14 Ağustos saat 02:20'de konferans bir sonuç alınamadan dağıldı. 14 Ağustos saat 04:19'da Türkiye ikinci harekâtı başlattı.

Türkiye aynı gün yayınladığı bildiride harekâtın amacını Ada'da barış ve emniyeti sağlamak ve bölgede sürekli barışın yerleşmesini gerçekleştirmek olduğunu açıkladı. 14 Ağustos 1974 günü 28. Piyade Tümeni, 39. Piyade Tümeni ve Çakmak Özel Görev Kuvvetleri, doğu yönünden saldırıya geçerek İkinci Kıbrıs Barış Harekâtı’na başlamıştır. Doğu yönünde başlayan bu saldırı harekâtını 15 Ağustos 1974'te Komando Tugayı ve Kıbrıs Türk Alayı Kuvvetleri’nin batı yönündeki saldırı harekâtı izlemiş ve de Türk birlikleri Kıbrıs'ın kuzey kıyısında doğudan batıya doğru bir dörtgen çizmeye başlamışlardır. Bu dörtgenin bir tarafı kuzey kıyısı, öteki kenarı ise Atilla Hattı olarak bilinen merkezi Lefkoşa olmak üzere doğuya ve batıya yayılan hat idi. Varılması planlanan son hedefler doğuda Mağusa, batıda ise Lefke idi. İkinci Barış Harekâtı ilk günkü mukavemet dışında çekilen Rum birliklerinin tutunabilmelerine imkân vermeden ve süratle tamamlandı.

Sadece Yunan Alayı mevzilerini inatla savundu. İkinci harekât süresince Rum birlikleri çok fazla aktif hareket yapamadılar. Çarpışmalar daha çok ilk gün Omorfo, Lefke, Çatalköy ve Ortaköy'de olmuştur. İkinci Barış Harekâtının üçüncü günü sonunda Ada topraklarının, % 38'i ele geçirilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Atilla Hattı olarak adlandırdığı hedefe ulaşılmış ve Şahin çizgisi denilen 100 kilometrelik Mağusa - Lefke hattına ulaşılmıştır. Ancak Rum kuvvetleri çekilirken geçtikleri Türk köylerini yakarak silahsız insanları katletti. İkinci Barış Harekâtı Mağusa - Lefke hattının çizilmesi ile 16 Ağustos 1974'te Türkiye’nin ileri sürdüğü ateşkesin, Kıbrıs Rumları adına Klerides adına kabul edilmesiyle sona ermiştir. Ateşkes ilan edildikten sonra Rumlar tarafından kuşatılmış bulunan Akıncılar Köyü’ne 19 Ağustos 1974'te yapılan harekât ile köy Rum kuşatmasından kurtarılmış ve o zamana kadar ele geçirilen temas çizgisi içine alınmıştır. Türk birliklerinin 1. Barış Harekâtı’nda ulaşamadığı yerleşim yerlerinde 2. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın başlamasıyla uygulanan toplu katliamlar, harekâtın bitiminde ortaya çıkarılmıştır. Atlılar, Muratağa, Sandallar gibi köylerde açılan toplu mezarlardan çok sayıda ceset çıkarılmıştır.

2.ORDU KOMUTANI SUAT AKTULGA

25 Eylül 1989'da, Sayın Mütercimler; Siirt Komando Tugayı’nın bir günde Kıbrıs'a getirildiğini, hava ve karayolu olarak 800 kilometre yol aşıldığını, Siirt’ten Batman’a otobüsle, Batman'dan Adana'ya uçak ile, oradan Ovacık'a yine otobüslerle, Ovacık’tan da helikopterlerle Kıbrıs'a intikal ettiriliyor, diye anlatıyor. 20 Temmuz'dan 14 Ağustos'a kadar Girne ile Lefkoşa, Lefkoşa'nın kuzeyine doğru bir üçgen içinde idiler. 14 Ağustos sabahı ise, saat 04:00 sıralarında mayınları bir yandan temizlemeye çalışan istihkâmcılarımız, öte yandan atış tanzimine geçen topçularımız ve de sabah beş buçukta ileri harekâta başlayan birliklerimizin üçgenle sınırlı alanı dörtgene çıkarmaya başladığı görüldü. Atilla Hattı merkez Lefkoşa olmak üzere doğu ve batı istikametinde yayılan hattın adıdır ve bu hat dörtgenin bir tarafını teşkil eder. Diğer kenarı ise, Kuzey Kıbrıs’taki uzayıp giden kıyı idi. 39. Tümenimiz, 1963 Rum saldırılarıyla ellerine geçmiş Serdarlı’yı 14 Ağustos 1974’te yani 11 sene sonra kurtarıyordu. Atilla Hattı bölgesindeki Orgaburnu, Yorgoz, Kalorka, Serdarlı, Lefkonun, İpsos alındı. Diğer yandan da, Omorfo - Lefkoşa - Mağusa istikametinde taarruz hedefe varmak üzere idi. Takvim 15 Ağustos’u gösterdiğinde sabahın erken saatlerinde ikmal işinde biraz aksama görüldü ise de, taarruzun biraz gecikmesine sebebiyet verdi.

