Bir virüs geldi ve çok önemli bir ders verdi;

hiçbir ayrım yapmaksızın herkese ahlak, vicdan, kardeşlik, eşitlik nedir öğretiyor.

Bu virüsün öne çıkardığı etik değerler, tehlike geçtiğinde de her daim canlı tutulmalı.

Anlamlı mesaja rağmen, yaşananlardan hiçbir ders çıkarmayanlar da var.

Kendisini sanatçı sanan zavallı bir kadın, yaptığı stand-up programında Alevilerle ilgili çok çirkin sözler sarf etmiş.

“Hepsini bir otele tıkıp yakabilirsin, geçmişte örnekleri var” şeklindeki sözleri, içindeki nefreti, şiddeti, cehaleti ortaya koyuyor.

Yaşadığımız bu zor günlerde, toplum olarak daha fazla uzlaşmacı, hoşgörülü, nazik olmamız gerekirken, böyle kendini bilmezler de çıkabiliyor malesef.

Gelen tepkiler üzerine sosyal medya hesaplarını kapatmış. Açıklamasında da ironi yaptığını söylemiş. Böyle ironi, böyle mizah anlayışı olmaz olsun!

Toplumu ayrıştırıcı, ötekileştirici söylemlerde bulunanlar, insanlıktan nasibini almamış kişiler.

Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi, Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yöneticisi Doç. Dr. Erdem Özdemir, sosyal medya hesabından en güzel yanıtı verdi bu ayrımcılığı yapanlara.

Şunları dile getiriyor:

“Ben Alevileri, Oğuz Kağan’dan günümüze taşıdığı Türklük şuuruyla, Hoca Ahmed Yesevi ile yoğrulan İslam ahlakıyla, Hacı Bektaş Veli ile Anadolu'ya vurulan Türkmenlik mührüyle, Yunus'un insanlığı, Pir Sultan'ın inanmışlığı, Muharrem Usta'nın gök kubbeye saldığı feyad, Veysel'in beş bin yıllık kopuzunun tınısıyla bilirim.

Bir de son yarım asırda uğradığı ahlaksız saldırılardan; bir de damarlarındaki kandan haberi olmayanların, onları Ayrılıkçı Kürtçülüğe çekmeye çalışırken yediği Yeniçeri tokadından bilirim.

Ayrılıkçılara, Türk düşmanlarına, İslam düşmanlarına bu kapıdan ekmek çıkmaz. Yürüyüp başka kapıya gidin artık.

Koronadan betersiniz, bi bitmediniz!”

**********

Toplumun temsilcileri nerede?

Son yıllarda yöneticilerin, erk sahiplerinin yaptığı hemen bütün işleri onaylayan toplum dinamikleri ortaya çıktı.

STK'lar, SİAD'lar, meslek odalarının birçoğu, esnaf ve ticaretin temsilcileri, iktidara şirin görünme, işlerini hallettirme, güç ve makamdan yararlanma adına seslerini pek çıkarmıyorlar.

Oysa ki, toplumun farklı kesimlerinin sesi, temsilcisi olan bu oluşumlar, yanlış buldukları konuları, yaşanan sıkıntıları, sorunları dile getirerek tepkilerini ortaya koyalarsa, düşündükleri gibi itici olmazlar, aksine fayda sağlarlar ve kent yöneticilerinin işlerini kolaylaştırırlar.

Çizecekleri tablo, doğruyu ve gerçeği yansıtsın yeter.

Son günlerde koronavirüs nedeniyle hayat dururken, bugünlerin nasıl atlatılacağına ilişkin çözüm üretilmesi gerekiyor.

Yaşanan sıkıntılar çok fazla.

Alınan tedbirler, verilen destekler var ama, yeterli olmadığı ifade ediliyor.

Peki nerede bu toplum temsilcileri?

Birçoğu kafasını kuma gömdü. Sesi, soluğu çıkmıyor, olan biteni uzaktan izliyor.

Sadece açıklananlarla mı yetinecekler?

Sıkıntıları dile getirip, kendi fikirlerini, görüşlerini, önerilerini sunmayacaklar mı?

Her şeyi siyasilere, seçilmişlere bırakmak doğru değil.

**********

AVM'ler kapatılsın

Koronavirüs nedeniyle alınan tedbirler kapsamında birçok işyeri kapatıldı. Üretime, çalışmaya, hizmete zorunlu olarak ara verildi.

Bazı ünlü markalar geçici olarak mağazalarını kapattığını açıkladı.

Peki AVM'ler neden kapatılmıyor?

Ne özelliği, ne ayrıcalığı var buraların?

İş konusuysa herkesin işi, ekonomisi risk altında.

Bu devasa alışverişmerkezlerinin mutlak surette kapatılması gerekir.

Açık kaldığı sürece, koronavirüsü çok ciddiye almayanlar tarafından ziyaret ediliyor. Bu durum da büyük risk teşkil ediyor.

Bunun önlemini AVM yöneticileri alacak.

Tavsiye kararından öte olmalı. Hepsini kapsamalı.

**********

Günün Sözü

Tek bir kişinin hayatı,

dünyadaki en zengin insanın

mal varlığından

milyonlarca kat daha değerlidir.”

Che Guevara