Kim ne derse desin…İşte 21.yüzyılın en zor günleri içindeyiz. Yeryüzü; 2.Dünya Savaşı’ndan bu yana en riskli ve endişeli günlerini yaşıyor.

Dünyanın, ülkenin ve yaşadığımız kent Bursa’nın neresinden bakarsanız bakın; her tarafta sıkıntı, gerginlik ve korku var

Her gün açıklanan ve son birkaç gündür pozitife döndüğü belirtilen vaka, ölü ve iyileşen hasta sayıları; Türkiye’de ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde “Haydi bakalım. İnşallah” umutlarının giderek artmasına neden olurken, hemen öte yanda da küresel ekonomi boyutuyla bugüne dek geçen Covid-19 sürecinin geleceğine dair çözüm projeksiyonları da  gündeme getiriyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından Pandemi olarak ilan edilen ve tüm yeryüzünü endişeli bir geleceğe sevk eden bu hastalık, toplumsal anlamda olduğu kadar sosyo-ekonomik anlamda da tartışılmaya başlandı artık…

Pabuç pahalıdır artık Covid-19 sonrasında da…

Hastalık bir süre sonra kontrol altına alınsa bile…

Artçı sorunları sürecektir dört bir yanda…

Dünyanın ekonomik gücü, bu süreçte büyük yara almıştır çünkü…

Salgın nedeniyle birçok ülkedeki işletmelerde üretimlerin askıya alınması, birçok küçük işletmede kapılara kilit vurulması, devlet ve şirket bütçelerinin iyice küçülmesi ve olabildiğince de evden çalışma modeline geçilmesi, tabii ki üretim verimliliğinin köküne kibrit suyu çaktı.

Şimdi yavaş-yavaş azaldığı söylenen Covid-19 salgınının yaralarını sarmak için,  planlama ve sistem üretme zamanı…

Bu durumda iş kime düşüyor..?

Tabii ki işletmelerin üst düzey yöneticilerine… Genel Müdürlere…CEO’lara ve Yönetim Kurulu Başkanlarına…

Firmaların büyüklüklerine göre; lider pozisyonunda olan insanlar işletmelerin geleceğini planlamak ve kısa sürede eski günlere dönebilmek için metodlar üretmek zorunda…

Yani…Çok büyük bir liderlik sınavı bekliyor firmaların üst düzey yöneticilerini…

Hala da öngörülemeyen risklere karşı firmasını ayakta tutabilecek, tüm dünyada yaşanacak durgunluk-işsizlik ve tahsilat sorunlarıyla korkusuzca başa çıkabilecek, kısa sürede üretimi-satışı ve dış ticaretini eski seviyelere yakın duruma taşıyacak kararlı CEO’lara ve üst düzey yöneticilere rol düşecek çok yakında…

İşte sınav bu…Bakalım CEO’lar; korona virüs salgınının yarattığı yaraları kapatabilecek mi..?

Şimdi iş dünyası bu önemli sorunun cevabını arıyor ve bulmakta zorlanıyor.

Dünya eski haline nasıl ve ne zaman dönecek..?

                          GÜÇLÜ LİDERLERİN YÖNETİM STRATEJİLERİ

Dünyanın en ünlü yönetim-denetim ve danışmanlık bilimleri kuruluşlarından Deloitte ; krizlerin işletmeler üzerindeki etkilerinin 3 aşamada gerçekleştiğine dikkat çektiği bir araştırma raporu hazırladı.

