Aylardan beri pandemi sürecinin etkisi altında tedirgin şekilde yaşıyoruz.

Hastanelerde yeni çekilen fotoğraflarda Koronavirüs test kuyrukları metrelerce uzayıp gidiyor.

Covid-19'a yakalanmış kişilerle ve sağlık çalışanı tanıdıklarımla konuştuğumda, hastanelerde yer olmadığını, hem kamu hem de özel hastanelerinin tıklım tıklım dolu olduğunu anlatıyorlar.

Şehir Hastanesi'nden tutun. Şevket Yılmaz Hastanesi'ne değin hepsi aynı durumda. Aşırı yoğunluk var.

Koridorlarda, sandalyede serum takılan hastalar, doluluktan yatışları yapılamıyor ve ilaç verilip evlerine gönderiliyorlar.

Elbette sadece bizde değil bu yaşananlar, dünya genelinde, özellikle de Avrupa ülkelerindeki rakamlarda tablo daha vahim görünüyor.

Zor geçeceği malum, sonbahar kış mevsimi kapıya dayandı, zatürre aşısından sonra şimdi sırada grip aşısı var.

Grip aşısı eczanelere geldi, ancak satışı yasak.

Nasıl olabiliyorsunuz?

E-Nabız üzerinden girip, devletin size aşıyı yazıp yazmadığına bakıyorsunuz ilk olarak.

Açılan pencerede 'influenza için yüksek risk grubunda değilsiniz' cümlesi varsa aşı olamıyorsunuz.

Bu sonuç neye göre belirleniyor, orası biraz meçhul.

Kronik rahatsızlıklar ve yaş kriterleri var kuşkusuz ama, herkeste geçerli olmuyor.

Dün gittiğim eczaneye gelen 80 yaş üzerindeki çiftten, erkeğe aşı yazılmış. Eşiyle benzer rahatsızlıkları olmasına rağmen, risk grubunda görülmeyen yaşlı kadın, bu duruma sevinse mi üzülse mi bilemedi. “Keşke hastalıklarım olmasaydı da yaptırmasaydım” diyebildi.

Eczacı da kalp hastası ve ağır başka rahatsızlıkları olanlara da risk grubunda olmadıkları gerekçesiyle aşı verilmediğini anlattı.

Satışı yasak olduğu için alıp yaptıramıyorsunuz da.

Sınırlı sayıda geldiği için öncelikle risk gruplarına yapılsın isteniyor ama, bu işte bir karmaşa olduğu kesin.

Şimdi hem yaşlı hem hasta olan kişiler aşı olamadılarsa ne yapacaklar?

Grip olmamak için mücadele edecekler!

Sağlık verilerine göre, ülkemizde 20 milyon kişinin risk grubunda olduğu belirtiliyor.

Yurt dışından alınan aşı sayısının ise bir milyon 300 bin olduğu açıklandı.

Kime yetecek?

Koronavirüs tehdidi altındayken, grip aşısının önemi ortadayken, neden bu kadar az aşı sipariş edildi, orası muamma.

Aslında ülkemizde Koronavirüs aşı çalışmaları yapılırken, zatürre aşısı üretilirken, grip aşısı neden üretilmez de dışarıdan alınır? Bunu da sorgulamak lazım.

Evet Bakan Fahrettin Koca'nın dediği gibi, herkes grip aşısı yaptırmak zorunda değil ama, belli durumu olan ve ihtiyacı olanlara da verilmiyor.

Avrupa ülkelerinde isteyen herkes olabiliyormuş.

Bizde öyle bir duruma geldi ki, el altından aşı bulmaya çalışanlar, 72 liralık grip aşısı için bin lira, 2 bin lira vermeye hazırlar.

Ancak bu da mümkün değil.

Zira, aile hekimi reçete yazmadan aşı alınamıyor. Hekim de ancak devlet uygun görmüşse, risk grubundaysa yazabiliyor. Aslında onlar da arada, zor durumda kalıyorlar bir açıdan.

Bize yakın iki eczaneden birinde 700 kişi listeye isim yazdırmıştı, diğerinde de 400 kişi. Öğrendiğim kadarıyla buralardan aşı alabilen sayısı, iki elin parmaklarını geçmemiş henüz.

Eczacıyla konuştum, aşı kriterleri çok farklı değerlendirilmekteymiş.

Şeker, tansiyon, kalp, koah ya da başka hastalıkları olması tek başına yeterli değil yani.

Daha önceki yıllardaki gibi, 65 yaş üzeri vatandaşa aşı direkt verilmiyor.

Çeşitli kriterler üzerinden yapılan değerlendirmede, 5 puanı toplayan aşı olabiliyor.

Uzmanlar grip aşısının önemini vurgularken, bulup da olabilen şanslı sayılır.

Aslında tek çözüm var;

risk grubunda olanlara devlet versin, diğer isteyenler de satın alıp kendileri yaptırabilsinler.

Yani aşının satışı serbest bırakılsın.

Mağduriyet giderilsin.

**********

Günün Sözü

“Kimsenin

hikayesine gülme.

Yol uzun,

daha seninki bitmedi.”