Korona ilk çıktığı günlerde yazmıştım, koronarak kurtulabiliriz demiştim. Maalesef beklediğimiz gibi olmadı. Sanırım korunmanın ne kadar önemli olduğu tam anlaşılmadı. Korunmak için yapılması gereken 14 kuralı millet olarak çok ciddiye almadık. Hal böyle olunca ülkemizde de çok ciddi oranda virüs yayılmış oldu. Başta İstanbul olmak üzere bir çok ilimizde virüsün yayılmasının yegâne nedeni 14 kuralı dikkate almamak oldu.

Bu gün ülkemiz genelinde vaka sayısı 100 bin civarında seyrediyor. Bazı tahminler vakaların 180 bin civarına kadar çıkacağı yönündedir. Yine de genel tabloya baktığımızda Ülkemiz benzeri durumda olan bir çok ülkeden çok daha iyi durumdadır. bir sağlık felaketi yaşanmadı. İtalya, Fransa, İspanya ve Almanya’da sağlık sistemi bir süre çökmüş durumda idi. Bunun yanısıra ölenlerin sayısını tutmayı bile başaramıyorlardı. Yeni yeni toparlanmaya çalışıyor bu ülkeler. Oysa bizde böyle bir sıkıntı şu ana kadar yaşanmadı.

Geçen zaman içerisinde virüsün varlığını da alışmış duruma geldik. Artık yavaş yavaş virüs ile birlikte yaşamaya alışıyoruz. İlk çıktığı ve ülkemize ilk yayılmaya başladığı hafta içerisinde bir panik ve korku oluşmuştu. Gerçi bu korku bile bazılarımı 14 kuralı uygulamaya sevk etmemişti ama demek ki çoğunluğumuz üzerinde etkili olmuş ki benzeri durumda olan ülkelerin başına gelen felaket bizim başımıza gelmedi. Evet, korku yavaş yavaş dağılıyor. Hele hele sağlık bakanımızdan elen açıklamalar üzerimizde ki kabus bulutlarını tamamen dağıtmış durumda, biraz endişe kalmış olsa da her geçen gün o da yok olacaktır.

Ülkemiz bu iyi haberleri vermeye devam ediyor, ancak bir yandan da başta tedarik zincirinin kesintiye uğramaması gerekiyor. Bunun sağlanabilmesi için de mutlaka iş hayatının devam etmesi gerekiyor. Sağlık alanında gelen iyi haberlerin ekonomik alanda da gelmesi elzemdir. Bu yüzden hayatımızın tüm yönleri ile kaldığı yerden devam etmesi gerekiyor. Peki hayatı devam ettirirken ya virüs bulaşırsa ne olacak? Bu durumda yapılacak şey bellidir. Korunarak ve meşhur 14 kurala harfiyen uyarak hayatımızı bazı kısıtları ile beraber sürdürmeliyiz.

Zaten dünya geneli de bu yönde bilgiler ve açıklamalarda bulunuyor. Çin bir çok yerde hayatı normal akışına bırakmış durumda. ABD ise Trump’a kalsa hiçbir şey olmamış gibi tüm kısıtlamaları biranda kaldıracak. Ki bazı ABD eyaletlerinde bu yönde gösteriler yapılıyor. Hayatlarına ve özellikle iş yaşantılarını devam ettirmek istiyorlar. Avrupa ülkeleri de aynı şekilde bir an önce kısıtlamaları kaldırarak normale dönmek istiyorlar. UEFA tüm liglerin haziranda başlayıp iki ay içerisinde sonlandırılmasını istedi. Bunun arkası gelecektir.

Yaz ayı geldi, insanların tatil planladıkları bir dönemde evde kalmaya niyetleri yok, şimdiden tatil ile ilgili planlamalar yapılıyor. Bir çok ülke havayolu kısıtlamalarını şartlı olarak kaldıracağını açıklıyor. Bilindiği gibi turizm bir çok ülke için en temel gelir kaynağıdır. Kimse bu dönemi boş geçirmeyecektir. Kısıtlı da olsa turizm kapılarını açacaklardır. Aynı durum ülkemiz için de geçerli, gerek iç turist ve gerekse dış turist için belli kurallar çerçevesinde Turizm kapısı aralanmalıdır.

Türkiye sağlık sisteminde ve Covid-9 ile ilgili iyi gelişmeler ve haberler geliyor. Durumumuz iyi idi her geçen gün daha da iyiye gidiyor. Yapılan testlerin artması ile temas takibini de başarılı bir şekilde yaparak virüsün bulaştığı son kişileri de tespit etmeye az kaldı. Çok az bir sabırla inşallah virüsün yayılması da kontrol altına alınacaktır.

Tüm bu gelişmeler ile beraber ekonomiyi e canlandıracak adımların atılması gerekiyor. Başta çarşı ve pazarların açılması, sonrasında AVM ve diğer alışveriş yerlerinin açılması gerekiyor. Sonrasında da hayatın tamamen normale dönecektir. Ancak dediğimiz gibi korunma yani tedbirler konusunda asla gevşeklik göstermemeliyiz. Yoksa yeni bir felaket ile karşı karşıya kalmamız işten bile değil.