150 Ülkede 286 bin çalışanı olan Deloitte bu 3 aşamayı; krize karşılık verme, toparlanma ve gelişme aşamaları olarak tanımlarken, güçlü liderlerin mevcut kriz sırasında firmanın pozitif yanlarını ön plana çıkararak krizin etkilerini azaltması gerektiğine dikkat çekiyor. İşletmelerin güçlü liderlerinin bu çabaları ile her türlü krizden daha güçlü bir şekilde çıkabileceğinin temel mesajının verildiği bu raporda; COVİD-19 krizini başarılı bir şekilde yönetmek için 5 temel liderlik fonksiyonunun öne çıktığı açıklandı. Şimdi bu 5 temel liderlik şeklini kısaca anlatmak istiyorum:

1-Empati ve mantıklı planlama: Kriz anında en zor görünen engeller, en kolay aşılanlardır. Güçlü yöneticiler/liderler çalışanlarının ve müşterilerinin yerine kendilerini koyarak yaptıkları EMPATİ ile ilk adımı atarlar ve duygularını kontrol ederek, işletmelerinin finansal performansını korumak için işinin gereğini yaparlar.

2-Mükemmel kararlar yerine hızlı kararlar: Güçlü liderler muhakeme yeteneği ve takdir yetkisini yerli yerinde kullanarak, kararlılık ve de cesaretle hızlı bir biçimde harekete geçerler. Mükemmeliyet yerine etkin yönetime uygun hızlı kararlar alırlar.

3-Açık ve şeffaf kalmak: Krize aşmaya kararlı olan CEO’lar eldeki tüm verilerin ışığı altında şeffaf kalarak, kurumlarının sözcülüğüne de soyunurlar. Çizdikleri inandırıcı gelecek tablosu ile işletmenin tüm çalışanlarını motive ederler ve geleceğe yönelik güven sağlarlar.

4-Önceliklerin sıralanması: Başarılı liderler firmalarının önceliklerinin belirlenmesi konusunda oldukça hünerlidirler. Zor şartlar altında fırsatlar yaratarak ve liderliğini yaptıkları kuruluşun kriz etkilerini göğüslemeye hazır hale getirerek işe başlarlar.

5-Uzun vadeli düşünce kontrolu: Krizden bir şekilde çıkmayı kafasına koyan liderler, ortaya çıkması muhtemel yeni iş modelleri ve sistemleri öngörerek, işletmenin yarınlarını tanımlayacak yeniliklere işaret ederler. Tüm çalışanların ve firma üst düzey görevlilerin vizyonlarını geliştirmek ve geleceğe odaklayacak bir hedef noktayı belirlerler. Üretim ve planlamayı, satın almayı,dış ve iç ticareti ve de satış-pazarlamayı bir potaya koyarak oluşacak bu hedef nokta; firmanın COVİD-19 krizinden çıkışına da olanak sağlamanın anahtarı olur.

                                      EMPATİ KAZANIR MI Kİ BU KEZ..?

1986 Yılında Türkiye’de de kurulan ve aralarında Bursa dahil 5 kentte danışmanlık hizmetleri sunan Deloitte, dünyanın en önde gelen profesyonel danışmanlık kurumu olarak iş dünyasına günün şartlarını sunan raporu ile ses getirdi.

Bakalım; bu görüşlere hangi firmalar sahip çıkacak ve hangi CEO’lar bunu uygulayacaklar.?

Kısacası: salgın sonrasını iyi planlayan cesur CEO’lar, kurdukları güçlü empatik duygular ile firmalarına sorunları aştırabilmenin mutluluğunu yaşayacaklar mı..?

Belirlenen 5 temel liderlik fonksiyonu, işe yarayacak mı..?

Belirsizlik ortamından çıkış için, işletmelerin tepe yöneticileri görevlerini iyi yapabilecekler mi..?

Takip edeceğiz tabii ki… Yılda 50-60 milyon dolar kazanan CEO’larda var iş dünyasındaki büyük şirketlerin başında…

Süreci iyi yönetebilecekler mi acaba..?

Peki… Sizde bakın bakalım Bursa iş dünyasına…

Çevrenizde var mı böyle güçlü liderler ve CEO’lar..?

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖZLÜ SÖZLER: Yaşamak için sürekli hazırlanıyoruz. Ama yaşamıyoruz. (Ralph Waldo EMERSON)