“Nasıl güzel konuşurum, Türkçemi geliştiririm, nasıl güzel yazarım?’’ diye soranlara tavsiyem hep aynıdır:

‘’Şiir okuyun’’

*******************

Lise ve üniversite yıllarımda ne çok şiir kitabı aldım. Şiire en düşkün olduğum dönemdi.

Şiir okumayı da dinlemeyi de tutkuyla severdim. Hatta bir ara, sevgili dostum Ünal Özfuçucu ile,karlı bir kış öğleden sonrasıoturmuş bir şiir kaseti kayda almıştık. Müzikleri beraber seçmiş, ben şiirleri okumuştum; fondaki müzikler klasik müzik parçalarıydı.

***********************

Yıllardır güzel bir alışkanlığım var her gün bir film izliyorum, bir şiir okuyorum ve bir konçerto dinliyorum.

Şu salgın günlerinde dayanma gücümü arttırdı, moral verdi bana bu alışkanlığım.

Bir sanat inzivası içinde güzellik duygusuyla sarmalandım.

***************************

Bu gün mesela Behçet Necatigil’den‘’Gizli Sevda’’yı okudum;

‘’Hani bir sevgilin vardı/ Yedi sekiz sene önce,/Dün yolda rastladım/Sevindi beni görünce. / Sokakta ayaküstü/ Konuştuk ordanburdan,/Evlenmiş, çocukları olmuş/ Bir kız, bir oğlan. / Seni sordu/ Hiç değişmedi, dedim/ Bildiğin gibi…Anlıyordu ./ Mesutmuş, kocasını seviyormuş,/ Kendilerininmiş evleri../Bir suçlu gibi ezik,/Sana selam söyledi.’’

Sevgili okurum,bir tavsiyede bulunayım: Behçet Necatigil’in kendi seçtiği şiirlerden oluşan ve Can Yayınları’ndan çıkan ‘’Sevgilerde’’yi alabilirsiniz

 

AZ İNSAN ÖZ İNSAN

 

Pulutarkos’un şu sözü küpedir kulağıma:

‘’Issız yerlerde kendin için bir alem ol.’’

İnsanlar bencilleşti, kültürsüzleşti, kabalaştı. Çıkar odaklı hayatlar yaşanıyor.

Öyle oluncada içime çekildim. Kendime sanatın ihtişamıyla dünyalar kurmaya çabalıyorum.

Az insan öz insan.

**************************

Mozart’ın23. Piyano Konçertosunu dinleyeceği birazdan, en sevdiğim piyanistlerden Vladimir Horowitz’in yorumuyla. Horowitz’e eşlik eden La Scala Orkestrası’nı Carlo Maria Giuliniyönetiyor.

Her dinleyişimde yepyeni güzellikler keşfederim bu muhteşem eserde veMozart’ın dehasına bir kere daha hayranlık duyarım.

Hele de konçertonun ‘’Adagio’’ bölümü.

Notalardan yayılan derin hüzünbeni alıp götürür; yazılmış en güzel müziklerdendir.

Dünyaya şaşarım; bir yanda insanın böylesine inanılmaz bir güzellik yaratabilme yeteneği; diğer yanda işkenceler, tecavüzler, cinayetler, savaşlar, soy kırımlar, komplolar.

*************************

Akşama da programımda Yılmaz Güney’den ‘’Yol’’ filmini bir daha izlemek var.

1982 Cannes Film Festival'inde büyük ödül Altın Palmiye'yi kazanan ‘’Yol’’ filmini Yılmaz Güneyhapishaneden yönetmiştir ve Şerif Gören'e neyin nasıl yapılacağı hakkında bilgiler vermiştir.

Film uzun süre yasaklanmıştı; akıl alacak iş mi sanata yasak, sansür; sanatçıya, düşünen, yaratan insana baskı.

 

HÜZÜN SENFONİSİ

 

Değerli okurum Güler Erdem bir şiir kitabı yayınladı; adı da ne güzel: ‘’Hüzün Senfonisi.’’

Güler Erdemaslen Konya Ereğli’li; Bursa’da bir sigorta şirketinde çalışıyor.

Bir emekçi olan Erdem’in şiire, güzelliklere de emek vermesini takdirle karşılıyorum.

 

************************************

Zinde Yayınevi’nce basılan ‘’Hüzün Senfonisi’’ndenbir şiirle yazımı noktalayayım:

ÇARESİZLİK

‘’Kimseye yetemiyorum/ Bir tarafım ateş/ Bir tarafım buz/ Kalbime diyorum/ Yeter artık biraz sus/ Kimi derdime derman/Kimi yareme tuz / Kala kalıyorum öylece /Çaresizce sus pus/Günlerim kederli/ Gecelerim uykusuz/ Bir gün yaşamadım ben/ Öyle mutlu dertsiz kaygısız/ Hep idam ettiler hayallerimi/ Sualsiz sorgusuz./Mahkemeler kuruldu/ İnfaz edildim savunmasız yargısız.’’