Bu seçim sistemi değişmeli!

Kategori: Bursa - Tarih: 10 Ekim 2019 14:06
Bu seçim sistemi değişmeli!

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Çağrı Kaplan, “Kara Trene Bile Razıyız!” Bütün dünyada ekonominin baş girdisi özgürlükler ve demokrasidir. Dünyada demokrasinin en yüksek olduğu ülkeler, ekonomik refahı en yüksek ülkelerdir” dedi.

Nagehan ÇALIŞKAN/ Özel Haber

Kaplan, “Bu bir tesadüf değildir. Bu gün de ülkemiz refah olarak aşağıya gidiyorsa, vatandaşımız pazardan eli boş dönüyorsa bilin ki demokrasiyle bazı sorunlar var demektir. Mevcut sistemin işlemediğine ya da aksaklıklar olduğuna dair bir delalettir. Bu gün Demokrat Parti iki ana siyasi akımdan birisidir. Bizim 73 yıllık geleneğimizde 48 yıl bilfiil tek başına, toplamda 53 yıl iktidar deneyimi vardır. İktidar olduğumuz ve iktidar olmadığımız dönemleri de değerlendirirsek, Türkiye’de iktidar olduğumuz dönemlerde ekonomik bir rahatlama, iktidar olmadığımız dönemlerde ise ekonomik daralma söz konusu olmuştur. Dolayısıyla, bizim varlığımız ülke için gereklidir. Yoksa bizim siyaset yapmamızın da bir anlamı yoktur.”

Başkanlık sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz Nisan referandumunda ‘hayır’ cephesinde ‘hayır’ bloğunda yer alan iki sağ partiden birisiydik. Ülkeye demokrasiyi getirmiş, milli şefliği bitirmiş Demokrat Parti’nin tekrar devlet başkanının aynı zamanda parti başkanı olduğu sisteme ‘evet’ demesi mümkün değildi bizim fıtratımıza göre. Hayırlı olsun ama bu gün de yaşananlar ortada. Sistemin ne kadar başarılı yürüyüp yürümediği de hepimizin gözü önünde gerçekleşiyor. Bu manada da o günkü ‘hayır’ tarafında yer almanın haklılığını da ben gördüğümüzü düşünüyorum.

Peki Bursa’yı ele alırsak, kentin en önemli sorunları nelerdir?

Bursa’da hızlı tren meselesi var. Bu gün bunun partisi, tarafı, rengi olmayacak bir durum. Çünkü Bursa’da çok sayıda organize sanayisi var. İki tane limanı var. İhracatta Türkiye ikincisiyiz. Ancak bu tren rayları çevre illere ulaşıyor ama Bursa’ya ulaşmıyor. Bursa gibi büyük bir metropole hızlı trenin gelmemesi bir vakadır. O planların yapıldığı o günden bu güne kadar Bursa’da siyaset yapmış kim var ise; bu milletvekili, bakan, belediye başkanları, siyasi partilerin il ve ilçe başkanları, yöneticileri… Bu konu, hepimizi ilgilendiriyor. Sorumluluktan kaçmamamız gerekir. Bursa’da 20 tane milletvekili var. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ise 600 milletvekili var. Her 30 milletvekilinden birisi Bursalıdır. Bursa’da mecliste grubu olan 4 siyasi partinin en az birer tane genel başkan yardımcısı Bursalı. Bu konunun gündemde olmaması, konuşulmaması adeta halk tarafından getirildikleri o görevin değerini bilmemek ve o görevin gerekliliğini yerine getirmemek anlamına gelir. Bence Bursa bunu hak etmemektedir. Hızlı tren meselesini bir an önce çözülmesini gerektiğini diliyoruz.

Bugün şehir hastanesini konuşamıyoruz!

