Bu aralar moda olmuştu ya harekâtlara isim vermek, korona ile mücadeleyi de bu kadar ciddiye alalım ve toplumsal bir harekât başlatalım diye böyle bir isim neden olmasın dedim. Üstelik bu harekâta herkes katılıyor. İktidar - muhalefet, sağcı - solcu, ilerici-gerici, fikri dünya görüşü ne olursa olsun bu harekâta katılmak zorundadır. Ya gönüllü katılarak topluma faydalı olacaktır ya da gönülsüz katılacaktır.  Tüm toplum bireysel olarak bu harekâta katkı sunmalıdır.

Devletimiz harekât öncesinde gerekli tedbirlerin büyük bir kısmını erken davranarak almayı başardı. Bu tedbirlerin neticesinde ülkemize çok ciddi bir saldırı şu ana kadar gerçekleşmedi ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki tüm dünyayı kasıp kavuran bu saldırı bizi de mutlaka etkileyecektir. Bizden de canlar alacaktır. Nitekim Cuma günü itibari ile resmi olarak açıklanan 9 canımız bu korona saldırısı sonucunda kaybettik. Mücadelenin içine kadar düşmüş kişi sayısı ise 670 olmuştur. Bu kişilerin mücadeleyi kazanıp kazanmayacağını bilemiyoruz. Dualarımız onlarla elbette ki dünya genelinde elde edilen verilere göre bu tür birebir mücadele edenlerin çok büyük kısmı kazanarak çıkıyor. Tabi verilere göre bu tür mücadele edenlerden 50 yaş üzeri kişilerin daha fazla kaybettikleri yönündedir.

Korunma kalkanı harekâtı işte bunun için gereklidir. Yani toplumsal olarak mücadele edersek hiç kimse bireysel olarak korona ile karşı karşıya kalmak zorunda kalmayacaktır. Ki bireysel olarak korona ile karşı karşıya kalanların da en yakın akrabalarımız olduğunu asla unutmamalıyız. Eşimiz, annemiz, babamız, çocuklarımız, kardeşlerimiz ve diğer yakın aile bireylerimizdir korona ile karşı karşıya kalanlar.

Korona, biliyoruz ki bulaşıcı bir saldırı türünü benimsemiştir, hedefinde de genellikle aile bağları, yakın iş ve akrabanın arasındaki bağlar üzerinden yayılmak ve hemen herkese bulaşarak onları yok etmektir. Bu durumda bu saldırı ile mücadele mutlaka ama mutlaka toplumsal olmalıdır. Çünkü hepimiz bir şekilde birbirimiz ile irtibattayız, bu yüzden birimize bulaşan salgın binimize de bulaşır. Bu yüzden toplumsal olarak bir korunma harekâtı başlatmamız şarttır. Bu korunma kalkanının temelinde ise uyulması gereken bazı kuralları vardır. Bu kurallara toplum olarak harfiyen uyarsak, bu salgının önünü keseriz. Böylece salgın korona askerleri bulaşacak birey bulamazlar, bu da onların sonu demektir çünkü korona virüslerin kendi başlarına yaşama süreleri maksimum 5 saattir ( en uygun koşullarında bile 10 saati bulmamaktadır.)

Çin bunu başarmış görünüyor. Nüfusu çok yüksek olmasına rağmen, çıkış yerinin Çin olmasına rağmen, tamamen hazırlıksız yakalanmış olmasına rağmen, bu saldırı ile en iyi mücadelenin toplumsal korunma olduğunu kabul etmiş ve o yönde çok hızlı atımlar atmıştır. Sonunda da halkını buna inandırmış ve korunma için gerekenleri tüm Çin toplumu harfiyen yerine getirince de artık yeni vaka tespit edilmez oldu.

Biz de ülke olarak mücadeleyi desteklediğimiz her fırsatta dile getiriyoruz zaten. Devletimize ve özellikle sağlık bakanımıza verdiğimiz destek bunun en iyi göstergesidir. Şimdi sıra uygulamaya gelmiştir. Sağlık bakanlığımızın belirttiği ve uygulamasını da başlattığı 14 maddelik korunma kalkanı harekâtına hepimiz katılmaya başlamalıyız artık. Bu 14 maddenin en önemli olanlarından “evden dışarı zaruriyet olmadığı sürece çıkılmaması” ve “temizlik kurallarına riayet” özellikle ilk adımlar olarak yapılması gerekmektedir.  Yine dışarı çıkmak zorunda kaldığımızda da öncelikle uymamız gereken kural “sosyal mesafeyi” koruyarak hareket etmek gerekiyor. Bunun için tokalaşmak ve temas gerektiren hareketlerden şiddetle kaçınmalıyız. Bunlar ve diğer maddelere de harfiyen uyarak bu harekâttan mutlaka başarılı çıkarız.

Özellikle şu günlerde devletimize yardımcı olabilmenin en etkin yolu evde oturmaktır. Böylece biz salgının yayılmasına katkı koymamış oluruz, devletimiz de sadece mevcut vakalara yardımcı olacak sürekli yeni salgınlar ile uğraşmak zorunda kalmayacaktır. İnşallah bu şekilde bunun üstesinden geleceğiz ve tüm dünyaya bunu göstereceğiz.  Evde Kal Türkiyem…..

Takdir ve Alkış

Bu arada bu korunma kalkanı harekâtının komutanı diyebileceğimiz ve bu koronanın ciddi bir sıkıntı yaratacağını erken anlayıp ülkemiz adına çok hızlı tedbirler alan Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’ya teşekkür bizim için bir borçtur.

Yine bu süreçte gösterdikleri özveri, fedakarlık ve mücadele azmi ile korunma kalkanı harekatının en önde koşan askerleri konumunda olan Sağlık Çalışanları da çok büyük bir teşekkürü hakkediyorlar. Tabi sağlık bakanımız alkışlayalım istiyor ancak biz hem canı gönülden teşekkürü borç biliriz yanı sıra da kocaman alkışlıyoruz.