İki gün önce 40. yılıydı 12 Eylül darbesinin…

Suçluların da, mağdurların da çoğunun bu dünyadan göç ettiği koca 40 yıl.

Hele suçlu elebaşlarınceza alıp da bunu çekmeden öte dünyaya kaçmalarıyla sonuçlanan 40 yıl…

Bu 40 yılda Evren ve darbecilerin birçoğu ne vicdanen ne de hukuken hesap vermeden aramızdan ayrıldı.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra yürürlüğe giren, "Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanamayacağı"na dair Anayasa'nın geçici 15. maddesi 12 Eylül 2010'daki referandumun ardından kaldırılmıştı.

Daha sonra 12 Eylül darbesinin sorumluları ile bu kişilerin emir ve talimatlarını uygulayanlar hakkında yapılan suç duyurularının ardından, darbe döneminin Genelkurmay Başkanı, Yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya 4 Nisan 2012'de, yani darbeden 32 yıl sonra yargılanmaya başladı.

Yargıtay'da temyiz istemi görüşülen dava, iki ismin (Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya) öte dünyaya kaçmasıyla düştü.

Ömür boyu hapis yatacaklardı!

Salt rütbelerinin sökülmesiyle yetinildi yani…

Hesap da öte dünyaya kaldı böylece!

Darbeci Generallerden Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun ise daha önce kaçmışlardı bu dünyadan!

* * *

Referandumdan sonra yapılan anayasa değişikliğiyle "Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin yargılanmayacağını düzenleyen Anayasanın geçici 15. maddesi yürürlükten kaldırılınca Türkiye genelinde birçok kişi ve örgüt, darbenin sorumluları ile bu kişilerin emir ve talimatlarını uygulayanlar hakkında soruşturma başlatılması için suç duyurusunda bulunmuştu.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma kapsamında, Evren ile Şahinkaya hakkında hazırladığı iddianameyi, 10 Ocak 2012'de kabul etmesiyle Türkiye tarihinde ilk kez bir darbenin sorumluları yargı önüne çıkmıştı.

İddianamede iki komutan, ''Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın tamamını veya bir kısmını değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve anayasa ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engel olmaya cebren teşebbüs etmek'' ile suçlandı.

İlk duruşması, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 4 Nisan 2012'de görülmeye başlanan davaların duruşmalarına, Evren ve Şahinkaya, sağlık durumlarını gerekçe göstererek katılmamışlardı.

Dava uzaktan görüntülü olarak sürdü ve Evren ve Şahinkaya, "21 Aralık 1979'da dönemin Başbakanı'na verdikleri muhtırayla Anayasa'yı ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan, 12 Eylül 1980'de de cebren Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM'yi ıskat ve cebren men suçundan eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 146/1. maddesi gereğince" ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı.

Rütbelerinin sökülmesine de karar verildi…

Ancak dava temyiz aşamasındayken önce Evren 2 ay sonra da ardından Şahinkaya öte dünyaya kaçtı!

* * *

12 Eylül darbesi aslında önceki iki darbe gibi yaşamı tümüyle kesintiye uğratan, kuşaklar arası büyük boşluklar yaratan, toplum için çok zararlı olaylardan biriydi.

Toplumu travmaya uğratan büyük depremlerden biriydi.

Bugün yaşadığımız pek çok olumsuzluğun temelinde 12 Eylül 1980 darbesi vardır.

Hiçbir darbe meşru, Milli ve masum değildir

Tüm darbeleri, müdahaleleri şiddetle kınıyorum…