Bugün; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı…

Tüm okurlarımın bayramını içtenlikle kutlarken, ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de sevgi, saygı ve özlemle bir kez daha anıyorum.

Bugünkü yazımı; Atatürk ve ekonomi ekseninde oluşturarak, 4 günlük sokağa çıkma yasağı öncesinde kayda değer bir 19 Mayıs kutlaması yapan DOSABSİAD’tan bahsetmek istiyorum.

Biliyoruz ki DOSAB; yaşadığımız kent Bursa’nın en önemli sanayi bölgelerinden biridir.1987 Yılındaki kuruluşu çalışmalarına yakından tanıklık ettiğim Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’ndeki her türlü hareketi, yıllardır ilgi ile izliyorum. 485 Hektar alan üzerine kurulu bulunan DOSAB’ta faaliyet gösteren 542 fabrikada 45 bin kişi istihdam edilmekte ve ülkemiz ekonomisine 4,5 milyar dolarlık ihracat geliri kazandırılmaktadır.

Bölgenin STK’sı olan DOSABSİAD’ta ilgi alanım içindedir tabii ki…Bursa’nın eski SİAD başkanlarından biri olarak; kentimizde ekonomik anlamda faaliyet gösteren tüm STK’ları en ince noktasına kadar takip ediyor ve zaman-zaman da çalışma performansları ile ilgili yorum ve de  puanlamalar yapıyorum bu köşede…

                               MERİNOS’U DA ATATÜRK AÇMIŞTI

 

Geçtiğimiz Cuma günü DOSABSİAD Sosyal Tesisleri içindeki halı sahada bir araya gelen dernek Yönetim Kurulu üyelerinin, coşkulu bir bayram kutlamasına tanık olduk.

 

Halı sahanın ortasına Türk bayrakları ve Atatürk posterleri ile gelen DOSABSİAD Yönetim Kurulu üyeleri, ulu önderin “Her fabrika bir kaledir” imzalı pankartını da açarak coşkulu marşlar söylediler.

Yaşamı boyunca büyük mücadeleler ve savaşlar yaşayan Atatürk’ün, ekonomik anlamdaki ciddi çalışmaları sonucu açtığı fabrikaların ülke ekonomisine yaptığı katkıları gördük ve hala da görüyoruz.  

2 Şubat 1938 tarihinde Cumhurbaşkanı olarak açılışı gerçekleştirdiği Bursa Merinos Yünlü Sanayi ve Dokuma Fabrikası da Atatürk’ün bu büyük eserlerden biridir. Bursa’nın ekonomik yaşamının yanı sıra sosyal ve kültürel yaşamına da katkı sağlayan MERİNOS, kentin aydınlanma noktalarının başında geldi yıllarca…

İşte bu yüzden; açılan her üretim tesisinin ülke savunmasında kullanılacak bir kale olduğunun altını çizen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yaşadığı süre boyunca Türkiye ekonomisine yıllarca hizmet verecek 46 büyük sanayi tesisinin açılışını gerçekleştirmiştir.

İşte bu bilinç ve kararlılığın farkında olan 17.Dönem DOSABSİAD Yönetim Kurulu; başta Başkan Nilüfer Çevikel ve 24 Yönetim Kurulu üyesi ile birlikte sıra dışı bir etkinlikle Atatürk’ü andılar. Tebrikler DOSABSİAD’a gelsin bu anlamlı etkinliği için…

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖZLÜ SÖZLER: Hayat sadece hızdan ibaret değildir. (Mohandas K.GAND)

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

                     “Pozitif büyümeye 2021’de geçilir”

TÜGİAD (Türkiye Genç İşadamları Derneği) geçtiğimiz hafta yaptığı online etkinlikte ülkemizin önde gelen ekonomistlerinde Prof. Dr. Emre Alkin’i misafir etti.

TÜGİAD üyeleri webinar toplantısı ile konuk ettiği ekonomist-yazar Prof. Dr. Emre Alkin’i Covid-19 sonrası Türkiye konusunda adeta soru bombardımanına tutarken, yakın geleceğin projeksiyonunun oluşması için bir olanak yarattılar iş dünyasına…

TÜGİAD’a konuk olan Prof. Dr. Emre Alkin’in en önemli tespiti; tabii ki 2020 ve 2021 yılları projeksiyonu oldu. Bu salgının elbette biteceğini belirten Alkin, koronovirüs döneminin hayatımızda yapacağımız son tatil olduğu konusunda ilginç bir tespitte de bulundu.

Virüsün ortaya çıkmadan önceki süreçte; borç, nakit akışı, tedarik ve müşteri çeşitlemesi konularında sıkıntı yaşayan firmaların bundan sonra ilk olarak bu konularda bir yol haritası belirlemeleri gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Alkin’in önemli tespitlerini kendi ağzından şöyle dinledik: ”Bu salgın ilelebet sürmeyecek. Ama işe başlandığında; aynı insan sayısıyla mı ve aynı digital yapı ile mi devam edilip-edilmeyeceğine karar vermek gerek. Firmalar kendi sektörlerinin Türkiye ve Dünya’da nereye gittiğini iyi analiz etmelidir. Bu analiz sonunda firmanın hangi konumda olduğuna karar verilmeli ve pandemi sonrası atılacak adımlarla geleceğe hazır hale gelinmelidir”.

Türkiye’yi “denizde yüzen bir şişeye” benzeten Prof. Dr. Emre Alkin, büyük badireler atlatan ülkemizin bu salgının da üstesinden gelebileceğini belirtti. Alkin: ”İşletmeler kısa ve uzun vadede yapacaklarını iyi analiz edip, gelecek planlamalarını yapsınlar. Aslında 2020 iyi başlamıştı. İlk çeyrekte pozitif büyüme geldi.2 ve 3.çeyreklerde salgın nedenli düşüş oldu.4.Çeyrekte ekonomik toparlanma olur. Gelecek yıl ise; pozitif büyümeye geçilir. Türkiye; insanından-toprağına, denizinden-tarımına muhteşem bir ülkedir ve bu topraklardan ümit kesilmez” şeklinde oldukça iyimser görüşler sunarak toplantıyı tamamlarken, TÜGİAD üyelerinden olumlu puan da topladı.

Bakalım Prof. Dr. Alkin’in bu optimist görüşleri, 1-1,5 yıllık yakın süreçte Türkiye ekonomi tarihine doğru bir tespit olarak kayıtlara geçecek mi..?.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------