İkindiye doğru Mağusa varoşlarına gelindi. Kuzeydeki zırhlı birliklerimiz güney cihetinden gelen 28. Tümen'in tankları ve bağlı kuvvetleri Mağusa’yı zapta muvaffak oldu. Tam bir ay evvel Sampson'un katliamından kurtulmak için Mağusa Kale semtinde toplanmış on üç bin, Kıbrıs Türkünün sevinci görülecek şeydi. Kuzeydoğuda Stazuza Burnu’na denizden çıkarma yapılmak suretiyle Mağusa'nın kuzey cihetindeki boğaz da ele geçirildi.

Aynı gün; komando tugayımız 15:30'da Omorfo istikametinde yürüyüşe geçti. Filia Boğazına geldiğinde, akşam yerini geceye terk ediyordu ki, yürüyüşü devam ettiren Mehmetçik, sabah kahvaltısına Omorfo'da oturmuş oluyordu. Kısa bir nefeslenme ve 16 Ağustos’ta saat 19:00’da Lefke de gözlemimiz altına alındı. Bahse konu günün sabah 9'unda, Kıbrıs Alayı Komutanımız Albay Mustafa Katırcıoğlu, savaş karargahına telefonla beş şehidimiz var haberini ulaştırdı. 2. Ordu Komutanımız Suat Aktulga, Ankara’ya Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Adnan Ersöz Paşa’ya bu haberi 25 şehidimiz var demek suretiyle, Yunan alayına, alayımızın taarruz etmesi müsaadesi istedi. İşin ciddiyeti şehit sayısının yüksek gösterilmesindeymiş ki, maksat hasıl oldu. Kıbrıs alayımızın emrine bir paraşüt taburu verilirken, Yunan alayı hedef belirlemesi yapılarak uçaklarımız alayın üzerine saatlerce bomba yağdırdı. Saat 12:00’de bombardıman durduruldu ve takviyeli alayımız Yunan alayı üzerine kat'i taarruza geçti. Yunan alayının yarısı ölmüş yarısı da yaralanmış idi. Takriben bin mevcudu vardı. Gene Ecevit aculluğu yani aceleciliği, akşam saat 19:00’da ateşkes kabulünü yaptı ve Genelkurmay Harekât Daire Başkanı Korgeneral Haydar Saltık, telefonda saat 19:00’da ateşkes emrini verdi. Saat  12:00’de Adnan Ersöz Paşa, Suat Aktulga’ya Genelkurmay Başkanı’nın emrini tebliğ ediyordu: “Timbu Havaalanı’nın 3.5 kilometre güneyinden daha aşağıya inmeyeceksiniz” diyordu.

Aktulga Paşa; bu meydanı biz kullanamıyoruz. Havan atışlarına hedef olmayalım. Birlikleri topçu mevzileri dışına çıkaralım dedim. Kabul görmedi. Sancar Paşa doğrudan doğruya emir veriyorum dediğinde bütün birliklere emir ulaştırılmaya başlandı. Saat 15:00’te Ersöz Paşa: “Dur dedik ya, şimdi yürü dediğinde, yeni emir ulaşana kadar, ateşkes saati gelirdi.” Omorfo’yu aşan birliklerimiz, Gaziveren’de denizle kucaklaşırken birliklerimiz burada iki ters yöne yürüyüşe geçtiler. Tümgeneral Osman Fazıl Polat doğu tarafı, Tümgeneral Adnan Doğu batı cihetinde harekâtı tamamlamış oldu. Saat 19:00’da ateşkes yürürlüğe girdi. TSK, Kıbrıs dindaş ve soydaşımızın güvenini sağlayacak hududu belirlemişti. Lefke-Lefkoşa-Mağusa hattı idi bu hudut. Fiemanillah.

Bu yazımızın neşrini müteakip “Sibel Hanımın Yazısına Bir Tahlil” başlıklı yazımızı okuyacaksınız. İnşaallah. Şehitler Diyarı Gelibolu’dan aziz okurlara selamlar. Fiemanillah.