Özel Haber / Batuhan Ersek

On TV’de Mehmet Çetinkaya’nın konuğu olan Halil Şekerci, “Bizim okulumuzda her öğrenci özeldir. Her öğrencimizin sorunu varsa masaya yatırırız, bire bir ilgileniriz. Derdimiz, gayemiz iyi insan yetiştirmek” ifadelerini kullandı.

On TV ekranlarında yayınlanan ve Mehmet Çetinkaya’nın sunduğu On’da Gündem programına İnegöl Altın Nesil Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Halil Şekerci konuk oldu. Program kapsamında özel eğitim konusu masaya yatırıldı ve Şekerci, İnegöl Altın Nesil Okulları hakkında bilgi verdi. Okulun 1995 yılında kurulduğunu belirten Şekerci, “Bizim okulumuzda her öğrenci özeldir. Öğrencimizin sorunu varsa masaya yatırırız, bire bir ilgileniriz. Derdimiz, gayemiz iyi insan yetiştirmek. Velinin bin bir zorlukla çalışıp ödediği bedeli hak etme derdindeyiz. Bizde dokuz öğrenciye bir öğretmen düşüyor. Öğretmen istihdam etmek ve öğretmen arkadaşlarla beraber çalışmaktan geri durmuyoruz. Biz çağın gerekleri doğrultusunda her an kaliteli ve istikrarlı bir gelişim süreci taahhüt ediyoruz. Ülkemizde iki mesleğin, en onurlu ve en üst makam olması kanaatindeyim. Bunların bir tanesi öğretmenlik ve diğeri de yargıçlıktır. Bu iki meslekte niteliğinizi üst seviyeye çıkarttığınız zaman devletinizin bekasından korkmayın. Çünkü insan, insanın gölgesinde büyür. İyi bir usta dere taşını da, mermeri de, graniti de oyar. Mesele usta öğretmen ve usta eğitici olmaktadır. Onun da formülü şuradan geçiyor; siz istediğiniz kadar iyi öğretmenim deyin, sizin öğretmenliğiniz öğrencinin sizi anladığı kadardır. Öğrenciye ne kadar ulaşabiliyorsanız niteliğiniz o kadardır. Ben hep söylüyorum, ekibimle çalışmaktan çok mutluluk duyuyorum. Hepsi sağ olsun nitelikli insanlar. Temel yapımız sevgi, ilgi, bilgi ve beceri üzerine kuruludur. Çünkü bu köprülerle insanlara ulaşabilirsiniz. Bizim mutfak sanatları ve atölyelerimiz var. Bizim çocuklarımız çok güzel yemekler yapar. Kendi yemeyeceğimizi öğrencilerimize asla yedirmeyiz. Aslında her çocuk keşfedilmemiş bir varlıktır. İstiyoruz ki, eğitim sürecimiz elek gibi çalışa çalışa gelsin. Okulumuzda mümkün mertebe öğrencilerimizin kendilerini tanımlamaları ve ifade etmelerine imkan veriyoruz. Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar mutlu ortamda hayata hazırlıyoruz. Disiplin konusunda bizi bazı öğrenciler her ne kadar sıkıcı da bulsa da mezun olmuş öğrencilerin çoğu gelip teşekkür ediyorlar. Sabahları ders başladığı zaman koçlar gelir. İyi insan nasıl olunur ve ahlakla ilgili çocuklara bir motivasyon yaparlar. Koçluk sistemimiz var ve iyi bir şekilde çalışıyor. Değerler eğitimini de çok önemsiyoruz. Anaokulundan lise bitimine kadar hadis, Kuran-ı Kerim ve güzel günler konusunda mümkün mertebe eğitim veriyoruz. Okulumuzun her binasında mescitlerimiz mevcuttur. Öğretmenlerimizin başının açık ya da kapalı olması onların kendi özeli, bizi ilgilendiren bir konu değildir. Bizim yeni binamızdaki öğretmenler odamızın kapısında öğretmenler odası diye yazmaz. Örnek insanlar odası yazar. Bilgilendirme sistemimiz var. Online olarak velilerimiz her an telefonlarından ve bilgisayarlarından dijital ortamdan tüm bilgilere ulaşabilirler. Sevgi, ilgi, bilgi konusunda sadece öğrenciyle ilgili değil; veliyle de, öğretmenle de, toplumla da bu yol bizim yolumuz ve bu konuda hiç durmadan kürek çekiyoruz” şeklinde konuştu.