Başka sorun ise şehir hastanesi. Biz bugün şehir hastanesini yeterince konuşamıyoruz. Benim bir korumam, makam aracım yok. Toplu taşıma araçlarını kullanıyorum, halkın içinde yaşıyorum. Şehir hastanesine ulaşım sağlayan araçlar konusunda kaç kişinin tam bilgisi var, ben çok merak ediyorum. Belediye başkanı da dahil olmak üzere. Kendisi de ulaşım ağından tam haberdar mı?  Biz daha önce yaptığımız ziyarette mevcut belediye başkanına bir teklif getirmiştik. Kendisinin belirleyeceği nitelikte siyasi parti başkanlarıyla bir araya gelip, kentin sorunlarını istişare edebileceğimiz bir toplantı düzenlemesini istemiştik. Kendisi de bunu hoş karşılamıştı. Ancak seçim bitti, üzerinden de 6 ay gibi bir vakit geçti, bu yönde bir girişim göremedik. Türkiye’de en büyük sorunumuz şu; önce bir yapılaşma yapıyoruz. Ondan sonra yolları, okulları, sağlık ocaklarını kanalizasyonları o yapıya, o imara uydurmaya çalışıyoruz.



T2, Bursa’nın Berlin Duvarı gibi…

T2 Bursa’nın ortasındaki Berlin duvarı. İnşaatı şu anda durdu. Bursa’daki raylı sistem ile ilgili asıl düşüncem; raylı sistem yerin altından yapılmış olsaydı, 50-100 sene geriden yapıyoruz. Yerin altında olması gerekiyordu. T2’nin durumu nedir? Şehrin ortasında şantiye. Trafik içler acısı. Gitseniz gidilmiyor, dönseniz dönülmüyor. Şehreküstü’den terminal 14 kilometre, buyurun bakalım kaç dakikada gidebileceğiz. T2 değil, T22 de olsa bitsin artık bu şantiye. Yanlıştan dönülsün. Bu işin mimarı Alinur Aktaş’ın kendisi değil. Bu yanlıştan da dönerse biz de kendisine teşekkür ederiz. Bursa’nın en büyük sorunu ulaşım. Bursa’nın mali durumu da ortada. Tam bilgiye sahip değiliz. Yönetim de tam bilgi vermezse böyle dedikodulara neden olursunuz.

Yatırımların istişare edilmesi gerekiyor

Şimdi Bursa’nın 3 ana arteri var; Ankara, İzmir ve İstanbul yolu gibi. Bunların iki tanesine giden bir raylı sistemimiz var. Böyle büyük bir yapı, bu 3 ana arter ile hiç alakası olmayan bir yerde. Halkın takdirine bırakıyorum; bir çarpıklık yok mu? Raylı sistemle ulaşılabilen bir yere yapılsaydı daha faydı olmaz mıydı? Ya da hastane, okul gibi devlet kurulmalarının şehrin bir yerinde devasa bir yapı yaparak hepsini bir yere toplamak mı daha doğru olurdu, yoksa şehrin bir çok yerine butik hastane tarzında yapıp insanların ulaşabilmelerini sağlamak mı daha doğruydu acaba? Bunlar istişare edilmiyor. Şehir hastanesi ile ilgili hala daha endişelerimiz var.

Canlı yayınlar yönetimlere şefaflık getirir

Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi oturumlarının canlı yayınlanmasını olumlu bir gelişme olarak görüyorum. İhalelerin canlı yayınla yayınlanması olumlu, demokrasimizin şeffaflık anlayışı ile. Seçim oldu bitti. Biz bundan sonra yanlışları söylerken, doğru yapılanları da öveceğiz. Çünkü hepimiz Bursa’da yaşıyoruz.

Siyasetteki kutuplaşmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

İki büyük baraj; üniversite, Ankara ve İzmir ana arteri var. Sanayi bölgeleri, onun üzerine Şevket Yılmaz Hastanesi vardır. Saydığım bu eserlerin tamamı bizim iktidarımız zamanında yapılmıştır. Bunların hepsini Bursa’dan kaldırırsanız, Bursa’da hiçbir şey kalmaz. Biz bunları söylemekten gurur duyarız. Siyaset siyahla beyaz arasında yapılıyor. İktidar, muhalefeti gayri yasal olmakla suçluyor. Muhalefet de iktidarı başka bir yönde gayrı yasal olmakla suçluyor. O zaman bir araya gelemiyoruz, ortak akılda buluşamıyoruz.

