Dünyanın en yaygın örgütlenme biçimine sahip olan kooperatifler, dayanışma kültürünün bir ürünüdür.

Çünkü kooperatifler insanların gereksinimlerini karşılıklı dayanışma yoluyla gidermek amacıyla belli ilkelerle maddi, manevi olanaklarını birleştirdikleri ve katılımcılarının ortak çıkarlarını korumaya çalıştıkları organizasyonlardır.

Bir ekonomik, sosyal örgütlenmenin adının kooperatif olması hiç kuşkusuz tek başına kapitalist ekonominin karşıt seçeneği anlamı taşımaz.

Bir kooperatif kapitalist ilişki ve ekonomik organizasyonlarını tamamlayan bir seçenek ve aracı olarak görmek daha doğru olsa gerek.

Çeşitli sorun ve eksikliklerine karşın Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni de bu kapsamda değerlendirmek gerekir.

* * *

Kooperatifçilik dünyada 175 yıllık bir geçmişe sahip.

Birçok ülkede 1 milyardan fazla insanı bugün 750 binden fazla kooperatifte kooperatif ortağı olarak görüyoruz.

Dünyada en çok kooperatifin olduğu 5 ülke bugün için ABD, Fransa, İngiltere, İtalya ve Japonya gibi kapitalist ülkelerdir.

Dünya üzerinde kurulu bulunan 750 bin kooperatifin büyük çoğunluğunun tarımsal amaçlı kooperatif olduğu biliniyor.

Bizim de konumuz tarımsal amaçlı kooperatifçilik ve Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin tarihsel süreç içindeki yeri.

Ekonomik olarak en güçlü tarımsal kooperatifin Japonya’da olduğunu biliyoruz.

Bu ülkedeki tarımsal amaçlı kooperatiflerin toplam cirosunun 47 milyar dolar ve mal varlığının ise 400 milyar dolar olduğunu da…

Hiç kuşku yok ki Türkiye’deki tarımsal amaçlı kooperatif varlığının bu rakamlara çok uzak olduğunu belirtmek gerekiyor.

* * *

Türkiye’de tarımsal üretimde kooperatif tarzı örgütlenmelerin Osmanlı’nın kapitalizmin gelişmeye başladığı son dönemlerinde başladığını bilsek de, asıl gelişmenin cumhuriyet döneminde olduğunu biliyoruz.

Ve bunun milli burjuvazi yaratma mantığına uygun olarak kapitalist kalkınma modelinin bir parçası olarak kurgulandığını da...

Cumhuriyetin ilk yıllarında bu daha çok dış satım geliri oluşturan ürünlerde üretim artışını sağlamak, “köyü ve köylülüğü denetim altında tutarak kırsal alandaki toplumsal hareketleri önlemenin, hem de tarımdan sanayiye kaynak aktararak ticaret ve sanayi burjuvazisini yaratmanın bir aracı olarak kullanılmıştır.”

Sanayi altyapısı için gerekli olan dövizin kazanılmasında bu kooperatifler vasıtasıyla sağlanan üretim artışı ve dış satım payının büyüklüğünün altın çizmek gerekir.

* * *

Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ise, 1969 yılında çıkartılan “Kooperatifler Kanunu” ile kurulan tarımsal amaçlı bir kooperatiftir.

1974 yılında, Kulaca ve çevre köylerden 350 dolayında ortağın katılımı ile kurulan kooperatifin gerçekleştirdiği ilk tesis salça üretme tesisleri ve soğuk hava deposu olmuştur.

Zaman içinde üretim kapasitesini ve ürün çeşitliliğini artıran Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi son yıllarda dış satım miktarlarını da artırarak ülkeye döviz kazandırması açısından bölgede önemli bir ekonomik işleve sahip bir kurum olarak örnek bir kooperatiftir.

ON TV ekranlarında geçtiğimiz cuma akşamı YENİ BAKIŞ programında canlı yayın konuğumuz olan Kooperatif Başkanı Ahmet Uğur, kooperatifin dış satım bağlantılarının sürdüğünü, bu yıl üretim sorunun yaşanmayacağını ve hedeflerine ulaşacaklarının belirtti.

Başkan Uğur, özellikle tarımsal amaçlı kooperatifçiliğin gelişmesinin önündeki kimi engellerin kaldırılarak, yeni düzenlemelerle daha çok desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.