 

“EĞİTİM ÖZELLEŞTİKÇE DEVLET BÜTÇESİNE MALİYETİ AZALACAKTIR”

Özel okulların tercih edilme sebepleri hakkında açıklamalarda bulunan Şekerci ‘’Özel okulun kendi çevresine göre tercih sebepleri var. Bazıları çocuklarının daha disiplinli yetişmesi adına, bazıları daha iyi eğitim alması adına, bazıları evine daha yakın olduğu için, bazıları da daha özel hissetmek için veriyor. Kamu her zaman verimlilik ve yönetim konusunda maliyeti yüksek bir yapıdır. Özel sektör ise öyle değildir. Yani biz personelimizi daha iyi yönetebiliyoruz, daha net kararlar alabiliyoruz ve uygulamalarımızı ona göre yapıyoruz. Nitelik konusunda bir tık daha yukarı gidiyoruz. Çünkü kamuda iş kaybetme korkusu olmayabilir ama bizde öyle değil. Maliyet konusuna gelince eğitim özelleştikçe devlet bütçesine maliyeti azalacaktır. Bu arada da nitelik konusunun kesin öncelenmesi lazım. Nitelik ve nicelik konusunda eğitimde çok daha hassas olmamız lazım. Neticede öğrenci kuzucuktur. Yani sevgiye, yönetilmeye ihtiyacı var. En olgunu dediğiniz bile daha ergenliğini yeni geçirmiş bir insan yavrusudur. İnsan hata yapmalı, çocuklar hata yapmalı. Eğitim, öğretim başka bir şey. Anne, baba, okul, mahalle, bunların hepsi iyi bir koordine ile çok daha iyi yetişecek kanaatindeyim. Çocuklarımıza bir şeyi kazanmanın ve elde etmenin zevkini, çalışmayı öğretmek lazım. Çocuklarımıza fizik, kimya, matematik çalış diyoruz da nasıl çalışacağını öğretiyor muyuz? Çocuklarımıza temel kavramda bir şeyi elde etmenin, bir emek karşılığı olduğunu kavramamız lazım. Bir vizyon yüklemek gerekirse böyle olması kanaatindeyiz ve okulumuzda maksimum derecede bunları öğretmeye çalışıyoruz. Bu temel yapıları anladıktan sonra insan bu sağlam yapının üstüne çok daha iyi bilgi ve becerileri bina edebiliyor” ifadelerini kullandı. İnegöl Altın Nesill Okulları’nın kuruluş süreci hakkında bilgiler veren Halil Şekerci  “Yönetim kurulu ortaklıkları, yönetim kurulu üyelikleri, yönetim kurulu başkanlıkları olsun her gelen arkadaş elinden gelenin en iyisini yaptı. Tabiri caizse biz çınar ağacı gibi büyüdük. Yavaş yavaş ama sağlam büyüdük. Sıkıntılarımız elbette oldu. Konjonktürün değiştiği günler, ekonominin getirdiği zorluklar oldu ama sloganımız olan ‘Sevgi, ilgi ve bilgi’ konusu bizim en olmazsa olmazımız. Şu an ona beceriyi de ilave ettik. Öğretmen arkadaşlarımızla çalışmaktan onur duyuyoruz. Biz büyük bir aileyiz. Öğretmenlik kutsal bir meslek. İnsan, insanın gölgesinde büyüyen bir varlık. Bunu bu salgın sürecinde daha iyi öğrendik. Uzaktan olmuyor. Candan eğitim, camdan eğitimden iyi’’ dedi.

