Covid 19 sürecinde Ülkemiz genel anlamda başarılı olsa da bazı yerlerde eksik ve bazı konularda da hata yaptığı bir gerçektir. Bu gün vaka ve ölümlerimizin bu kadar yükselmesinde yapılan hataların ve eksik yapılan işlerin çok büyük payı var.

Covid 19 çinde ilk ortaya çıktığında ve yayılma hızı ile ilgili olarak peş peşe haberler gelince ve hızla diğer ülkelere yayılıp o ülkeleri de perişan edince Türkiye durumu erken fark edip tedbirler almaya başladı. Bu tedbirlerin bazıları çok yerinde iken bazıları çok eksik kaldı. Yerinde alınan tedbirlerden dolayı virüsü ülkemize geç girdi. Ancak virüsün ülkemize gireceği yerler başta doğru tespit edildiyse de zaman geçtikçe virüsün yayılma hızı dikkate alınmadan hareket edildi ve bazı ülkelere olan kapılar çok geç kapatıldı. Şimdi madde madde süreç boyunca yapılan iyi şeyler ve hata ve eksik yapılanları sıralayalım

İlk yayıldığında,

  • Başta Çin olmak üzere virüsün dolaştığı ülkelere olan gidiş ve gelişler durduruldu, komşu ülkelere olan kapılar kapatıldı. Bu yüzden de İran’dan nerede ise hiç virüs taşınmamış oldu.
  • Yine başta havaalanlarımız olmak üzere Ülkeye giriş çıkış olan hemen tüm kapılara Termal Kameralar konularak ateşi olan yolcular tespit edilmeye çalışıldı. Böyle birinci derece hasta olanlar kapılardan içeri alınmamış oldu.
  • Peyderpey virüsün dolaştığı tüm ülkelere olan uçuşlarımız ve sınır kapılarımız kapatıldı hepsi de zamanında oldu ancak başta ABD olmak üzere bazı Avrupa ülkelerine olan uçuşların durdurulmasında çok yavaş davranıldı. Böylece Avrupa’da bir hayli vaka taşınmış oldu.
  • Suudi Arabistan’da vaka tespit edildiği günden neredeyse bir hafta sonra Umreden gelenler ile ilgili tedbirler alınmaya başlandı, oysa daha önce dönen umreciler özellikle Anadolu şehirlerine bir hayli virüs taşımış oldular. Milletimizin Umrecileri ziyaret etmeleri de yayılmaya hayli katkı sağladı.

İlk vaka tespit edildiğinde ve sonrasında,

  • İlk vaka tespit edildiğinde ve sonrasında filyasyon (temas takibi) denilen uygulama eksik yapıldı. İlk vakaların tespitinde hazırlıksız yakalanıldı.
  • Rize’de Avrupa’dan gelen 70’li yaşlarda bir vatandaşımızın 70 kişiye daha virüs bulaştırdığı tespit edildi. Bunların bazıları doktor ve hemşireler idi.
  • Ülkemize virüsün taşınmış olabileceği göz ardı edildi. Öyle bir hava yaratıldı ki sanki alınan önlemler yüzde yüz başarı sağlamış ve virüs ülkemize girmemişti. İlk vakadan çok kısa süre sonra rakamların katlanarak artması durumun hiç de öyle olmadığını ortaya koydu.
  • Hele ABD ile uçuşlar son ana kadar durdurulmadı ve oradan gelen hiçbir vatandaşa tedbir uygulanmadı oysa ABD virüsle tanışmıştı ancak yetkili hiçbir ağız bunu açıklamamıştı. Ölümler artınca ABD virüsün varlığını kabul edip açıklamaya başladı.
  • Son olarak en büyük eksik test merkezlerini artırmada ve test sayısında çok çok yavaş hareket edildi. Oysa Güney Kore bu konuda çok hızlı davrandı ve çok kısa sürede vakaları tespit edip izolasyonlarını sağlayarak hızlı yayılmanın önünde geçmişti.

Artılarımız ise,

  • İlk günden itibaren alınan tüm tedbirler yerli yerinde idi. Eksikleri vardı ama durumu ciddiye alan sayılı ülkelerin başında geliyorduk ve tüm dünyaya örnek oluyorduk.
  • Çok kısa sürede sağlık bakanlığı bünyesinde “Bilim Kurulu” oluşturuldu ve ancak bu virüs ile mücadele ancak uzman kişiler ile beraber yapılacağı gösterildi.
  • İlk vakalar tespit edildikçe ve yeni tedbirler uygulamaya alındı ve özellikle faydalı olacağı tespit edilen başta “hidroksikolorokin” içeren ilaçlar tüm Ülke içerisinde toplatılarak Bakanlık Bünyesine alındı ve bu gün bu ilaçların çok çok faydası görülüyor ve yeterince stok var.
  • Yine Çin’de ve diğer bazı ülkelerde faydası görülmüş antiviral olan bir ilaç yeteri miktarda ve zamanında ithal edilerek bu gün çok rahat bir şekilde hastalarımızda kullanılacak seviyede olması iyi oldu. Nitekim o ilaç şimdiler de yok satıyor, bir çok ülke parası ile ilacı bulamıyor.
  • Başta konu ile ilgili en temel bilgi Çin’den gelmişti ancak Çin’in sunduğu bilgileri ile ülkemizde karşılaşılan verilerin bir kısmı uyuşmadı. Bu konuda başta bilim kurulu olmak üzere ülke genelinde tespit edilen durumlar bilim kurulu tarafından değerlendirilip kendimize özgü bir kılavuz çıkarıp o yönde hareket edildi.
  • Böylece hem tedavi yöntemlerinde hem de vaka tespitlerinde kendimize özgü yöntemler ile en doğru sonuçlar alınmaya başlandı. Özellikle daha önce toplatılan ilaçlar ile ithal edilen ilaçların kullanım zamanları ve şekli Çin’den ve diğer dünya ülkelerinden farklı şekillerde kullanıldı ve büyük başarı sağlandı.

 

Şimdi en büyük beklentimiz ise tüm bu başarıların yanında ülkemizin Dünya’ya tedavi konusunda model olması ve bu tedavideki başarısına yakışır bir şekilde hem tedaviye yönelik bir ilacın bulunması ve yine ülkemize yakışır şekilde aşının da bulunmasıdır. Ülkemizde hem aşı ve hem de tedavi edici ilaç keşfedecek bilgi ve birikim mevcuttur. Bunu başaracak altyapı da bulunmaktadır. Bunu başaracağız, savunma sanayinde başarmıştık Tıp alanında da başaracağız inşal