Ani olarak inen veya çıkan döviz kurlarının ülke ekonomisine, ihracatçılara ve sade vatandaşa etkisi farklı oluyor.

Yani; döviz kurları artsa, ülkedeki bir çok mal veya hizmetin fiyatı da artıyor. Maliyetler çoğalıyor. Bu işin ucu mutlaka vatandaşa da dokunuyor temel mal ve hizmet alıcısı olarak…

Döviz kurları düşerse de; ülkemizdeki ihracatçının finansman ve maliyet sorunları çoğalıyor.

Bu işin bir orta noktası olmalı.. Ama ne?..

Ülkemizin döviz bazlı iç ve dış borçları için, tabii ki kurların düşük seyretmesi gerek.. Bu çok önemli… Vatandaşın kesesini ilgilendiren şey de bu zaten… Yüksek döviz kurunda; sade vatandaşımız bile olumsuz etkileniyor ve doğalgaz başta olmak üzere akaryakıt fiyatları gibi döviz endeksli birçok ürünün fiyatı zamlanıyor.

Ama ya ihracatçı?..

Onların durumu biraz daha farklı… İhracatçıların bir kırmızı çizgisi var.

Egeli ihracatçılar; 10 Şubat tarihinde yaptıkları bir açıklama ile dolar kurunda kırmızı çizgilerinin 7,35 TL olduğunu belirterek: “Dolar kuru 7,35’in altına inerse, 184 milyar dolarlık ihracat hedefimiz de, üretimimiz de tehlikeye girer” diyerek bu konudaki ilk önemli uyarıyı yapmışlardı.

                                 YÜKSEK FAİZ, DÜŞÜK KUR SARMALI MI?..

Ekonomide yüksek faiz, düşük kur sarmalına girildiği taktirde; 2000’li yıllardaki gibi kısır bir döngüye girileceğinin altını çizen Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlut Kaya:  “İhracatçı yüksek faiz nedeniyle finansman sıkıntısı çekiyor. Döviz kurlarındaki düşüş nedeniyle toplam gelirlerde azalma yaşanıyor. Yüksek faiz-düşük kur sarmalına girildiği taktirde, finansal istikrarı sağlamak zor olur. Bu olursa ülkemizin ihracat hedefleri tutmaz. Merkez Bankası ivedilikle döviz rezervlerini güçlendirmek zorundadır. Bugün döviz düşüp maliyetler artınca pek çok maden ihracatçısı yüzde 15-20 gibi oranlarda zararına yükleme yapıyor. Bunun sürdürülebilir olması mümkün değil. Altın yumurtlayan tavukların (ihracatçıların) hayatını devam ettirebileceği bir döviz kuru bekliyoruz” diyerek düşen döviz kurlarına bir tepki gösterdi.

Aynı şekilde Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi de Merkez Bankasına bir çağrıda bulunarak: “İhracat artışı için dünyada uygun bir zemin var. Dünya ihracatından daha fazla pay alabilmemiz için, döviz kuruyla ihracatçının desteklendiği bir politikaya ihtiyacımız var. İhracatçılarımız Merkez Bankası ile bir araya gelerek süreci değerlendirmeli ve hassasiyetleri anlatmalıdır” dedi.

Yani ihracatçılar döviz kurlarındaki düşüşün önüne geçilmesini istiyor ısrarla… Ve bu konuda ilk talep EGE İhracatçı Birlikleri’nden geldi.

                  “ 8 TL’NİN ALTINDAKİ DOLAR KURU ZARAR YAZIYOR

Döviz kurlarında düşüşe bir tepkiyi de Bursa’dan UİB’nin bir Başkanı verdi. Uludağ İhracatçı Birlikleri UMSMİB Başkanı Özkan Kamiloğlu, dolar/TL kurunun 8.00 TL’nin altında seyretmesi halinde artan üretim maliyetleriyle elde edilecek tarım ürünlerinin dünya piyasalarında rekabet edemeyeceğini belirterek: “Müşterilerimiz rakip ülkelere yönelir” şeklinde bir uyarıda bulundu.

Dalgalı kurdan oluşan zarara bir çözüm bulmak için harekete geçtiklerini belirten UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Kamiloğlu; meyve-sebze ihracatına ÖZEL KUR uygulanması gerektiğininin önemine dikkat çekti. Kamiloğlu’nun bu noktadaki görüşleri çok önemli: “İhracatçılarımız sözleşmeli tarım ile üreticilere destek oluyor. Sözleşmeli tarım ile çiftçimize pazar garantisi sağlamak suretiyle onu muhtemel pazarlama risklerine karşı koruyoruz. Ama dövizdeki dalgalanma maliyet hesapları yapmamızı engelliyor. Son dönemdeki kur dalgalanmalarından sebze-meyve mamulü üreten ihracatçı firmalar zor durumda kalmaktadır. Durum böyle olunca bir sonraki yılın sözleşmelerini imzalamakta tereddüte düşüyoruz. Bu da hem üretimin hem de ihracatın artması yerine azalmasına neden oluyor. Yaptığımız hesaplamalara göre; Dolar/TL kuru 8.00’in altında seyretmesi halinde artan tarımsal hammadde üretim maliyetleri nedeniyle elde edeceğimiz ürünün fiyatı,dünya piyasaları ile rekabet edemeyecektir. Yıllık bazda fiyat vermemiz neredeyse imkansız hale gelecek ve müşterilerimiz başka ülkelere yönlenecektir. Mamul meyve-sebze ihracatına özel bir kur uygulanması sektörümüzün sürdürülebilirliğine katkı sağlayabilir”

                                    BTSO’NUN DA BİR GÖRÜŞÜ VAR!..

Konu ile ilgili olarak; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay’ın da kısa bir açıklamasına tanık olduk. 21 Şubat tarihli BTSO Basın Bülteni ile elimize ulaşan bilgiye göre; Başkan Burkay döviz kurlarındaki istikrarsızlığın ihracatçıyı zor durumda bıraktığını söylemiş ve “Dövizdeki yüksek volalitite ihracat performansımız açısından risk oluşturmaktadır.Bu nedenle ihracatçılarımızı fiyat istikrarsızlığına karşı korumalıyız” demiş.

Evet şimdi bu görüşlerin ışığı altında döviz kurlarına nasıl bakmak gerek?..

Dün bu yazımın yazıldığı saat olan 14.00 civarında 1 ABD Doları: 6,99 TL olarak işlem görüyordu. İhracatçılar bu kurun en az 7,35 TL olmasını ve hatta 8.00 TL’ye yükselmesini istiyor.

Yüzde 17 oranı ile dünyanın en yüksek faizlerinin verildiği ülkemizde; ihracatçının  yüksek kur talebi tabii ki kabul görmüyor şimdilik…

Bakalım yarın ne olacak?..

Kırmızı çizginin durduğu kur noktası değişecek mi?..

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖZLÜ SÖZLER: Hayat bir bisiklete binmek gibidir. Pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz. (Claude PEPPEER)