Gıda işleme teknikleri ve doğal tarım kaynaklarının değişmesi artık hangi sebzenin hangi sezona ait olduğunu bile unutturdu.

Gelişen teknoloji, ıslah edilen yeni cins tohumlar, gübreleme, ilaçlamada varılan boyut hemen her mevsim her sebze-meyveyi üretebilme olanaklarının yolunu açtı.

Artık her mevsim her sebze meyveyi raflarda görebiliyor, bir yandan da kokusuz, tatsız yapay ürünler tüketmeyi sürdürüyoruz!

Zamansız olanları tükettiğimizde de eski lezzeti ve hazzı bulamadığımız için şikâyet ediyoruz.

Mevsimi dışında tüketilen meyve ve sebzelerin besin değerlerinin daha düşük ve daha pahalı olmasına bile aldırmıyoruz.

Sanırım bu, biraz da toplumumuzun alım gücünün eskiye göre biraz daha artmasıyla ilintili olsa gerek.

Yani refah seviyesiyle…

* * *

Oysa eskiden öyle miydi ya!..

Kış gelince kasabadan pazardan dönen babamızın filesinde gözlerimiz portakal, mandalina, nar arardı.

Yazın da kavun, karpuz, çilek

Şimdi artık yazın da, kışın da hem sera marifetiyle hem de dünyanın başka coğrafyalarından getirilen ürünleri her mevsimde bulmak olası.

Fiyatları pahalı olsa da bunlar tüketilmekte…

Sağlıklı olup-olmadığına bakarak…

Ne ki, her mevsimde toprak, hava ve değişen iklim koşullarına göre bedenimizin farklı gereksinimleri olduğu gerçeğini unutuyoruz.

Hem paramıza yazık oluyor hem de haz almıyoruz…

Bu nedenle doğanın bize sunduklarını zamanında tüketmemiz gerekiyor.

Günümüzde özellikle büyük marketlerde dört mevsim her türlü sebzeyi, meyveyi bulmak olası olsa da sebze ve meyveleri mevsiminde tüketmek, hem sağlık, hem ekonomi açısından çok daha doğru bir hareket…

Böylece hem daha az ödemek, hem ürünlerden azami yararlanmak ve hem de yerel üreticiye destek olmak gibi amaçları gerçekleştirmiş oluruz.

* * *

Kereviz, lahana, Brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa, ıspanak, pazı, karaturp, kırmızıturp, elma, nar, portakal, armut, ayva, greyfurt ülkemiz koşullarında kışın tüketilmesi gereken ürünler…

Yani yazın ortasında portakal, ayva aramanın gereği yok!..

Patates, fasulye, bakla, bezelye, kabak, patlıcan, sivri biber, domates, salatalık, kuzu ıspanak, semizotu, rezene, marul, üzüm yaprağı, taze soğan, taze sarımsak, dereotu, dolmalık biber, kiraz, yeşil erik, malta eriği, kayısı, şeftali, dut da yazın tüketilmesi gerekenler.

Yani kışın ortasında yeşil erik aramanın manası yok!..

* * *

Yaratan insan vücudunu öyle kurgulamış…

Her şey zamanında…

Meyveler ve sebzeler vücudumuz için gerekli olan vitamin, mineral, su ve karbonhidrat gereksinimini karşılıyor.

Kışın insan bünyesi daha çok vitamin ve protein istiyor.

Yazın da sulu yiyecek, içecekler…

Bilim insanları da, dinimiz de her şeyin mevsiminde tüketilmesini salık veriyor.

Ocak ayında patlıcan fiyatlarına kafayı takmanın, hele bunu siyasi getiri olarak kullanmanın anlamı yok.

Medyanın kışın patlıcan haberi yapmasının da!..

Sağlıklı bir yaşam, doğru ürünü seçmek ve onu bilinçli tüketmekten geçiyor.

Gıdaları tanımak ve mevsiminde, doğru tüketmek hem çok önemli, hem de sandığımızdan daha kolay.