Günümüzde teknoloji çok işe yarıyor. Her ne kadar, bazen şikâyetçi olsak da bu günlerimiz için bulunmaz bir nimet gibi oldu. En başta internet ve ona bağlı olan tüm teknolojik ürünler ilk sırada bireysel hayatımız için ancak toplumsal hayatımızda da teknoloji adeta olmazsa olmaz bir hal aldı.

Evde dışarı çıkamadığımız şu günler de sadece ülkemiz de 13 milyon civarında öğrenci okula gidemezken teknoloji, eksik de olsa eğitim imkânı sunabildi. Ve bu imkân aynı zamanda yeni fikirlere vesile oldu. Şu günler de sadece uzaktan eğitim değil, sadece internet ve sanal ortamda eğitim verecek okullar konuşuluyor. Muhtemeldir yakın zamanda bu konuda adımlar atılacaktır. Tabi böyle bir eğitim sisteminin başlaması ülkeler arasında ki sınırları ortadan kaldıracaktır. Daha da önemlisi eğitim dünyanın her yerine aynı seviyede sunulacaktır.

Kişisel olarak bu virüs ortamında evde zaman geçirebilmek için yine internet ve ona bağlanabilen cep telefonları, bilgisayarlar ve artık internet TV’leri vazgeçilmez nimetler oldu. Bu konuda yeni fikirler yok tabi ki ancak özellikle klasik Televizyonculuğun tahtı zaten kaç zamandır sallanıyordu, şimdi iyiden iyiye yıkılmaya yüz tutmuş durumda. Başta Netflix olmak üzere sadece internet üzerinden TV yayını yapan kuruluşlar kendi kanallarına özel diziler ve sinemalar yapmaya başlayalı hayli zaman olmuştu. şimdiler de o diziler en çok izlenenler arasına girmiş durumda.

Cep telefonları ve sosyal medya yine en büyük eğlence ve zaman imha aracı olarak kullanılmaya devam ediyor. Eskiden çok şikayet ettiğimiz cep telefonu kullanım süreleri şimdilerde katlanmış durumdadır ancak eskisi kadar şikayetçi olmuyoruz. Hatta eski sokak hayatımızı kimselere örnek göstermiyor ve cep telefonlarından insanları uzaklaştırmayı pek teşvik etmiyoruz çünkü şu aralar yapılabilecek çok fazla bir şey yok.

Tabi teknolojini bu kadar önem kazandığı şu günlerde devletler de bu konuda ki eksikliklerin farkına varıyorlar. Ülkemiz teknolojiyi son derece iyi kullanıyor olmasına karşın özellikle uzaktan eğitimde iyi bir başarı veremedi. EBA (Eğitim Bilişim Ağı) ile oluşturulan fikir mükemmele yakın olmakla birlikte altyapıdaki yetersizlik bu iyi fikri uygulama olanağı pek sunmadı maalesef. Sayın Bakanın okulların uzaktan eğitim ile telafi edileceğini söylediği ilk günlerden bir hafta sonra sistem alt yapı yetersizliğinden çöktü. Sonraları sadece 7.nci ve 12.ci sınıflar için tam anlamı ile kullanılabilmesinin yolu açıldı. Geri kalan sınıflarda bu sağlanamadı.

Devletimizin yıllardan beri adım adım geliştirdiği e-devlet sistemi ise nispeten çok daha hazırlıklı idi. Özellikedevlet kurumlarının nerede ise %80’i e-devlet üzerinden yapılıp onaylandı. Başta nüfus işlemleri olmak üzere, İŞKUR, Sosyal Yardım Başvuruları, SGK ile ilgili bilgiler, Kısa Çalışma Ödeneği gibi en çok kullanılanların başında geldi. bunlar ile beraber, bazı izinler, ve birçok bakanlık ile ilgili başvurular e-devletten sağlandı. Ancak Covid 19’un nerede ise sistemleri perişan ettiği bu dönemde bir nebze de olsa sorunları uzaktan çözebilen böyle bir sistemin de eksiklikleri ortaya çıktı.

Tüm bu yaşananlar ise başka bir eksikliği ortaya çıkardı. Gelişmiş olan teknolojinin uzmanları yeterli değildir. Kalifiye yani uzman bilişim uzmanları piyasada bulmak nerede ise imkânsız hale gelmiş. Tabi ülkemiz bu konuda büyük bir adım attı bir milyon yazılımcı yetiştirmek için bir program başlattı ve başvuruları almaya başladı. Sonuçlanan başvurular neticesinde gerçek anlamda yetişmiş uzman bir milyon kişi gerçekten iyi değerlendirilebilirse ülkemizin teknoloji açığı çok kısa zamanda kapatılabilir.  Öyle ki, ülkemizdeki teknoloji açığı cari açıktan çok daha büyük bir problem…