Sol omzumda biricik muhabbet kuşum İlham’ım; kulaklarımda Beethoven’in Üçüncü Piyano Konçertosunun tınıları var. (Konçertoyu yorumlayan Fazıl Say’a eşlik eden Frankfurt Radyo Senfoni Orkestrasını, Gianandrea Noseda yönetiyor)

Sevindirici bir konuyu yazdığım için mutluyum. Güzel haberlere o kadar muhtacız ki şu salgın döneminde.

*******************************

Değerli dostum Kayıhan Pala halk sağlığı konusunda, (başta hava kirliği, çevre sorunları olmak üzere) aydın sorumluluğuyla, bilimsel bulgular eşliğinde, uzun süredir uyarılarda bulunuyor; onca çalışkanlığıyla akıl ve vicdan nöbeti tutuyor; pusula oluyor.

Pala, salgın başladığından bu yana da bu tutumunu sürdürdü; Covid-19 hakkında bizleri bilgilendirmeye, uyarmaya çalıştı.

Zaten bilim insanı, insanlığı tehdit eden salgın döneminde konuşmayacaksa ne zaman konuşacak?

Bilim insanı susarsa; bu, “sessizlik suikastı’’ olmaz mı?

 

SORUŞTURMA

Bilindiği gibi Prof. Dr. Kayıhan Pala 21 Nisan 2020 tarihinde, “EnBursa.com” isimli internet sitesinde, COVID-19’la ilgili açıklamalarda bulunmuş ardından da  “halkı yanlış bilgilendirdiği, paniğe yönlendirdiği” iddiasıyla, Bursa Valiliği İl İdare Kurulu, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılık suç duyurusunu görevsizlik kararı ile Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörlüğüne göndermişti. Uludağ Üniversitesi de Kayıhan Pala hakkında soruşturma açmıştı.

Bir hakkı teslim edeyim: Meslektaşları, medya, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri, kamuoyu Pala’ya büyük destek verdiler; yalnız olmadığını duyumsattılar.

Yaklaşık üç aylık sürecin ardından sonuç açıklandı ve dendi ki:

Pala’nın, halk sağlığı alanında uzman bir bilim insanı olarak, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Halk Sağlığı Acil Durumu ve Pandemi olarak ilan edilen COVID-19 hastalığını izlemesi, bilimsel veri toplaması, değerlendirmesi ve yayınlaması akademik olarak olağan bir durumdur.

Bu verilere dayalı görüş açıklama ise gerek Anayasa gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ilgili maddeleri çerçevesinde, temel bir hak olan ifade özgürlüğü kapsamındadır.

Soruşturulan durum, “Herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir” düzenlemesini yapan Anayasanın 27. maddesi kapsamına uygundur.

***************************

Bursa Uludağ Üniversitesi şehrimizin göz bebeğidir ve alınan bu karar bilim yapma özgürlüğü ve üniversite kavramı adına sevindiricidir.

Bursa Uludağ Üniversitesi’ni kutluyor, Kayıhan Pala’ya geçmiş olsun diyorum.

 

BİLİM İNSANININ SORUMLULUĞU

 

Bilim insanı bir aydın olarak, “muhalif’’ kimlik de edinebilir; ama o muhaliflik ön yargılara, dogmalara, ideolojik politik tercihlere değil; bilime dayalıdır.

Bilim insanı, topluma karşı sorumluluk duygusu geliştirmez; bilgisini toplumla paylaşmazsa çalışmaları boşlukta durmaz mı?

Deneye ve gözleme dayanan bilimsel metot; evreni, toplumu, doğayı, insanı tanımada, açıklamada tek güvenilir yoldur.

Çalışmaları, yayınları, konuşmaları hoşumuza gitmese de; bilim insanlarına kulak kabartmalıyız; onların uyarılarını dikkate almalıyız ki duvara toslamayalım.

****************************

Gerçekleri araştırmak ve edinilen bilgiyi halkla paylaşmak bir ülkenin güçlülüğüdür zafiyeti değildir.

Bilim insanlarının, gazetecilerin, yazarların, sanatçıların özgürlüğü hepimizin özgürlüğüdür.