Yüz yılın salgını Koronavirüs'te tablo giderek ağırlaşıyor.

Devlet yetkilileri, hekimler, sağlıkçılar tedbirlerde çok dikkatli olunması yönünde bas bas bağırıyorlar.

Hijyen, maske, fiziksel mesafeye uyulmasının altını özenle çiziyorlar.

Sokaklara baktığımızda, hemen her yerde kurallara uyan da var, uymayan da. Maske takanlar kadar takmayanlar göze çarpıyor.

İşin daha vahim boyutu;

düğünlerin bir saatle sınırlı tutulmasına ve belli koşullar dahilinde yapılmasının kurala bağlanmasına rağmen, bunun hiçbir şekilde dikkate alınmaması.

Bazı milletvekillerinin, siyasetçilerin çocuklarının, yeğenlerinin, yakınlarının düğünlerine binin üzerinde davetli katıldı.

Haber bültenlerinde hepimiz gördük.

Sosyal medyada da kare kare paylaşılıyor.

Bu nasıl bir duyarsızlık doğrusu akıl alacak gibi değil.

Cumhurbaşkanı ayrı, Sağlık ve İçişleri bakanları ayrı ayrı, gittikleri her ortamda defa kez uyarılarda bulunuyorlar.

İşin boyutu tırmanırken, dün yeni bir genelge yayınlandı.

Ülke genelinde meskenler hariç, kamuya açık her alanda maske takma zorunluluğu getirildi.

Toplu taşıma araçlarına ayakta yolcu alınması kesin olarak yasaklandı.

Kafe ve restoranlarda gece yarısından sonra müzik yayınları da durduruldu.

Tabi yasaklara ne denli uyulacağı ve yasakları çiğneyenlere de ne oranda cezai işlem yapılacağı çok önemli.

Kural koymak kadar uygulanmasını denetlemek gerekir.

Otogarlarda asker uğurlamalarında uzun eşek oynayanları bile gördük!

Tek bir kişiden dünyaya yayılan virüsün bu gücü unutuldu ya da önemsenmiyor.

Müzik yayınlarının yasaklanması düşünülüyor da, sahiller, plajlar insan kaynıyor, buralar neden es geçiliyor. Bu da işin diğer boyutu.

Bir vatandaşın yorumu gibi;

“Korona Ayasofya açılışında, kurban bayramında, Giresun mitinginde, AVM'lerde, vekilin düğününde, plajlarda bulaşmıyor. Milli bayramlar ve müzikli mekanlarda bulaşıyor. Virüsü bile siyasete alet etmeye çalışıyorlar. Mekan müziksiz olunca virüs girmiyor mu?”

Daha bir hafta önce yayınlanan genelge ile düğünler yasaklanmıştı.

Nikah için bir saat süre tanındı, sadece en yakınları katılabilir, yiyecek ikramı yapılamaz denilmişti.

Buna karşın resmen skandallara imza atılıyor.

Uyarılar, yasaklar bir kulaktan giriyor, öbüründen çıkıyor adeta.

Bursa'nın da aralarında olduğu çeşitli kentlerde, normal zamanlardan farksız olan düğünlere doludizgin devam edilmekte.

Milletvekili olmuş oğlunu, kızını, yeğenini, kısacık zaman diliminde ve çok az sayıda davetli ile mi başgöz edecek.

Şöyle dört başı mamur; eğlencesi, yemeği, takısı, hediyesi, fotoğrafı bol, kalabalık görkemli bir düğün olacak ki namı yürüsün.

İyi de kardeşim, sayenizde virüs de düğün bayram yapıyor!

Nasıl hem kendinizi hem sevdiklerinizi riske atarsınız.

Mutluluk paylaşılınca çoğalır ama, işin ucunda üzülmek varsa pekala ertelenebilir.

Bir de bu düğünlere katılan devletin üst düzey temsilcisi, kent yöneticisi, siyasetçisi, belediye başkanları var ki, onlar hepten şaşırtıyor.

Yasakları denetlemeleri gerekenler, kuralları hiçe sayarak ortamlarda boy gösteriyorlar. Pes doğrusu. Katılmak zorunda mısınız.

Topluma örnek olması gereken milletin vekilleri, devletin erkanı, bu düğünlere katılarak, aslında mücadelede gösterilen çabaya da gölge düşürüyorlar, bilmem farkındalar mı.

Bunların yansıması bir iki hafta içerisinde illa ki görülür.

Dileyelim de faturası ağır olmasın!

 

**********

 

Günün Sözü

 

“Bulutlar gelir ve gider.

Ancak gökyüzü hep baki kalır.”

 

Osho