Fotoğraf tarihe tanıklıktır.

Bazen bir fotoğraf bir dönemin simgesi olur.

Yazımda paylaştığım insanı altüst eden fotoğraf gibi.

****************

Çin'in Hubei eyaletinin Wuhan şehrinde; koronaya yakalanan ölümcül haldeki hasta, doktorundan kendisini güneşi son kez görebilmesi için dışarı çıkarmasını ister; doktor da bu isteği yerine getirir.

Fotoğrafta; yoğun bakım yatağındaki hasta ve izolasyon giysili doktor yan yanalar. Önlerindeki yüksek binaların üstünde güneş parlıyor. Doktor ve mecalsizce kolunu kaldırmış olan korona hastası güneşi işaret ediyorlar.

Güneşe ve hayata bu son bakış insanı sarsıyor.

****************

Ölümün trajik yanlarından biri de şu; biz ölüp gitsek de güneş parlamaya, hayat akmaya devam edecek ve dünya dönecek.

Bir süre sonra da bizi unutacaklar.

IRVİN YALOM

Fotoğraf  bana “Nietzsche Ağladığında’’ romanının yazarı psikiyatrist İrvin Yalom’u anımsattı.

Onun “Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşme’’ kitabını başucumdan eksik etmem.

Ölüm korkusu, varoluş, hayatın anlamı ve yaşanan anın değerini bilme hakkında yazılmış en güzel metinlerdendir.

Bu günlerde tekrar okuyorum bu müthiş kitabı.

ÜÇ SORU

Yaşım ilerlediği ve ölüm daha sık aklıma geldiği için kitap vasıtasıyla üç temel varoluş sorusu canlandı zihnimde:

Sonu ölümle biten bir hayat yaşanmaya değer mi?

Sevdiklerimizi kaybettikten sonra yaşamaya nasıl devam ediyoruz?

Hayatın bir anlamı var mı?

****************

Evet hayat yaşanmaya değer.

Çünkü; içinde aşkı, sanatı, bilgiyi, güzellik duygusunu, doğanın mucizelerini, hayalleri, hatıraları ve insan sıcaklığını barındırıyor?

Bütün bunların bir parçası olmak harikulade.

****************

Sevdiklerimizi kaybettikten sonra; onlar toprakta çürürken soluk almaya devam etmek. Bu düşünce ruhumu yakar ama sonra teselli edici şu yaklaşım gelir aklıma.

Onları anımsamaya, onlardan konuşmaya, ölüm yıldönümlerinde onları anmaya çalışıyoruz. Böylece bizde yaşıyorlar. Devam etmemizi sağlayan bu.

****************

Gelelim son soruya; hayatın bir anlamı var mı?

Hayır; hayatın bir anlamı yok.

Biz merak duygumuzla sorular sorarak; gerçeğe sadakat gösterip bilgi üreterek; aşkı, dostlukları, yoldaşlıkları var ederek; şefkat, merhameti ve empatiyi ayakta tutarak; ve kişiliğimizin omurgası ahlaki değerleri vazgeçilmez kılarak hayata anlam katıyoruz.

****************

Ölüm ve hayatın anlamı konusunda bu zor günlerde insanların çok düşündüğünü biliyorum.

Yarın yine konuşalım.