KYOKUSHİN ÜMİT BAYANLAR KATEGORİSİ’NDE BİRİNCİLİK

Ocak ayında Ankara’da düzenlenen Kyokushin 2020 Türkiye Şampiyonası’nda Altın Nesil Okulları 8.sınıf öğrencisi Ebrar Aşır’ın Kyokushin Ümit Bayanlar Kategorisi’ndeki birinciliği hakkında konuşan Halil Şekerci  “Bu kızımız bu konularda çok gayretli, azimli. Ailesi de aynı şekilde ciddi destek veriyor. Kendileri birkaç zamandır bu şeyin peşinde koşuyor. Biz de gücümüz kadar kendilerine destek vermeye gayret ediyoruz. Bu konuyla ilgili Milli Eğitim yapısının esnek olmasında fayda var. Alanı daha genişletilirse, bize müfredat olarak daha çok olanaklar sağlanırsa, daha iyi işler çıkacağı kanaatindeyiz. Kendisinin başarılarının devamını diliyoruz. Biz gücümüz kadar destek olmaya gayret ediyoruz’’ açıklamasında bulundu.

 ‘’PANDEMİ SÜRECİNDE HAK ETMEDİĞİMİZ PARAYI İADE EDERİZ’’

Salgın döneminde eğitim ücretleri hakkında çıkan tartışmaları değerlendiren Şekerci, “Bu konuyu bir buçuk iki ay kadar önce yönetimdeki arkadaşlarımızla tartıştığımızda şöyle bir karar verdik ve yine bu kararın arkasındayız. Yarın yine bir salgın süreci yaşanır yaşanmaz, Allah muhafaza etsin ama biz hak etmediğimiz parayı iade etmekte kararlıyız. Yani siz bizim velimizseniz, böyle bir sorun ortadaysa biz sizi karşımıza alırız, neyi hak edip etmediğimizin kararını beraber veririz, hak etmediysek paranızı iade ederiz. O konuda bir sıkıntımız yok. Biz hesapları yapıyoruz, yemek vermemişseniz, yakıt yakmamışsınız iade etmek zorundasınız. Ama eğitimi hiç durdurmadık. Hatta ve hatta öğrencileri yorarcasına eğitim konusunda üstlerine gittik” diye konuştu.

“YARIŞ ATI DEĞİL İNSAN YETİŞTİRİYORUZ”

Her işin kendine özgü bir nitelik çıtası olduğuna vurgu yapan Şekerci, “Siz bugün okul okul dolaşıp nitelikli bir öğrenciyi birkaç sene okuttuktan sonra, bir tane öğrenci çıkartıp, ‘Yıldız öğrencim var, birinci oldum’ diyorsanız emin olun herkes ne olduğunu biliyor, gülüyor ve geçiyor. Biz toplam kaliteye, toplam başarıya bakıyoruz. Biz okul olarak gerçekten akademik başarıyı ölçü alsak belki yüzde on daha eksik öğrenci okuturuz ama akademik olarak zirveye fırlar gideriz. Bizim diyelim ki yetmiş öğrencimiz var, bunun yirmi tanesinde akademik olarak yeterli başarı çizgisi yok ama biz yarış atı yetiştirmiyoruz. Biz insan yetiştiriyoruz. Biz kendi çizgimizde yürür gideriz. Bizim derdimiz; manen ve madden güçlü, yüksek ahlaklı insan yetiştirmek. Biz 25 yıllık tecrübeye sahibiz. Biz bu işe gönül vermiş bir ekibiz. Velilere tavsiyem şudur, veliler çocuklarından ne beklediklerini ve onları kime emanet edeceklerini iyi hesaplasınlar. Biz işimizi en iyi yaptığımıza inanıyoruz. Ne yaptığımızı, ne yapacağımızı biliyoruz, hızlı hareket ediyoruz, hızlı karar alıyoruz, diri bir ekibe sahibiz. Derdimiz insan dediğimiz yapının en iyi şekilde eğitilmesi, öğretilmesi’’ açıklamasında bulundu.