Loading...

Kestel nefes alamıyor

Kestel 5 Nisan 2018 22:05
Videoyu Aç Kestel nefes alamıyor
A
a

Kestel Belediye Başkanı Yener Acar, geçtiğimiz gün gazetemizin manşetinde yer alan Kestel çimento fabrikasına dair haberimizle ilgili gazetemize açıklamalarda bulundu. Acar, "İlçemizdeki bacalı sanayinin başka bir bölgeye aktarılması gerekiyor" dedi.

Gazetemizin manşetinde 'Zehir Soluyoruz' adıyla yer alan haberimiz geniş çevrelerden yankı buldu. Kestel'deki bacalı sanayi faaliyetleri ile ilgili gazetemize konuşan Kestel Belediye Başkanı Yener Acar, "Bursa 17 ilçeden oluşuyor ama merkez olarak baktığınız zaman Bursa'nın çekirdeği Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım, Kestel ve Gürsu'dur. Bu çekirdek içerisinde sanayi kuruluşlarının, yalnızca çimento fabrikası değil diğer bacalı sanayileri de dahil ederek, uzaklaştırılması ve buraların artık eğitim, sağlık, kültür, turizm anlamında geliştirilmeleri lazım" dedi. 

"SANAYİ MERKEZDEN UZAKLAŞTIRILMALI"
Kestel Belediye Başkanı Yener Acar, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Doç. Dr. Erkan Yaslıoğlu ve Bursa Merkez Kestel Ziraat Odası Başkanı Fevzi Fırtına, Bursa Çimento Fabrikası'nın Kestel'e verdiği zararlarla ilgili gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Yalnızca çimento fabrikasının değil, diğer bacalı sanayilerin de Bursa'nın çekirdeğinde yer alan ilçelerden uzaklaştırılması gerektiğini söyleyen Kestel Belediye Başkanı Yener Acar, “Bizim bölgemizde sadece çimento fabrikası değil onun dışında baca gazları ile ilgili 30 civarında da boyahane var. Daha önce de söylemiştim ilçemizdeki bacalı sanayinin başka bir bölgeye aktarılması ile ilgili taleplerimiz var. Bunu Büyükşehir Belediye Başkanımıza, İl Başkanımıza ve milletvekillerimize de her fırsatta dile getiriyoruz" şeklinde konuştu. Acar, Kestel gibi bölgelerin eğitim, kültür, turizm gibi faaliyetlerle ön plana çıkması gerektiğini belirterek, "Bir an önce bacalı sanayinin bölgeden uzaklaştırılması veya belli standartlara ulaştırılmasını istiyoruz. Çimento fabrikası bu standartlarda çalıştığı sürece sıkıntı var. Ama iyileştirme anlamında son teknolojilere göre bir çalışma yapılmasını isteriz. Bunlara belirli bir süre verilerek bir an önce başka bölgelere aktarılması gerekir" ifadelerini kullandı.


 
"SIKI BİR DENETLEME GEREKLİ"
Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Doç. Dr. Erkan Yaslıoğlu ise bu tarz fabrikaların genelinde sıkı bir denetimin olması gerektiğini savunarak, "O bölgede tarım açısından bizim önemsediğimiz konu zeytinliklerdi.  Davaya bu konuda dahil olduk ve zeytinliklerin 3 kilometre yakınında bulunamayacağı kanunlar ile sabit olduğu için bu konuda haklı görüldük. Bu tarz fabrikaların bölgelere verdikleri zararı denetim ile azaltabilmek mümkün, bu yüzden filtrelerin ne derecede çalıştırıldığının sıkı bir şekilde denetlenmesi gerekir" şeklinde görüş belirtti. Doç. Dr. Yaslıoğlu, "Çevre için de belli bir çapın altındaki PM 2,5 dediğimiz tozlar insan sağlığı açısında çok daha zararlı. Akciğerlerde birikerek zamanla daha da büyük hastalıklara sebebiyet verebiliyor" diyerek sanayi fabrikalarının insana ve çevreye verebilecekleri zararları anlatarak sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Bu tarz sanayi faaliyetlerinin olduğu bölgelerde bu tarz güvenilir ölçümlerin yapılması ve denetlenmesi gerekiyor. Biz ülkede sanayinin gelişmesine karşı değiliz ancak her şeyden önce toplumumuzun sağlığını düşünüyoruz. Çevreye ve doğaya zarar vermediği sürece sanayi tabii ki olmalı ancak yaşam alanlarının olabildiğince uzağında faaliyet göstermeli. Kar hırsı insan sağlığının önüne geçmesin istiyoruz, mücadelemiz bunun için."


