.

Bursa'da iş adamı olmakta zor.

Öyle değil mi?

Bu şehirde hangi kurum ve kuruluş sıkıntıya düşse çalacağı ilk kapı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) oluyor.

Halbuki bu kentin, valisi var, belediye başkanları var, milletvekilleri var, siyasileri var, sivil toplum kuruluşları varken neden BTSO?

Neden biliyor musunuz?

Bu kentin en güçlü yapısı olarak BTSO gösteriliyor da ondan.

BTSO'nun bu denli günah keçisi yapılmasının bir sebebi de kenti yöneten 'bazı kişilerin' kendilerinden yardım talebinde bulunanlara çözüm olarak BTSO'yu adres gösterdiği içindir.

BTSO'dan yardım istemek için bakın kimler kimler başvuruda bulunuyormuş.

Başta devletin çeşitli bakanlıkları.

Kent yöneticileri.

Üniversite Rektörlüğü.

Vakıflar.

Müftülükler.

Hayır sever dernekleri.

Okul yaptırma dernekleri.

Çeşitli sivil toplum kuruluşları.

Hemşehri dernekleri.

Cami ve yurt yaptırma dernekleri gibi onlarcası.

Bu arada BTSO bir hayır kurumu olmayıp kanunlarla belirlenmiş kriterlerini bilim bilmeden haksız yere hedef gösterilmesinin sebeplerini şöyle sıralayabiliriz.

Başta kentimize ve ülkemize ekonomik anlamda katma değer ve de istihdam sağlamaları.

Fabrika sahipleri olduğundan.

Binlerce kişi çalıştırıyor olmalarından.

Devlete vergisini, çalışanına maaşı ödediklerinden.

Ülke ekonomisine İstanbul'dan sonra en fazla gelir sağladıklarından.

Hayır-hasenat işlerinde öncü olduklarından.

Liste daha da çoğaltılabilinir.

Bursa'mız böylesine pek çok şehri hatta ülkeyi kıskandıracak iş dünyasına sahipken bu gerçeği sokak gösterileri ve de sosyal medya üzerinden hedef gösterilmesi kimseye fayda sağlamayacaktır.

Hatta çözüme yönelik pozitif düşünceden  uzaklaştırır.

Çünkü kullanılan üsluba çok dikkat edilmelidir.

İstemeyerek de olsa insanın ağzından çıkan bir söz bazen silahtan çıkan mermi kadar tesirli olabiliyor.

Bu yüzden meselelerin çözümüne tepki gösterilerek değil uzlaşılarak gidilmelidir.

Nitekim başkalarının başarısızlığıyla oluşan zararı bir başkasına ödetmeye çalışmak doğru bir yaklaşım olabilir mi?

O zaman adama sormazlar mı?

Sen bizden para istiyorsun da acaba siz kulüp yöneticileri olarak bu güne kadar kaç para verdiniz?

Bu sorunun cevabını veremiyorsan çözüm olarak başkalarını hedef de göstermeye hakkın yoktur.

Gösterirsen de gün gelir aynı duruma kendiniz düşersiniz.

Şu da bilinmelidir ki, yasal olarak Ticaret ve Sanayi Odalarının kulüplere, derneklere para aktarabilmesi kanunen yasaktır.

Sadece kent ekonomisine ve üyelerine dair proje faaliyetlerine destek olabilmesi gibi yasal bir sınırı vardır.

Kaldı ki, BTSO yönetimi iş adamlarına herhangi kurum ya da kuruluşu şu kadar para vereceksiniz şeklinde dayatma yapamaz.

Nitekim Ticaret ve Sanayi Odasının 43 bin üyesinin tamamı sanayici ya da fabrika sahibi değildir.

Hatta büyük bir kısmı küçük ölçekli diyebileceğimiz KOBİ niteliğinde ticari faaliyet gösteren işletmeler oluşturuyor.

130 yıllık tarihinde şehrimize en fazla katkı sağlayan mevcut BTSO yönetimini hedef göstermek bir yana teşekkür etmek gerekmez mi?

Takdir kamuoyunun...