Sevgili dostum, okurum, veteriner hekim Hıdır Bayülgen; kültürü, toplumsal duyarlılığı, entelektüel kimliği ile Bursa’nın değerli aydınlarındandır.

Onun Facebook sayfasının sıkı takipçilerindenim, çok yararlanıyorum.

**********************

Bayülgen sağ olsun; beğenileri ve yorumlarıyla Facebook’a koyduğum köşe yazılarıma katkı yapıyor ve yorumlarında yazarlardan, sanatçılardan, filozoflardan alıntılar kullanıyor.

Gençlik yıllarımda bir alıntı defterim vardı. İzlediğim filmlerden, oyunlardan; okuduğum kitaplardan beğendiğim cümleleri yazardım ona. Sonra ihmal ettim bunu. Bu günlerde tekrar başladım.

**********************

Hıdır Bayülgen dünyayı gezmeyi seviyor. Mesela Hindistan seyahatinden paylaştığı fotoğrafları ve yorumları kaçırmadan izledim; ben de Hindistan’ı gezmiş oldum.

Hıdır Bayülgen’e “dostum’’ dedim ama oturup bir çay içmişliğimiz yok.

Ne önemi var; sanal ortamda da dostluklar oluşturulabilir. Dünya görüşleriniz, zevkleriniz, yaşam tercihleriniz örtüşüyorsa gerisi geliyor.

BAYÜLGEN’İN PAYLAŞIMI

 

Sevgili Hıdır Bayülgen, geçenlerde Facebook’ta fotoğraflar eşliğinde bir Bursa paylaşımı yaptı. İçim acıdı okurken ama yazdıklarına da hak verdim.

Aradan çekiliyor sizi Bayülgen’in Bursa tasviriyle baş başa bırakıyorum.

**********************

 “Osmanlı'nın eski payitahtı Bursa'nın öyle güzel bir silueti var ki, olur da bu silueti bozarım diye Bursa'ya eser yapmadım."

(Mimar Sinan)

...

"Bu sefer Bursa'da bunu daha yakından gördüm. Orada musiki, şiir, tasavvuf hep iç içe konuşuyor. Taş dua ediyor, ağaç zikrediyor."

(A.Hamdi Tanpınar)

...

Bursa, Osmanlı'nın ilk başkentidir. İlk 6 Osmanlı padişahının ve onlarca şehzadenin mezarları buradadır.

40 yılı aşkın süredir yaşadığım Bursa, ilk yıllarda gerçekten çok güzel bir şehirdi. Ankara-İzmir karayolunun altında kalan, yılda üç ürün alınan, her yerinden su fışkıran, ceviz kıracak taş bulamayacağınız verimli Bursa ovasında küçük birkaç köy dışında yapılaşma yoktu.

1.derece sulu tarım arazisi olan Bursa ovası imara açıldı.Bursa’nın ilk yerleşim yerlerindeki tarihi dokunun tam ortasına iğrenç beton yığınları dikildi.

Ankara-İzmir yolu üzeri sağlı sollu yüksek gökdelenlerle, AVM'lerle dolduruldu.

Otobüs terminaline metroyu yer altından götürmek varken, yüzlerce dev ağaç kesilerek, yeşil alanlar tahrip edilerek, İstanbul-Bursa girişi çok çirkin bir hale sokuldu.

Kentin en işlek Mudanya-Orhaneli-Keles kavşağına inanılmaz miktarda para harcanarak stadyum yapıldı, dev rezidanslara ve AVM'lere izin verildi.

Ülkemizin en güzel ilçelerinden biri olan Mudanya'nın yamaçlarında zeytin bırakılmayıp tümü betona gömüldü.

Toprak gözükmeyen yeşil Gürsu, Kestel yüzlerce beton apartmanla dolduruldu.

Nilüfer'deki 'Kentsel Dönüşüm' katliamı ise şimdilik durmuş gibi gözükse de çok yakında kaldığı yerden devam edileceği kuşkusuzdur.

Para hırsı, açgözlülük, kültürsüzlük, vizyonsuzluk bitirdi Bursa'yı; ne ovası kaldı, ne de tarihi, uhrevi o güzel silueti.

Yazık oldu Bursa’ya..’’

Elçiye zeval olmazmış; Bayülgen acı gerçekleri saymış bir bir.

**********************

Sevgili okurum sen de ben de biliyoruz ki; bir başka Bursa mümkün.

İnsan odaklı, doğayla barışık, ranta değil bilime dayalı olarak var olan Yeşil Bursa’yı yeniden oluşturmak mümkün.