Peru’nun  güneybatı  sahillerine  21  kilometre uzaklıkta bulunan Chincha Adaları, bir dönem kuş  gübresi nedeniyle çok değerli bir araziydi. Bu adalar 1850’li yıllarda Dünya üzerindeki en değerli gayrimenkul olarak kabul ediliyordu. Değeri Guano adı verilen kuş gübresinden geliyordu.

Bu gübre Dünya’nın en iyi gübresiydi Barut yapımında kullanılıyordu stratejik bir maddeydi. Peru’nun Chincha Adaları’nda binlerce yıl boyunca biriken kuş gübreleri, yüksekliği 50 metreye ulaşan tepeler oluşturmuştu. Orada yaşayan deniz kuşları yağlı balıklarla beslendikleri için gübreleri fosfat, azot ve potasyum açısından zengindi. Gübredeki nitrat oranı da çok yüksekti. İşte Peru, bu kuş gübresini ihraç ederek müthiş derecede zenginleşmişti. Peru’da 12 milyon ton kuş gübresi rezervi olduğu hesaplanmıştı. Gübrenin 1 tonunun fiyatı o yıllarda 18 İngiliz sterlini ediyordu. İngiltere, 1848’de 100 bin ton ithalat yaptı. Peru, ağır çalışma koşulları sebebi ile yerli işçi bulamayınca Çinli işçi getirtti. Çalışma ortamı korkunçtu. Adeta Dante’nin Cehennem’ine benziyordu. işçiler yarı çıplaktı, başları ve ağızları paçavralarla sarılıydı. Derileri toz yüzünden bembeyazdı. İşi yavaşlatdıklarında onları kırbaçlayan silahlı nöbetçilerin gözetiminde çalışıyorlardı. Üstlerindeki yakıcı güneş kör ediciydi, sığınacak tek bir gölge yoktu, Sazlardan yapılmış kulübelerde barınıyor; mısır, pirinç ve birkaç muzdan oluşan iki küçük öğünle besleniyorlardı. Günde 20 saate kadar çalıştırılıyorlardı. Çoğu İskorbit hastasıydı Afyon ve Alkol müptelasıydı.

İspanya,Peru'nun gübreden kazandığı müthiş parayı görünce eski sömürgesinin bağımsızlık ilanını kabul etmediği için bu gübrede hakkı olduğunu iddia etti. Peru kabul etmedi bunun üzerine İspanya adaları işgal etti. Peru devlet başkanı İspanya’ya savaş ilan edemeyince halk onu devirdi. Ve ayaklanma çıktı Peru’nun yeni yöneticileri Şili ile antlaşma yaparak, İspanya’ya savaş ilan edince Ekvador da onlara katıldı ve Guano Savaşı başladı. Savaşın sonunda kimin galip olduğu belirsiz kaldı. İspanyol gemileri yiyecek ve yakıt sıkıntısı nedeniyle 1866’da geri döndü. İspanyollar ülkelerine dönünce “onlara iyi ders verdik” derken, Perulular da “İspanyollar yenilip kaçtı” dediler.

Bunun akabinde Şili’de Atacama Çölü’nde sodyum nitrat yatakları bulundu. Sodyum nitratın tarım için iyi bir azot kaynağı olduğu ve barut üretiminde potasyum nitratın yerine kullanılabileceği anlaşılınca, İngiltere 1859’da 50 bin ton ithal etti. Atacama Çölü Şili, Bolivya ve Peru’nun ortasında yer aldığı ve sınırları belirli olmadığı için bu ülkeler arasında anlaşmazlık çıktı. Her ülke, çölden sodyum nitrat çıkartıp satıyordu. Üç ülkenin de ekonomik sorunları olduğu için paylaşım sırasında gerginlik arttı. Bolivya 1873’te, kendi sınırına yakın bölgede yabancı bir şirkete 25 yıl boyunca sodyum nitrat çıkarma yetkisi vermişti ve şirket vergiden muaftı. Bolivya hükümeti 5 yıl sonra, şirketin vergi ödemesini isteyince şirket itiraz etti ve Şili devletinden yardım istedi. Şili hükümeti Bolivya’yı uyarınca Bolivya hükümeti de 1979’da şirkete el koyup yeni bir ihale açtı. İhalenin yapılacağı sırada 500 Şili askeri toplantıyı basıp işlemi durdurdu. Bolivya ve Peru arasında ikili bir antlaşma olduğu için Şili her iki devlete de savaş ilan etti. Bolivya’nın Pasifik Okyanusu sahilinde küçük bazı limanları vardı ama donanması yoktu. Şili Bolivya’nın okyanusa açılan arazilerine el koyunca savaş uzadı ve 1884’e kadar sürdü. Sonunda Şili güçlü donanmasıyla Peru ve Bolivya’yı antlaşma imzalamak zorunda bıraktı. Bolivya’nın okyanusa açılan kentlerine ve sodyum nitrat kaynaklarına sahip oldu. 1880 yılında ise Peru devleti iflasını açıkladı.