Kaç zamandır bu konuyu yazmak istiyordum. Ancak takımın umut veren play off direnişi sekteye uğrayınca yazmak gerek oldu.
Önce şu vurguyu gururla yapmalıyız ki, borç batağındaki kulübün gençlerinin ortaya koyduğu futbol çabası takdire şayandır.
Ama bu direniş Bursapor'un hedeflenen Süper Lige çıkması için hiçbir zaman yeterli olamazdı.
Nitekim, ligin tamamlanmasına 12 maç kalmışken play off şansımız dahi zora girdi.
O halde Başkan Erkan Kamat, şu sorunun yanıtını vermelidir.
Peki neyi amaçlayarak başkan oldunuz?
Kamat, kulübün geçmişten gelen borçlarını bahane edemez.
Ya da, "Başkan adayı çıkmasaydım, kulüp Kayyuma gidecekti" demeye de hakkı yok.
Çünkü, 650 milyon borçlu kulübe kenti yönetenlerin görüşünü, fikrini, desteğini almadan gaza gelip başkan olmuştur Erkan Kamat.
Bu durumda başkanın söyleyebileceği bahanesi ancak şu olabilir;
"Mesut Mestan dönemindeki kadar bana destek verilmedi"
Bu konuda Kamat haklı.
Ancak Süper Lig hedefinde genç oyunculara takviye olacak transfer tahtasını açtıracak parayı bulamıyorsan gelinen nokta da başarılı olduğun söylenebilir mi?
Şunu da aktaralım ki, takdiri kamuoyu değerlendirsin.
Transfer tahtasının kalkması için 46 milyon lira gerekiyordu.
Demek ki, kulüp yönetmek mangal başında fotoğraf çektirmek değilmiş.
Herkesin dikkatini çeken bir husus da Başkan Kamat'ın tribün liderlerini kulüp yönetici kontenjanından her maçta protokol tribünlerinde maç izletiyor olması.
Bunda bir sakınca olmayabilir ancak şöyle bir algı oluşuyor, takımın sezon öncesinde konulan hedeflerin şaşması durumunda camiadan oluşabilecek tepkisinin önceden önlemini alabilmek.
Velhasıl, Balıkesirspor mağlubiyetiyle hayallerden uzaklaşıp yüzümüzü gerçeğe dönmemiz gerektiğinin bir kez daha farkına vardık.
Bursaspor için yapılması gereken Süper Lige çıkmaktan daha önemli borçların ödenmesi, hacizlerin kaldırılması hedefi olmalıdır.
Herkes de şöyle bir beklenti var.
Takım Süper Lige çıkacak, borçlar bitecek.
Yok böyle bir şey...
Bugünden tez yok kulübün borçlarını ödenmesine yönelik kararlılıkla sürdürülebilecek planlama yapılmalı.
Parasız yönetim, takviyesiz gençlerle ancak bu kadar olur.
Fazlasını beklemek hayal.
Bundan böyle Bursaspor Kulübü'ne kolunun altında projeler içeren dosyalarla değil cebinde parası olan başkan adayı olmalıdır.
Aksi takdir de TFF 1. Lig'de top oynamakla kendimizi avutur, Bursaspor'un değil İstanbul takımlarının alt yapısı oluruz.