Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun 2020 yılı raporundan bir alıntı:

"Bu yıl 300 kadın cinayeti işlenmiş, 171 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Öldürülen 300 kadından 182’sinin neden öldürüldüğü tespit edilemedi, 22’si ekonomik, 96’sı da boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü.’’

**************************

Rakamlar ne acıdır ki, katliam boyutunda. Bunca cinayet varken masum kalamayız.

Hiç kimseyi hiçbir nedenle öldüremem; hele bir kadını asla.

Bir insanı katletmek; şiddet, yıkıcı içgüdüler beni dehşete düşürüyor. Kan akıtmak nasıl bir cinnet halidir aklım almıyor.

Ama insan bu; genlerinde ölümcül içgüdüler, şiddet, saldırganlık var.

KANLI TARİH

Maalesef; tarih dediğimiz şey, bir yanıyla, insanların insanları katledişi.

Savaşlar, soykırımlar, ırkçılık, kölecilik, tecavüzler, işkenceler, katliamlar, suikastlar, toplama kampları; daha çok insanı daha hızlı biçimde yok etmeye yönelik olarak geliştirilen nükleer bombalar; devasa silah sanayileri, savunma bütçeleri.

Oysa bunlara ayrılan parayla; geldiğimiz bilimsel teknolojik düzeyle; herkesin refah içinde barışla yaşayabileceği bir dünyayı mümkün kılabiliriz.

***************

İnsanlık kanlı tarihiyle yüzleşmeden; şiddeti, saldırganlığı durdurmadan huzur bulamaz.

Ayrıca; şiddetin doğaya yönelik boyutu dünyayı bir iklim krizine, çevre felaketine sürüklüyor.

Eşiğinde bulunduğumuz su kıtlığı; barajlarda su seviyesinin kritik biçimde düşmesi bizi uyarmıyor, silkelemiyor mu?

FAŞİZM

“Malina’’ romanının yazarı Ingeborg Bachmann; güneşin altındaki en güzel cümlelerden birini kurmuştu:

‘’Faşizm ikili ilişkilerde başlar.’’

******************************

İnsan ilişkileri tehlikeli ilişkilerdir.

Laclos boşuna yazmadı filme de çekilen “Tehlikeli İlişkiler’’ romanını.

“Malina’’ ve ‘’Tehlikeli İlişkiler’’ mutlaka kütüphanenizde bulunsun diyerek devam edeyim.

**********************************************

Aşk dostluk, meslektaşlık, iş ortaklığı, partilik, akrabalık ilişkileri; bir süre sonra otokrat bir hal alıp; bir iktidar, bir hiyerarşi, bir teslimiyet biçimi olup çıkabiliyor ve taraflardan biri diğerine itaatle, ona tabi olmakla baş başa kalabiliyor.

Oysa ilişkiler insanı geliştirmeli, özgürleştirmeli; iki ben bir bize dönüşebilmeli.

Demokrasi kültürü de ikili ilişkilerde başlıyor.

 

KAPİTALİZM

Bütün şu egolar, kibirler, bencillikler; bütün şu hasetler, fesatlar, vasatlar; bütün şu mal mülk; iktidar, makam, ün düşkünlükleri içinde barış ve demokrasi kültürü oluşturabilir miyiz?

İnsan insanın kurduna dönüşürse birbirimizi, kentleri, doğayı, toplumu tüketiriz.

***********************************

Ne güzel slogandır: “Kapitalizm dünyayı bitirmeden biz onu bitirelim.’’