Huysuz Show, Popstar Türkiye, Huysuz'la Dans Eder misin? Benzemez Kimse Sana gibi televizyon programlarında sunuculuk ve jüri üyeliği yapan; kantolara hayat veren;  çıktığı gazino sahnelerine ışık saçan; insanları güldüren, eğlendiren;esprileriyle silkeleyenSeyfi Dursunoğlu’nun (Huysuz Virjin) vefatını öğrendiğimde içimde bir şeyler koptu gitti.

********************************

Pop kültüründen hoşlanmasam da severdim Huysuz Virjin’i. Onu ayrı bir yere koyardım;pop kalıbına sığdıramazdım.

Kendine özgüydü, alanında benzersizdi, ilkti;Anadolu’nun köklü mizah ve komedi geleneğinin modern bir halkasıydı.

Seyfi Dursunoğlu Huysuz Virjinkarakterini yaratarak Türkiye’nin DragQueen’i olmuştur. Eğlence veya moda için genellikle abartılı feminen tavırlar ve toplumsal kadın rolleri benimseyerek kadın kıyafetleri giyen DragQueen kişilikler genellikle erkekler tarafından yaratılır.

*******************************

1970'li yıllarda ramazan eğlenceleri düzenlemeye ve kantolar söylemeye başlayan Dursunoğlu;Huysuz Virjin karakterini İstanbul Kulüp 12'de çalışırken oluşturur. Her yıl İzmir Fuarı'nda sahneyi Türkiye'nin tanınmış solistleriyle paylaşır ve TRT'de Öztürk Serengil'in yarışma programında esprili cevaplarıyla ününü iyice büyütür.

O artık popüler sanatın zirvesindedir.

Huysuz Virjin’in sahne enerjisi,sesinin alaycı tınısı;sönmeyen neşesi; zehir gibi zekasından beslenen, hayat deneyimiyle katmerlenen ironisi;şen şakraklığı; rengarenk kıyafetleri, saçları;sanatına duyduğu saygı; seyircine gösterdiği nezaket ve onlarla kurduğu bağ  unutulur mu.

Bana varoluş enerjisi yüklerdi Huysuz’u izlemek.

Vefatından sonra yazılanlara bakıyorum; değişik kesimlerden geniş bir sevgi ve takdir çemberi oluşturmuş.

 

MUHAFAZAKÂR BİR TOPLUMDA HUYSUZ OLMAK

Kolay mıdır muhafazakâr yanı ağır basan bir toplumda Huysuz Virjinolmak ?

Bakın bu konuda ne demiş Seyfi Dursunoğlu bir söyleşisinde:

"RTÜK tarafından... Kadın kılığında çıkmama itiraz etti yıllar sonra. Kırgınlığım yok. Hem boş ver, ben unumu eledim, eleğimi astım. Zaten artık Huysuz olarak değil Seyfi olarak çıkıyorum. Müslüman bir ülkede böyle bir şovu bu kadar yıl yürütebilmek çok zor işti. Tutuculara da kabul ettirebildim, büyük keyif benim için. Neticede yapılan bir şaka, güldürü..."

Sansür ruhumuza işlemiş ne yazık ki.

Trabzon’da doğmuştu; İstanbul’a göç etmişmuhafazakâr bir ailede baba baskısıyla büyümüş, babanın arzusuyla askeri okula başlamıştı.İngiliz Filolojisi'ni yarıda bırakıp SSK'da devlet memuru olarak 18 yıl boyunca çalışmıştıSeyfi Dursunoğlu.

Ve sonunda,bastırdığı asıl kişiliğini, duygularını özgür bırakmış;kendi olmaya karar vermiş biridir benim gözümde Huysuz Virjin.

En çok da bu yanına saygı duyuyorum; yeni bir hayata başlamaya kendi olmaya karar verişine.

Şöyle bir bakın etrafınıza;  istemediği gibi yaşayan, olmadığı kişi gibi davranan, hayatına yazık eden ettirilen ne çok insan var.

Seyfi Dursunoğlu bu bağlamda benim için bir özgürleşme hikâyesidir.

 

GÖNÜL YÜCELİĞİ

Ve şu yüce gönüllülüğe şu cömertliğe  bakar mısınız:

Seyfi Dursunoğlumirasını Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne bırakmış; bedenini tıp fakültesine bağışlamıştır.

**********************

Ruhun şad olsun Huysuz Virjin.

Şen kahkahaların yıldızlarda yankılansın.

Ne vakit bir kanto işitsem ilk sen geleceksin aklıma.