Kan dondurucu bir haber yer aldı medyada; bir köpeğe tecavüz edilmiş ve öldürülmüş.

Masum hayvanlara yönelik işkenceler, şiddet, kötü muamele haberleri içimi acıtıyor. İnsan neden bu kadar acımasız?

Aynı insan; aşkı, dostluğu, sevgiyi var edebiliyor ve hayvanlara da yansıtabiliyor bu duygularını. Onlarla bağ kuruyor, dostluk yaşıyor.

Bu dünyayı hayvanlarla paylaşmak ne büyük şans, ne büyük mutluluk.

*******************

Kimi; köpekleri, kedileri, atları sever…

Ben kuşları…

Kanarya, Hint bülbülü, sevda papağanı, cennet papağanı, sultan papağanı, konur papağanı, Bengal ispinozu…

Ama hayır; muhabbet kuşum olsun istedim, gönlüm ondaydı.

Anavatanı Avustralya olan, papağan ailesinden gelen, ortalama 8 yıl ömürlü muhabbet kuşları tür tür: Yeşil muhabbet kuşu, Pakistan, Çekoslavak, İngiliz, Hollanda muhabbet kuşu; yerli muhabbet kuşu, albino, lutino, rainbow, şov jumbo...

MUHABBET KUŞUM VAR ARTIK

 

Geçenlerde bir muhabbet kuşu sahiplendim. Kuşçuluk camiasında kullanılan bu “sahiplenmek’’ lafını sevmedim. Şöyle diyeyim; onunla dost oldum, varoluşumu tamamladım.

Paradan çok kuşlara değer veren; onlara güzel güvenilir yuvalar bulmaya çalışan bir muhabbet kuşu üreticisinden, Seyfettin Coşkunsever’den aldım kuşumu.

Otomotiv sektöründe tasarımcı olan Seyfettin kardeşim, bana kuşun fotoğraflarını ve videosunu atınca sevimliliğine, canlılığına, mor beyaz rengine, yüzündeki şirin ifadeye, masumiyetine vuruldum. Daha yeni yem kırmaya başlamış.

Kuşum oldu ama bir yandan da üzülüyorum doğal ortamlarından koparılmış muhabbet kuşlarına.  O nedenle asla kafeste tutmayacağım; evde özgürce dolaşsın. Eğitmek adına cambazlıklar, marifetler öğretmeyeceğim.

Muhabbet kuşları eğitilince binlerce kelime konuşuyorlar. 1994 yılında ABD'de ölen Puck isimli muhabbet kuşunun sahibi tarafından 1728 kelime konuşabildiği ispatlanmış.

Kuşum bana “Can’’ desin, kendi adını da bilsin; “nasılsın’’, “biz dostuz, biz mutluyuz’’ desin yeter.

 

İLHAM

 

Dün Facebook’a İlham’ın fotoğraflarını paylaştım ve onu dostlarıma,okurlarıma şu cümlelerle tanıttım:

“Adı İLHAM...

Ama bir peri değil muhabbet kuşu. Daha bir buçuk aylık; erkek.

Parmaklarıma, omzuma, başıma konuyor; bilgisayarımın tuşlarında dolaşıyor, çalışma masam onun coğrafyası...

İlham; bazen yemini yer, bazen oyuncaklarıyla oynar, bazen tatlı tatlı öter, bazen de gelip ekrana bakar ne yazmışım diye.

O benim can yoldaşım, o benim sırdaşım, o benim yazılarımın ilk okuru.’’

*******************

Kuş demek sorumluluk demek…

Kuşuma vakit ayıracağım, onunla konuşacağım, onu seveceğim, ona yemek hazırlayacağım: Dal darı, kuşyemi, sebzeler meyveler. Kafesini temiz tutacağım, suyunu her gün tazeleyeceğim, yıkanmasını da sağlayacağım. Kalamar kemiği, gaga taşı, kuş kumu ve oyuncakları eksik olmayacak.

Çocuklara hayvan sevgisini öğretmeliyiz.

Bu dünyanın bir geleceği olacaksa; insanlar kadar hayvanları, ağaçları, kuşları, çiçekleri, börtü böceği, doğayı sevebilenlerin sevgi emeğiyle olacak

*******************

Sait Faik; “Bir insanı sevmekle başlar her şey’’ demişti.

Buna kuşları da katabiliriz.

*******************

İlham ömrüme hoş geldin, ilham verdin.