunun en güzel göstergesiydi…

Konya’mız aynı zamanda Selçuklu’ya payitahtlık yapmış kadim bir şehir…

Konya’dan sonraki durağımız olan Adana’da Seyhan Nehri, Sabancı Camii silüetlerinde fotoğraf çekilip, Acılı Adana Kebabı yemeden Şanlıurfa’ya geçmek olmazdı…

Hazreti İbrahim’in doğduğu ve atıldığı ateşin O’nu yakmadığı kent olan medeniyetler şehri Şanlıurfa’mız ise ayrı bir güzeldi…

Balıklı göl, Halil-ül Rahman Camii, Mancınık Tepesi ve Urfa Kahvesi ile yolculuğa kısa bir mola…

Veeee… Peygamberler şehri Diyarbakır…

Diyarbakır, adı uzunca bir süre terör ile anılsa da şu anda oldukça güvenli ve güzel…

Fırsat bulabilen herkesin ziyaret edip gezmesini şiddetle tavsiye ederim…

Dicle nehri üzerinde bulunan On Gözlü Köprü, Çin Seddi’nden sonra dünyadaki en eski surlar olan Diyarbakır Surları, Tarihi Hasan Paşa Hanı ve Diyarbakır Ulucami gezilip görülmesi gereken tarihi yerler…

Yine tarihimizin Ünlü Türkçüsü Ziya Gökalp’in Diyarbakır’lı olduğunu ve Diyarbakır’a gittiğinizde O’nun şuan müzeye dönüştürülen evini gezebileceğinizi, edebiyatımızın değerli ismi Cahit Sıtkı Tarancı’nın da yine müzeye çevrilen evinin Gökalp’in evine çok yakın olduğunu söylesem…

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde, baraj gölünde tekne turlarına katılıp, jet-ski ile gezebileceğinizi…

Aynı zamanda Hazreti Zülkif ve Hazreti Elyesa peygamberlerin kabirlerini ziyaret edebileceğinizi söylesem…

Evet yorucu ama oldukça keyifli bir geziydi…

Cennet vatanımızın her köşesi ayrı güzel…

Güneydoğu illerimizi görmemiş olanlara bir an önce gidip görmelerini tavsiye ederim…

Görüşmek üzere…