Yerel seçim döneminde göz yumulan kaçak yapılaşmaya dur diyebilen kimse çıkmadı.

1970-1980 yıllarında kaçak yapılaşmanın merkezi haline gelen şehrimizin bugünlerde içler acısı derecede olduğu görülmektedir. Zamanla kent imarıyla planlamalarla kontrol altında tutulmaya çalışılsa da, kaçak yapılaşma her geçen gün hız kesmeden devam ettiği görülmektedir. Yeşil Şehir olarak anılan Bursamız, maalesef dünyada ve Türkiye’de beton şehir olarak anılmaya başlanmıştır. Son altı aylık zaman diliminde Bursa Ovası’nda kaçak yapılaşmanın çoğaldığını gözardı etmemek gerekir.  Genel yöneticiler sık sık kontrol etmelerine rağmen dağlık bölgelerde kaçak yapılaşmaların çoğaldığı görünüyor. Uyduyla yapılan kontrolün daha sık yapılması gerekmektedir. Hızla göç alan şehrimizin kaçınılmaz kaderiyle mücadele durmadan devam etmelidir. 2035 nüfusunun 4 milyon kişiye ulaşacağı tahmin edilen Bursa’da yerleşim yeri, yaşam ve sosyal alanlara ihtiyaç hasıl olacağından sürekli çalışma yapılması gerekmektedir. Bursa’da en çok göç alan ilçelerin Osmangazi, Nilüfer Yıldırım olduğu  herkes tarafından bilinmektedir.

Çarpık kentleşme ve yapılaşmanın önüne geçmenin en kolay basit bir yönetim ve şehircilik anlamında büyük bir başarı katkı sağlayacaktır

 

Yerel yönetimi daha fazla çalıştaylar yaparak kentimize katkılar sağlamaya davet ediyorum. Yılların kanayan yarası Yeşil Bursa’nın  yamaçlarına yapılan kaçak yapılaşma acil çözüm bulunması gerekir.

Not: Kaçak  yapılar ülke ve insana zarar verir...