AVM’lerin Bursa ovasında mantar gibi bitmediği yıllardı; mahalle bakkalından, kasabından, manavından alış veriş yapardık.

Mavi Köşe Bakkalı Ahmet Bora (Bursa futbolunun unutulmaz ismi Hasan Bora’nın ağabeyiydi) Adalet Partiliydi Tercüman okurdu; ailem CHP’liydi Cumhuriyet okurdu ama bu samimi muhabbetimize, ondan alış veriş yapmamıza, komşuluk hukukumuza engel değildi.

******************

Bisküvi arasına lokum ezer; onları bir peçeteye sarar; beş vitesli çağla yeşili Bisan bisikletime atlar; Mavi Köşe bakkalının yanındaki duvara bisikletimi dayar; Ahmet Amca’dan bir soğuk Uludağ Gazozu alır, açacakla açar; gazozdan dağılan dumana hayran hayran bakar, mantarlı gazoz kapağını cebime koyar; dükkânın önündeki hasır tabureye oturup lokumlu bisküvileri Uludağ Gazozu içerek yemeye bayılırdım.

Bazen gönüllü çıraklık yapardım Ahmet Bora’ya. O namazını kılarken gelen müşterilerle ilgilenir; alacaklarını verir; deftere yazdıranların da defterlerine aldıklarını yazardım.

Veresiyeciler ve peşinciler vardı o vakitler. Veresiye defterleri rafa çakılı çengellerde yan yana dururdu.

************************

Ahmet Bora bana Tercüman gazetesindeki güreş tefrikalarını okuturdu.

Ben tefrikaları okurken, Ahmet Bora; kispetini giymiş, yağlanmış, er meydanı Kırkpınar çayırında güreş tutmuş gibi olurdu. Mimiklerinde, gözlerinin ışığında o hayalin sevinci heyecanı belirirdi.

Koca Yusuf; Kel Aliço; Adalı Halil;  Kurtdereli Mehmed Pehlivan; Çolak Mümin; Hergeleci İbrahim ve nice pehlivan yanı başımızdaydı sanki.

Hatıralar hatıralar, hatıralar. İnsan hatırladıkları kadar değil midir?

 

“KARA PANTER’’

İçim nasıl yandı.

Reşit Karabacak erkenden uçup gitmiş yalan dünyadan. O benim efsane güreşçimdi.

Yiğit namıyla anılırmış; “Kara Panter’’ denirdi Reşit Karabacak’a.

Çünkü Karabacak, panter gibi güçlü kuvvetliydi ve güreş başlar başlamaz rakibinin üstüne üstüne gider, yüksek kondisyonuyla ona soluk aldırmaz, minderi dar ederdi.

Hatta bir defasında SSCB antrenörü Yuri Şahmuradov güreşçisinin ezildiğini görüp mindere havlu atmıştı.

*****************************

Karabacak, 11 yıl boyunca madalya kazanamadığımız bir süreçte; 1983’de,Macaristan’da yapılan Avrupa Serbest Güreş Şampiyonası’nda 82 kiloda altın madalya almış ülkemize büyük sevinç yaşatmıştı.

Milli takım antrenörü olarak güreş sporuna unutulmaz katkıları olan Karabacak, kısa bir dönem yağlı güreş de yapmış Kırkpınar’da üçüncü olmuştur.

 

Ülkemize güreşte ilk Avrupa Kulüpler Şampiyonluğu'nu 1976 yılında Yugoslavya'nın Koçani kentinde Avrupa Şampiyonu olan Tofaş Spor Kulübü getirmiştir. Antrenör Muharrem Atik’ti ve Reşit Karabacak 74 kiloda güreşmişti.

*******************************************

Reşit Karabacak bakın Bursa’yı nasıl da sevmiş:

Eski milli güreşçi ve eski Güreş Federasyonu Başkanı Ahmet Ayık, Karabacak’ı Ankara’da şampiyon güreşçiler mezarlığına defnetmek istediklerini ancak Karabacak’ın Bursa’ya gömülmeyi vasiyet ettiğini belirtiyor.

******************************

Erzurum’da doğan, İzmir’de Tekel Spor Kulübünde güreşe başlayan, Bursa Tofaş Spor Güreş Takımının sporcusu olan Reşit Karabacak Bursa’nın büyük gururudur.

Onu Bursa Atatürk Spor Salonu’nda güreşirken izlemek büyük onur ve mutluluk benim için.

Ruhu şad olsun “Kara Panter’’in.

 

NOT: Yazımı hazırlarken Hürriyet Gazetesi’nden Süleyman Arat’ın köşe yazısından da yararlandım.