Covid-19, pandemik, çağımızın en büyük krizidir.  Oluşturduğu derinlik ve etki alanı çok büyüktür. Bu virüs kamu sağlığı açısından doğrudan 7.8 milyar insanı etkisi altına almıştır. Finansal ve ekonomik açıdan ise 2008-2009 resesyonun etkisinden daha büyük etki ortaya koymuştur.

Ortaya çıkan her kriz, küresel bazda ortaya çıkardığı sismik etki ile uluslararası düzeydeki sistemin ve güç dengesinin geçici olarak bozulmasına neden olabiliyor. Oysaki Covid-19, Küresel güç dengesinin en önemli aktörlerinden Çin ve ABD başta olmak üzere, Avrupa Birliği ülkelerini de derinden etkiledi.

Küresel güçlerin kötü geçmişinin ayak izlerini taşıyan, Koronavirüsünün ( COVID-19) şok dalgası kısa süre içerisinde tüm dünyayı etkisi altına almışken, ister istemez komplo teorileri de zihinleri meşgul etmeye başladı.

Bugün biyolojik savaşlarda çeşitli bakteri ve virüs metotları denenmektedir. Bunların en önemlileri; Kırım Kango Kanamalı Ateşi, Ebola ve Marburg virüsleri, Q Humması, Sarı Humma Virüsü, Botulinum Toksini, Ricin toksini, koronavirüsüdür.

COVID-19, pandemik olduktan sonra küresel ölçekteki etkileri de artık  yavaş yavaş görülmeye başladı.

Yeni tip virüs olan COVID-19’un, Ebola, Sars ve Mers gibi hayvandan insana geçmesi ister istemez bu virüsün Fort Detrick ürünü olma ihtimalini güçlendirmektedir. Bazı bilim insanının bu virüsün doğal yollarla mutasyona uğramış olduğunu ve laboratuvar ürünü olmadığını iddia etmeleri bu gerçeği değiştirmeye yeterli olmamaktadır. Çünkü ABD, bu tip virüsleri Fort Detrick’te zaten hayvanlar üzerinden geliştiriyordu.

 

Bütün bu gerçekleri dikkate aldığımızda, özellikle korona virüsünün dijitalizme geçiş sürecinin ana omurgası niteliğinde olma ihtimalinin yüksek düzeyde olabileceğini düşünmemek elde değildir.

Özellikle Yeni Dünya Düzeninin önemli aktörlerinden Bill Gates’in koronavirüsüyle birlikte harekete geçerek, ‘dijitalizm’ senfonisini her platformda seslendirmesi ve eşi Melinda ile birlikte kurmuş olduğu vakfı bu bağlamda seferber etmesi ve özellikle Dünya Sağlık Örgütü üzerindeki kontrol gücü ‘dijitalizm’ tezini güçlendiren önemli argümanlardandır..

11 Mart 2020 Tarihin de Dünya Sağlık Örgütü, (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, örgütün, Cenevre'deki merkezinde yaptığı basın toplantısında, yeni tip koronavirüs (Covid-19) ilişkin açıklamalarda bulunarak;

‘dünyayı saran salgın’ anlamına gelen "pandemi" kararını açıkladı..

Açıklanan bu karar ile birlikte, dünyada ve ülkemiz de hayat durma noktasına getirildi.

Üretim kısıtlaması, sokağa çıkma yasağı, seyahat engeli, eğitim ve öğretim kurumlarının faaliyetlerinin durdurulması, ibadethanelerin kapatılması, devlet kurumlarının çalışmalarının önemli bir kısmının durdurulması ile birlikte

"Sosyal mesafe" kuralı..

 

Sosyal mesafe kuralı; "İnsanların toplumsal hayattan uzaklaştırılması ve aile bütünlüğünün parçalanarak yok edilmesi"

bu söylem, çok tehlikeli olup ve de çok yanlıştır..

Doğru olan "FİZİKİ MESAFE" kuralıdır..

 

Sonunda 'İzm' olan tüm akımlara karşıyım.

Cemil Meriç’in “Bu Ülke”sinde geçen “İzm’ler  idrakimize giydirilen deli gömlekleri, İtibarları menşe’lerinden geliyor, hepsi de Avrupalı.”

 

İzm'ler; kendisine teslimiyet esasına dayanır ve insanın düşünme özgürlüğünün önüne geçerek, toplu yahut bireysel olarak, psikolojik ve adli vakalara sebep olur..

Rasyonal'izm,

Pozitiv'izm,

Ate'izm,

De'izm,

Satan'izm,

Siyon'izm,

Fedaral'izm,

Emperyal'izm,

Kapital'izm ,

Liberal'izm,

Anarş'izm,

Sosyal'izm ,

Faş'izm,

Femin'izm,

Modern'izm,

Aklıma gelen İzm'ler..

Pandemi ile birlikte birçoğumuz  yeni duyduğu dijital'izm de, yeni dünya düzeni için oluşturulmuş saydığımız izm'lerin devamıdır..

"Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diyen dünya liderleri, bu söylemleri ile halklarına subliminal mesajlar vermekte..

 

Dijitalizm ile birlikte dünya da değişecek olanlar;  Çip aşılanma yöntemi ile birlikte doktorlar hastalarını uzaktan tedavi ederken, robotlar ameliyathanelerde yerini alacak. Üzerimiz de nakit taşımak zorunda kalmayacağız, paralar dijital olacak.

Eğitimler online olarak yapılacak, toplantılar dijital ortamlardan sürdürülecek. Dünya siyaseti dijital değişime uğrayacak, siyasi miting ve eylemler topluluklar halinde yapılmayacak. Oylarımızı online işlemler üzerinden gerçekleştireceğiz..

Konserler, tiyatrolar ve sinemaları,  dijital akım ile birlikte uzaktan seyredebileceğiz.

Dünya normal sürece geçtiğin de, insanlar uydu frekansları ile etkilenecek ve kendilerini topluluklardan izole ederek yalnızlaştırılacaklar.

Biraz düşündüğüm de ben komplo teorisi olmadığına inanıyorum..