Özel haber / Nagehan Çalışkan

İnegöl İlçe Başkanı Fikret Fidan’ın yeni üyeleri il yönetimi ile buluşturduğu etkinlikte; Genel Başkan Yardımcıları ve Bursa Milletvekilleri Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu ve Ahmet Erozan’ın da katıldığı toplantıda Bursa gündemine damga vuran çıkış yapıldı. İl Başkanı Yahya Bahadır ve yönetiminin de hazır olduğu toplantıda Türkiye ve Bursa fotoğrafı çekildi.

“Mevcut Borç 6’ya Katlandı!”

Kalkınma Politikaları Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu; “İnegöl’e Sayın Fikret Fidan ve yönetimine başarılar, yeni üyelerimize de hayırlı olsun diyebilmek için biraz erken geldik. Yetkili odalarımızı ve esnafımızı ziyaret etme fırsatı doğdu. Bu görüşmelerimizde İnegöl’ün Bursa’dan ve Ankara’dan istekleri konusunda bazı fikirlerinde olgunlaşmasına vesile olan gelişmeler oldu. Biz bu siyaset yoluna çıkarken, kadrolarımıza çocuklarımıza daha İYİ bir Türkiye bırakacağımıza söz vermiştik. Geçmişe dönüp baktığımızda Bursa’da 1906’larda 450 bin nüfusa karşı 7 milyon baş kayıtlı besi hayvanı varmış! 2000 yılında da tüm Türkiye’nin çiftçi borcu 2,5 milyar civarındaymış. 1900’daki varlıktan, 2020’ye geldiğimizde çiftçinin borcu 45 kat artmış! 137 milyar dolar hali hazırda genel borç var. Bir önceki kalkınma planına göre gelir düşmüş, borç 6’ya katlanmış. Kimin borç? Çiftçinin!” şeklinde konuştu.

“Tarım Politikamız Yok!”

Tatlıoğlu; “Tarım Kredi, çiftçiye açtığı kredi oranındaki faiz konusunda bankaları katladı. Çiftçinin geliri borcunu ödemeyecek kadar düştü. Hani bunun maliyeti hani bunun girdisi diyeceğiz ama bunu açıklamayacak noktadayız. Bir Türkiye düşünün, savaştaki Suriye’den 20 bin ton arpayı peşin ödeyerek satın aldı. Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile birlikte Türkiye kötü yönetilme baremini aşmış, yönetilememe noktasına getirilmiştir. Türkiye’nin tarım envanteri bile yok. Ne kadar buğday ekildi? Ne kadar koyun var bilinmiyor! Bunu olsa olsa hesabı ile yapıyorlar! Türkiye’nin en büyük ovalarından olan Muş Ovası 80 kilometreye 40 kilometre derinliğe sahip ve şekerden karpuza kadar yetişmeyen tarım ürünü olmamasına rağmen gelir noktasında iller arasından sondan 3’cülüğü yıllardır hiçbir vilayete kaptırmıyor! Nasıl oluyor bu! Türkiye’de 30 çeşit meyve-sebze yetiştirdiğin halde gelir noktasında sırtın yerden kalkmayacak” ifadelerini kullandı.

“Kendi Halkı İşsiz İse Gelen Faturayı Nasıl Ödesin!”

Tatlıoğlu; “Un var, şeker var, yağ var, aşçı var, ama buradaki aşçı yemek işiyle değil, müteahhitlikle ilgileniyor! Türkiye’de bizdeki rakamıyla 5 milyon Suriyeli var. Resmi rakamla 3 milyon 600 bin. Ancak ne yazık ki; devletin resmi makamları dahi gerçek Suriyeli rakamından bihaber! 5 de deseniz aynı 6 da deseniz aynı. 2008 yılında milli gelir 10500 dolar iken bugün 8 bin dolar bile değil! Neden? Türkiye’de 1,5 milyon Suriyelinin çalıştığını komisyonda sayın bakan söyledi. Çalışınlar bizde isteriz çalışmalarını. Ama onlar çalışırken Mehmet işsiz kalmış nasıl olacak bu iş! Mehmet çalışmazken elektrik faturası gelmiş! Nasıl ödeyecek. Bir dairenin toplam gideri kira ise 2 bin lirayı buluyorsa çalışmayan Mehmet bunu nasıl ödesin! Türkiye’ye gelen Suriyelilerden sadece 500 bini güvenlik yani çatışma nedeniyle gelirken 4 milyonu ekonomik nedenler ile Türkiye’ye gelmiş. Bunu nereden anlıyoruz. Her dini bayram yaşanan sınır hareketliliğinden. Gittiği yerde hala çatışma riski olsa neden bayramda Suriye’ye geçsin! İnegöl’de yapmış olduğumuz incelemede giderek varoşlaşan bir İnegöl gözlemledik. Türkiye’nin dinamik kadroları, memurları ve işçileri, esnafı, çiftçisi ile biz yönetime geldiğimizde ufkunu açmış olacağız. Türkiye ne zaman yüzünü güneşe dönerse o zaman içinde düştüğü buhrandan da kurtulmuş olacaktır” dedi.