Yöneticiler bir araya gelemiyor. Genel başkanımızın ifadesiyle siyaset toplumsal bilimidir. Siyasetin temeli birey olmalıdır. Yapılan ya da yapılmayan işler ya da ekonomi üzerinden bir birimize hakaret etmek değil de yapılan faaliyetleri, icraatlar üzerinden siyaseti konuşursak toplumsal barışı da sağlamış oluruz, ülkemize de faydamız olur. Polemikler üzerinden siyaset yapmayı sevmiyorum.

Bu sistem ile ittifakların “ağa babaları” oluştu

Hiçbir araya gelmez denilen partiler ittifak oluşturdu. Bundan bir fayda oldu mu? Biz de 24 Haziran’da Millet İttifakı’nın içinde yer aldık. Bundan sonra da başka ittifaklar olabilir. Siyasi partilerin amacı halkın önündeki alternatifleri artırmaktır. ‘Türkiye’de siyasi parti kirliliği var’ diyorlar. Çok siyasi parti olmasının ne zararı vardır. Amaç halkın önündeki alternatifi artırmaktır. Halkı iki kutup arasında bırakmamak gerekir. Biz geçtiğimiz yerel seçimlerde tek başımıza seçimlere girdik; Orhangazi ve Karacabey’de yüzde 23 oy aldık. 3 ilçede de adaylarımız aldığı oy ile 3. sırada yer aldı. Halk üçüncü bir alternatif olursa sıcak bakıyor. Siyaset aşağıdan yukarı gitmelidir. Türkiye’de maalesef siyaset yukardan ayağı gitmektedir. Siz parti içinde demokrasiyi işletemezseniz, ülkeye de demokrasi getiremezsiniz.

Ön seçim mecburiyeti olmalı

Top yekün siyaset kurumunun yeniden oluşturulması gerekir. Ön seçim mecburiyeti getirilmedir. Sizin genel başkanla ahbaplığınız varsa, yerelde sizi seçecek seçmenle pek de bir araya gelmenize gerek yoktur. Parlamenter sisteme de dönsek, başkanlık sisteminde de kalsak bu şekilde demokrasiden bahsetmemiz söz konusu değil. Şehir dışından Bursa’ya kontenjan. 3 milyonluk Bursa’nın 20 tane milletvekili varsa, bizim tamamına da ihtiyacımız var. Tamamını da bizim belirlememiz gerekir. Bu durum içinde bulunduğumuz çağa uygun işler değil.

Sizce yakın bir gelecekte Türkiye erken seçime gider mi?

Erken seçimin ön şartlarının gerçekleşmesi gerekir. Eğer halkın öyle bir beklentisi varsa önüne geçilemez zaten. Önümüz kış, gıda enflasyonu açısından kritik bir dönem, hükümetin iktidarın ekonomik performansı, ülkenin evrilmeye gidip gitmeyeceğini gösterecektir. Üsluplarını biraz değiştirmeli. Birbirlerinin ellerini sıkmalı, bazı istişareleri yapabilmelidir. Dış politika değdiğimiz olay iktidar-muhalefet olarak değerlendirilemez. Dış politika topyekün milleti, dolayısıyla bütün siyasi partileri ilgilendiren bir durumdur. İnanıyorum ki, bu kış hükümetin göstereceği performans önümüzdeki yaz dönemini ya da sonbaharda seçim olup olmayacağını bize gösterecektir. Gıda enflasyonu, Doğu Akdeniz, güvenlik koridoru önemli. Genç işsizlik çok önemli meselelerimiz aslında. Biz hem üretmeyeceğiz, hem de refah içerisinde yaşayacağız. Böyle bir şey yok. Suni gündemlerden bu konulara gelemiyoruz.

https://www.yenimarmaragazetesi.com/haberprint/bu-secim-sistemi-degismeli--432896.html