Hayal ediyorum…

Nilüfer’de, Gençlik Parkı’nda, Heykeltıraş Eşber Karayalçın tarafından yapılan Üç Fidan Anıtı’nın karşısında; yüzümde maskemle avareliğimin keyfini çıkara çıkara, ellerim ceplerimde, sabah mahmurluğu içinde bir bankta oturuyorum.

Uçuk mavi Nisan göğünde parlayan güneşin aydınlığı yüzüme vuruyor; saçlarımda sabah yeli.

Ağaçlar, çimler, çiçekler içindeyim.

*******************

Montumun her iki cebinde, Lermontov’un şiir kitabı “Hançer’’ ve Irvin Yalom’un “Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşme’’ kitapları; içimdeyse hafif sıcak bir huzur var.

Cam, çelik, beton, asfalt bir bataklığın yuttuğu Bursa ovasında parklar birer vaha.

Karşıdan İzmir yolundan araçların motor uğultusu sızıyor parkın sessizliğine.

Hiçbir şey saf değildir; ne sessizlik, ne yalnızlık, ne mutluluk. Hep bir şeyler sızar içlerine.

 

ERTELEMEMELİ

Her şey şimdi de; şu anda…

Mutlu olunacaksa şimdi olmalı; sevdiğimizi şimdi söylemeli sevgilimize; aranacak hal hatır sorulacaksa dostlarımıza şimdi sormalı; ertelememeli.

Korona bana anın değerini, elimdekilerin kıymetini ve mutluluğun yalın şeylerde olduğunu bir kere daha kavrattı.

Ve sahip olarak değil var olarak var ederek yaşamalı; başka insanlarda fayda yaratarak; kardeşlik duygusuyla sarmalanıp üreterek ve bölüşerek adilce.

 

 

ÖLÜM DÜŞÜNCESİ

Ürpererek içimden sordum: Ölmeye hazır mıyım?

Kendimi dinliyorum; ateşim çıkıyor mu; öksürecek miyim şimdi? Virüs hücrelerimi ele  geçirecek oksijenle ciğerlerimin arasına kalın bir perde çekecek mi?

Bir hastanede, yoğun bakımda, ventilatöre bağlı olarak tavana bakarken verdiğim yaşam mücadelesi boğularak sonlanacak mı?

*******************

Sonra hemen kayboluyor bu kaygı.

Pınarbaşı’nda uçurduğum rengârenk uçurtmalarımın rüzgârda salına salına yükselişleri geliyor hatırıma; gövdeleri, kuyrukları zarafetle süzülürdü maviliklerde.

Döndüreklerimi, su tabancamı, çillilerimi, tel arabamı, altına çelik çekilmiş çam kızağımı, ipli kuklalarımı anımsıyorum.

Mutlu geçirilmiş bir çocukluk şimdi daha iyi fark ediyorum ki ruhu acılara, tedirginliklere karşı koruyor; zor günlerde insana yoldaş oluyor.

Hatıralarla ondan bu kadar meşgul zihnim.

*******************

Şu gökyüzünü altında söylenmiş en güzel cümlelerdendir: “Hayat hiçbir şeydir, ama hiçbir şey de bir hayat değildir.’’

“Umut’’, “İnsanlık Durumu’’ romanlarının yazarı Andre Malraux demişti.

*******************

 “Hançer’’’i açtım. Lermontov’un, “Dostlara’’ şiirini okuyorum:

“Gözüm yok gürültülü bir ünde,/ Yalnız aşktır ısıtan yüreğimi;/Çınlayan lirin o titrek sesi/

Kanımı kaynatır bir de.’’

*******************

Kader insana güzel bir çocukluk ve güzel bir aşk yaşatsın; ölüm size ilişemez.

Hepimiz birbirimizin hatırasıyız.

Bu zor günler de hatıra olacak ilerde; anımsayacağız buruk bir gülümsemeyle.