Evet yanlış okumadınız.

Artık Bursa bölgesinin en kıdemli ÇÖP MERKEZİ olma yolunda iyi seviyelerdeyiz.

İnegöl’ümüzün mobilyası, kaplıcaları, köftesi ve tarımsal ürün çeşitleri markalarına yepyeni bir boyut geliyor.

Yeni Yörük köy civarında bulunan çöp toplama merkezine kurulduğu günden bu yana İznik ile Yenişehir’in çöpleri getiriliyordu.

Ve bu ilçelere şimdi de Osmangazi ve Yıldırım eklendi.

Konuyu ilk kez İnegöllü sanayici Aptullah Ezim’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımdan gördüm.

Bizim gazeteci arkadaşları sessiz kalmakla eleştiren Ezim, İnegöl insanının (en azından gürültü, trafik yoğunluğu ve görüntü kirliliği) sağlığı açısından için çok önemli olduğunu düşündüğü bir konuyu birkaç kez dile getiriyordu.

Sonra iyi bir İnegöllü olan değerli sanatkâr büyüğümüz Nuri Şekerciler sosyal medya hesabından paylaşımlarda bulundu.

Nuri Bey ironi yaparak tatlı geçişli ama okkalı bir isyanda bulunmuş.

Yazısı aynen şöyle;

 

“İNEGÖL ÇÖPLERİ TOPLUYOR”


“İnegöl’ün Yeni Yörük köyünde bir çöp arıtma tesisi ile santral kurulmuş.
Muhteşem bir olay.

Hem çöplerden kurtulacaksınız hem de elektrik üretip para kazanacaksınız.
Ancak malumunuz santral devamlı çöp isteyen bir kuruluş doğal olarak.
Bu modelin İsveç’te olanı da vardı bildiğim kadarı ile. Lakin İsveç çok fazla çöp üretemediği için yönetim çöp ithal etmek zorunda kaldı ve halktan özür diledi.
Bizim öyle bir özürlük halimiz yok çok şükür. Zira biz çöp üretmeyi seven bir milletiz.
Bu santrala zamanın İnegöl’ün seçilmiş Belediye Başkanı şimdiki Bursa’nın atanmış-seçilmiş belediye başkanı Alinur AKTAŞ kardeşimiz ön ayak olmuş.
Kendisini tebrik ediyorum.
Yeni Yörük köyü çöp alanına şimdi Bursa’nın diğer ilçelerinin de çöpleri işlenmek üzere gelmeye başlamış.
Sanayi canlanıyor.
Neden?
Ee bu kadar ilçenin çöpü ortalama 200-250 kamyon çöp demektir.
Bunların hepsi Güzel İnegölümüz’den geçecek.
Şoförler gelmişken birer İnegöl köfte yeseler köftecilere büyük fayda.
Üstelik bu miktarda bir kamyon filosunun İnegöl-Bursa yolu trafiğine sağlayacağı getiri de inkar edilmez.
Lastiği patlayan, mazotu biten hep buralardan alışveriş edecek.
Ne güzel.
Gelip geçerken de taşıdıkları malzemenin muhteşem kokusu da İnegöl’ün havasına ayrı bir nefaset katacaktır. Eminim.
Bütün diğer ilçeler İnegöl’ün bu fedakarca tutumundan dolayı sanırım İnegöl’e ömürleri boyunca müteşekkir kalacaklardır.
Bu kararlar kime sorularak alınıyor bilmiyorum.
İnegöl’de yaşayan partili partisiz, etkili etkisiz bütün arkadaş ve dostlarımı kutluyorum.
İnegölümüz’e bu ve bunun gibi daha faydalı olacakları yatırım ve olaylarda cansiperane çalışmalarını bekliyorum.
Böyle güzel bir memleketi başka türlü rezil edemezsiniz.
Hepinize helal olsun.
Saygılarımla.”

**

Şimdi bu durumla ilgili değerli yöneticilerimiz elbette açıklamalarda bulunacaklardır.

Beş aydır büyük bir salgınla uğraşan İnegöl halkımızın sağlığı büyük sanayi bacalarında olduğu gibi yine önemsiz bir polemik konusu algısıyla hiçe sayılacaktır kaygısındayım.

Aksi yaşanıp, başka ilçelerin çöplerini artık almayacağız açıklamaları gelirse şapka çıkarırız.

Yüz bine yaklaşan akciğer enfeksiyonu hastasının olduğu İnegöl’ümüzde böyle delikanlı işler zor olur ama olur mu olur.

Yalnız bu işin mutlaka ekonomik bir boyutu vardır.

Tüm diğer değerleri hiçe sayacak önemli bir katkısı olmalı.

Ve zaten Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş bir açıklamasında;

“İnegöl’deki katı atık tesisinden şu anda yıllık 8.5 milyon TL’lik gelir elde ediliyor, çalışmalar tamamlandığında bu rakamın yıllık 20 milyon TL’ye çıkacağını bu şekilde, büyük ölçekli bir çevre yatırımını daha akılcı bir sistemle hayata geçireceğiz. ŞEHRİN BATISINDAKİ çöp kamyonlarının neden olduğu TRAFİK, GÜRÜLTÜ VE GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ bir miktar azalmış olacak. Yüklenici firma tarafından inşa edilecek entegre tesis, yaklaşık 130 milyon TL’ye mal olacak. Tesisin ilk aşaması, bu yılın sonunda tamamlanacak" diyor.

**

 

Şehrin batısı trafikten, gürültüden ve görüntüden kurtulacak ama doğusu?

“Ne yapalım şehrin bir yönü etkilenecek yapacak bir şey yok” ifadelerini duyar gibiyim!

**

Son olarak;

Sevgili Nuri Şekerciler ve Aptullah Ezim’in sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımların altına tutarsızca gazetecileri eleştiren arkadaşlara da bir dikkat çekelim.

Bak yorumcu arkadaş;

Hakkı üstün tutan ve hiçbir güç sahibinden zerre medet ummadan işini yapan gazeteciler hala var merak etmeyin.

Haklı reklam gelirleri bir telefonla haksızca ve kalleşçe iptal ettirilmesine rağmen işini yapmayı kutsal bir görev olarak addetmiş değerler hala var.

Bir dilim ekmeğe muhtaç kalmasına rağmen tetikçilik yapmamış adam gibi adam gazeteciler hala var.

En yakınlarından,  artık sen de gerçekleri yazmaya çalışma, iki yalakalık yap kap parayı telkinleri yüzünden onlarla arasını açmasına sebep olmasına rağmen duruşundan taviz vermeyen gazeteciler hala var.

Ayrıca sanki daha önce birçok konuda bedel ödeme pahasına haber yapan, yazılar yazan gazetecilere çok sahip çıktınız da şimdi eleştirme hakkını kendinizde buluyorsunuz!

Siz de bari en azından bazılarını ayırt etme erdemini gösterin.