Montrö Boğazlar sözleşmesi 20 Temmuz 1936 da Türkiye, İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği, Japonya, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya tarafından imzalandı. İki sene sonra İtalya da bu sözleşmeye katıldığını açıkladı.

Bu sözleşmenin ana teması bütün ticaret gemilerinin boğazlardan geçişlerinin hiçbi kısıtlamaya tabi tutulmamasıdır. Ancak Türkiye’nin de taraf olduğu savaş durumlarında ve Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin donanma bulundurma ve varlık süreleri ile tonajı ve bulundurabileceği silah ve mühimmatları için sınırlama ve yasaklar içermektedir.

Bugün iktidarın en fazla ve haklı olarak dillendirdiği konu, İstanbul Boğazından geçen gemilerden bir gelir elde edememekten yakınmaktadır. Sözleşmenin imzalandığı tarihteki ticaret gemilerinin, hacmi, taşıdıkları yükler ve büyüklerin tehlikelilik oranı, İstanbul’un her iki yakasında yaşayan büyük nüfus artışları ve sahili birbirine bağlayan yolcu gemilerinin artışı gibi bugün aleyhimize değişen konular ileri sürülerek sözleşmenin 2 ncimaddesi  gereği alınacak harç ve rüsumları güncelleştirmek  mümkündür.

Sözleşmenin 2. Maddesine göre, Türkiye fener, tahliye ve sağlık hizmetleri için İstanbul boğazından geçen gemilerden ücret alabilir. Bu ücret miktarı da sözleşmeye ek 1 madde de ton başına 1.20 altın franktır. Sözleşmenin yapıldığı tarihlerde bu miktar üzerinden her yıl yüz elli milyon dolar gelir elde edilebiliyordu. 1936 ve 1937 yıllarına göre bu miktar iyi bir para idi. Bu oran1982 yılında güncelleştirilmiş ve gelir yıllık 10 katı artmıştır. Ancak Türk hükümetinin güncel hale getirdiği bu miktara İngiltere, Rusya ve Yunanistan itiraz edince Türkiye bu gelir kaleminin %25 ine razı olmuş ve uygulama bu şekilde günümüz de devam etmektedir. Pekala bugün ülkemiz,  boğazın iç trafik yoğunluğu, İstanbul’un nüfusu, ticaret gemilerinin devasa boyutlara ulaşması ve doğalgaz ve petrol tankerlerinin geçişteki tehlike ve riskleri ileri sürerek, sözleşmenin ek 1. Md.sindekigelirini en az on beş yirmi kat artırabilir. Bu itibarla Türkiye İstanbul boğazından geçişlerden bir gelir elde etmek istiyorsa bu yolu denemesi gerekirdi.

Kanal İstanbul’un yapılmasını bugün en fazla ABD ister, zira Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin Karadeniz de bulundurabilecekleri toplam gemilerinin tonajı sözleşmenin 18. Maddesine göre barış zamanında 30 bin tondur. Aynı zaman da savaş ve barış durumlarına göre 8 ve 21 günle sınırlıdır. Ayrıca her halükarda üzerlerinde ağır silahlar bulundurmamaları da gerekir. Böyle olunca ABD gemilerinin hiçbirisinin Karadeniz de seyretmesi mümkün olmamaktadır. Zira ABD donanmasının bir tek gemisi bu tonajı aşmakta, ağır silahlardan arındırılmış tek bir savaş gemisinin Karadeniz de dolaşması da ABD yönünden bir anlam ifade etmez. Hele hele uçak gemilerinin geçmesine hiç imkan yoktur.

Devam edecek…