 
"HAM MADDE SAHASINA KONUT YAPILDI"
Bursa Merkez Kestel Ziraat Odası Başkanı Fevzi Fırtına ise, fabrikanın ham madde sahasına yerleşim alanlarının kurulduğunu iddia etti. Fırtına, "Çimentonun kir sahası yani ham madde sahası bir kuruluşa satıldı. Fabrikanın kullandığı ham madde sahasına şu anda yerleşim yerleri kuruluyor. Kir sahasının üzerine ve fabrikanın bu kadar yakınına yerleşim alanı koymak büyük bir hata. Geldiğimiz noktada fabrika yerleşim alanlarının içerisine sıkıştı ve bunun cezası Kestel'in havasına, insanların sağlığına ve doğanın güzelliğine kesildi" şeklinde konuştu. Fabrikanın kurulduğu 1960 yılından bu yana çok şeyin değiştiğini ve oluşan yeni durumlar için yetkililerin tekrar değerlendirme yapması gerektiğini söyleyen Fırtına, "Diğer sanayi kuruluşları ile birlikte Kestel'de artık nefesimiz kesiliyor. Fabrika Kestel bir köyken tarıma uygun olmayan bir yere kurulmuş, buna bir itirazımız yok. Ama o günden bu yana fabrikanın yakınlarına çok sayıda yerleşim alanı kuruldu" ifadelerine yer verdi. 


 
"ÇİMENTONUN GÖLGESİNDE YAŞIYORUZ"
Kestel Halkı Çevre İnisiyatifi öncüsü 20 yılı aşkın bir süredir Kestel'de yaşayan bir vatandaş olan Erol Altınyıldız ise Kestel'deki sanayi kaynaklı kirlilik için şöyle konuştu: "Ben 1993-94 yıllarından bu yana Kestel'de yaşıyorum. O günden bugüne kadar hep çimentonun gölgesi altında yaşadık. Sürekli çimentonun tozuna, dumanına maruz kaldık. Kestel'de akciğer kanser oranının ve solunum yoluna bağlı rahatsızlıkların gittikçe artığını gözlemleyebilirsiniz. Geçtiğimiz yıl açılan davada gerçek kişi olarak davacı olarak ben de  bulundum. 4 yıl boyunca muhtarlar, STK'lar ve biz Kestelliler olarak bu konuda bir farkındalık oluşturmaya çalıştık.  Kestel Çevre İnsiyatifi'ni de bu amaçla kurduk. Bu zararı engellemek için ilçe halkı olarak Kestel Çevre İnsiyatifini kurduk." Altınyıldız, boya fabrikalarının da bu kirliliğe büyük etkisi olduğunu söyleyerek, "Biz Kestellileri boyahane ve tekstil fabrikalarının çimento fabrikasından daha zararlı olduğuna ikna etmeye çalışıyorlar. Onlar da zararlı ancak bu fabrikalar en fazla 15-20 yıldır burada. Büyük bir sanayi sitesi yapılıp bu tekstil fabrikalarının o bölgeye taşınacağına dair söylentiler vardı ancak hala net bir şey söylenmedi" dedi. Altınyıldız, "Çimento fabrikası 1,5 milyon ton üretim kapasitesini kullanmamasına rağmen durum bu. Bursa ve Kestel çok göç alan yerler ve bu yüzden fabrikalar şehrin ortasında kaldı. Sadece çimento fabrikası değil, boyahaneler de biz Kestellilerin sağlığını ve çevreyi tehlikeye atıyor. Geçtiğimiz günlerde yağan sağanak yağmurlarda rögar kapaklarımızdan çeşitli renklerde atıklar gelmesi, büyük bir boyahane firmasının tam karşısına yeni hastane ve çevresine özel okullar yapılması gibi sorunlarımız da var. Boyahanelerin atıkları ilçedeki yerleşim yerlerinin altyapısından geçiyor. Kestel önceden çok güzel bir ilçeydi. Ancak geldiğimiz durumda hava kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı, su kaynaklarının tahrip edildiği ve müteahhitlerin boş bulduğu her yere bina diktiği bir bölgeye dönüştü. Bazı komşularım kanser olduktan sonra Bulgaristan'a bile geri dönüş yaptılar. Bunun baş sebeplerinden biri de çimento fabrikası ve boyahanelerdir. Üst düzey yetkililerin ve bakanlıkların bu konuda kararlı adımlar atarak ve irade göstererek çözüm bulması gerekiyor. Biz Kestelliler de daha temiz, daha kaliteli bir ilçe için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. 
 
Kaynak : Ezgi ÖZDAŞ - ÖZEL HABER
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU

 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat