Halkı için gösterdiği özverilerle hafızalara kazınan, Bosnalı Müslüman Boşnakların lideri ve Cumhurbaşkanı Aliya Izzetbegoviç’in ülkesi Saraybosna’ya uzanan bir iş öyküsü bu.

İnegöllü Eczacı Bahar Canlısoy Sipahi’nin İnegöl’den Saraybosna’ya uzanan bir öykü.

Gezmek amacıyla gittikleri Saraybosna’da Osmanlı’dan kalma İsa Begov Hamamı ve Oteli’ne hayran kalan ve buranın restorasyonu koşuluyla işletmesine karar veren Bahar Canlısoy Sipahi’nin başarıya ulaşan iş öyküsü…

Saraybosna’da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilen İsa Begov Hamamıve otelini İnegöllü Eczacı Bahar Canlısoy Sipahi işletiyor bugün.

* * *

Tito'nun 1980'de ölmesiyle Yugoslavya'da aşırı milliyetçisöylemler yeniden sahneye çıkmıştı bilineceği üzere.

O yıllarda ceza yasasına "ifade suçu" da eklenmişti.

Sırp paramiliter gruplar, kadın ve çocuklar dâhil sivillere yönelik büyük katliamlar yapmıştı.

İnsanlar evlerinden sürüldüğü, kadınlara tecavüz edildiği, İslam'a yönelik ne varsa yok edildiği, toplama kamplarında insanlara akıl almaz işkenceler yapıldığı Saraybosna bu gün özgürlüğün tadını yaşıyor.

Son olarak geçtiğimiz Ramazan ayında kısa bir süreliğine yeniden görme şansı bulduğum Saraybosna’yı tek bir tümceyle anlatmak gerekirse eğer, müzeleri, camileri, kiliseleri, yolları ve eski ama boyalı güzel evleri ile bu şehri, aynı zamanda kültürel çeşitliliğin yani doğu ile batının en güzel bileşimi olarak tanımlamak olası.

* * *

İzzetbegoviç’in,‘silahları sustursa da ülkeye karmaşık bir siyasi yapı getiren Dayton Anlaşması adil bir barış değil, ancak savaşın sürmesinden daha iyidir’dediği Saraybosna’da1995'te sona eren savaşın bilançosunun çok ağır olduğunu, savaşta 200 bine yakın insan öldüğünü, 1 milyondan fazla insanın evini terk ettiği belirtmek gerekiyor. Bosna Hersek halkına uluslararası arenada tanınan, bağımsız ve egemen bir devlet bırakan Aliya Izzetbegoviç’in ölmeden önce son görüştüğü devlet adamının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ve ona ‘Saraybosna’yı size emanet ediyorum’ dediğini de…

* * *

Doğuyla batının bir arada olduğu, farklı bir ambians ile İstabul sokaklarını dolaşıyormuş gibi hissedeceğiniz, bir sonraki sokakta ise sanki Viyana’dasınız algısı alabileceğiniz bir kent Saraybosna.

Bunun nedeni, Bosna’nın, 1400’lü yılların hüküm sürdüğü Osmanlı imparatorluğundan, 1800’lü yılların sonlarında kısa bir süre kontrolü ele geçiren Avusturya-Macaristan’ın etkisinde kalmasından.

Yaşarken, bir kez olsun ziyaret edilip tadılması gereken bir yer Saraybosna.

Dar Arnavut kaldırımlı sokakları, görkemli camileri, nefis yemekleri manzaraları ve süper dost yerlileri ile Saraybosna’nın neden bu kadar turist aldığını anlayabileceksiniz kolayca sanırım.

İnegöllü Bahar Canlısoy Sipahi’nin bu anlamda da şansının yüksek olduğunu, Saraybosna’da görevli Türk yetkililerin destek ve himayelerinde Türkiye’yi layıkıyla temsil edeceğini belirtmem gerek.