Geçtiğimiz ay bayram öncesi CHP'nin 37. Olağan Kurultayı, Ayasofya’nın cami olarak yeniden ibadete açılması, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme tartışmalarının yaşandığı ve virüs salgını önlemlerinin sürdüğü bir ortamda gerçekleşti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tam da 100. yılında yapılan ve bu açıdan tarihi bir önemi de olan 37. Olağan Kurultay’dan çıkan mesaj neydi peki?

Ana muhalefet partisi olarak bir iktidar seçeneği olacak güç, kararlılık ve yapılanma doğuracak boyutta mı alınan kararlar acaba?

Aydınlanmanın, özgürleşmenin, demokratikleşmenin öncüsü olarak halkın değerlerine sahip çıkacak bir mesaj verdi mi yoksa salt parti içi iktidar olmanın mücadelesine sahne mi oldu kurultay?

CHP nasıl bir parti ve ‘dostlarıyla’ nasıl bir iktidar olma stratejisi var?

Bu, belli oldu mu?

* * *

Kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi ile birlikte oluşturduğu ittifaklarla birçok belediyeleri kazanmasıyla genel seçimler için de aynı başarıyı göstereceği umudu taşıması doğal CHP’nin.

Ne ki, ‘Millet İttifakı’nı oluşturduğu İYİ Parti ve Saadet Partisi’ne HDP’nin de dışarıdan desteği ile büyük belediyeleri kazanmasına karşın, bunun önümüzdeki genel seçimlerde de sürdürüleceği umudu ne derece gerçekçi?

Bir belediyeyi kazanmak ile Türkiye’de yönetim erkini ele geçirerek, iktidarı ‘Cumhur İttifakı’ndan, Erdoğan’dan alabilmesi olası mı?

Atatürk’ün ölümünden sonra İsmet İnönü’nün genel başkanlığında “Tek partiyiz ama farklı görüşleri hatta muhalefeti bile içimizde barındırıyoruz” mantığıyla 1950 yılına dek sürdürdüğü gibi bir anlayış mı egemen oldu yine CHP’ye acaba?

* * *

Eğer öyleyse, hem İYİ Parti ve hem de HDP ile genel seçimlerde ülke yönetimine talip olabilmesi nasıl olacak?

Fransız devriminden miras Jakoben zihniyetle, halka tepeden bakan, buyurgan, dayatmacı ve toplumun temel değerlerini hiçe sayan yaklaşımıyla CHP’nin bu ülkeyi böyle bir süreçte yönetebilmek için halktan destek alabilmesi olası mı?

70 yıldır tek başına iktidar olamamış, Kılıçdaroğlu yönetiminde 10 seçimdir yüzde 25 bandını aşamayan bir partinin var olan konjonktürde salt Erdoğan’ı yönetimden indirmek, birbiriyle ilintisiz ideolojileri bulunan 5 benzemez ile belki olası ama bu yapının ülkeyi yönetebileceğini düşünmek, içinde kaos işaretleri barındırmıyor mu?

* * *

CHP nasıl bir partidir?

Hem halkçı, hem milliyetçi, hem sosyal demokrat, hem devletçi, hem de devrimci bir parti savıyla CHP ideolojisinin durduğu asıl yer neresidir?

CHP, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Erdoğan’ın karşısına ‘çatı adayı’ olarak çıkartıp, cumhurbaşkanı adayı gösterdiğinde bir televizyon muhabiri bir CHP’li gence sormuştu;

‘Partiniz CHP Cumhurbaşkanı adayı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nu gösterdi, tanıyor musunuz, ne diyorsunuz?’

‘Tanımıyorum’ yanıtı alınca bu kez televizyon muhabiri şöyle demişti;

‘Muhafazakâr, milliyetçi, dindar, halkçı ve sosyal demokrat biri.’

Genç de bu kez hemen; ‘İyiymiş, biraz da devrimci olsaymış daha iyi olurmuş.’

CHP 5 benzemezler hatta 7 benzemezler ile bu kez de yine böyle bir adayla mı ittifakın oylarını almaya çalışacak, nasıl yapacak, yapmalı?