Köy Enstitülerinin mimarı İsmail Hakkı Tonguç'un, şu sözü Köy Enstitülerinin ruhuna denk düşer: "Elimde olsa dünyanın bütün okullarına 'insanın insanı sömürmemesi' diye bir ders koyardım."

Yani ‘önceinsan’ diyen bir eğitim felsefesi; dünyanın ihtiyaç duyduğu şey, aslında bu değil mi?

Rivayet değil gerçektir; Tonguç kırık dökük bir jiple bir yılda tam 1200 köy birden gezermiş, bilimin aydınlanmanınışığını yaymak için Anadolu’nun kavruk yüzlü çocuklarına.

40 bin köyün 35 bini okulsuz ve öğretmensizdir. Böyle bir miras devralmıştır cumhuriyet.

 

KÖY ENSTİTÜSÜ

 

Dün Köy Enstitüleri’nin 80’inci kuruluş yıldönümüydü.

İsmail Hakkı Tonguç’tan bir söz daha yazayım:“Anadolu köylerinde mezarı olan tek aydın öğretmendir."

Anadolu’nun en ücra köylerine bilimin ışığını taşıyan; o ışığı köy çocuklarının gözlerindeki ışığa katan aydınlarımız, öğretmenlerimizdir.

Cumhuriyet değerleri ve Atatürk devrimleri Anadolu’ya ulaşmış, modern Türkiye’nin temelleri atılabilmişse aslan payı öğretmenlerindir.

 

Köy Enstitüleri dünya ölçeğindebir eğitim mucizesiydi, bir eğitim devrimiydi.

Köy Enstitüleri'nin kapatılması cumhuriyet tarihinin en büyük yanlışlarındandır.

Bu eğitim yuvası, yoksulluk içindeki köy ve kasaba çocuklarını okutmuş, öğretmen yapmış; bilimle, felsefeyle, sanatla donatıp Anadolu bozkırına yollamış; köylere bilgi saçmıştı.

Köylünün aydınlanmasını, uyuyan devin uyanmasını toprak ağaları ve dönemin egemenleri istemediler. Maalesef CHP’de yeterince direnemedi.

 

KÖY ENSTİTÜLÜ

Tanıdığım köy enstitülüleri düşünüyorum…

Yılgın, tembel, etrafına karamsarlık yayan, dogmatik düşünen, okumaya bilgiye değer vermeyen, güzellik duygusu olamayan, şiddete eğilimli, paragöz, vatanını milletini sevmeyen bir tek köy enstitülüye rastlamadım…

Aksine…

Köy Enstitülülerden yaşama sevinci, yurtseverlik, dik duruşluluk, mücadelecilik ve halk sevgisini öğrendim.

17 bin 300 köy enstitülününhepsine gönül dolusu teşekkürler eder, ellerinden öperim.

YÜCEL’İN ÇİÇEKLERİ

Yönetmenliğini ve senaristliğini, Cengiz Özkarabekir’in yaptığı  ‘’Yücel’in Çiçekleri’’  filmi Köy Enstitülerini anlatır ve bu günü kavramakta eşsiz bir rehberdir.

Film Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç ile arkadaşlarının mücadelelerini yaşadıkları zorlukları ve umutlarını dile getirir.

******************

‘’Yücel’in Çiçekleri’’ni dün bir daha izledim; yer yer gururlanıp yer yer içim acıyarak.

İki devrimci eğitimcinin anısı önünde derin bir saygıyla minnettarlıkla eğiliyorum.

Yazıma noktayı dev romancımız Yaşar Kemal koysun:

“Biz, Cumhuriyet çağının sanatçıları, romancılar, şairler, ressamlar, kendi kültürümüze, dilimize dönmeyi öğrendik. Tercüme bürosunun çevirdiği Dünya Klasikleri ile yetiştik. Halk evlerinin, Köy Enstitüleri’nin kuruluşları bize yardım etti. O Köy Enstitüleri ki, gelecekte dünyamızı gerçek insanlığa kavuşturacak tek eğitim düzenidir.”