Anneannem Şükriye’nin ne vakit yağmur başlasa yüzü aydınlanırdı ve sesindeki sevinç tınısıyla; “bereket yağıyor’’ der, hemen bol köpüklü bir sade kahve pişirip balkondaki koltuğunda yağmura dalar; gelincik sigarasını tellendirirdi kahvesini yudumlarken.

Ben de onun yanına ilişirdim; arada saçımı okşasın, bana gülümsesin, alnımdan öpsün diye.

Şükriye’nin gelincik sigarasının mavi dumanı kır düşmüş kısa saçlarının üstünden havaya yayılırken; kahvenin ve tütünün kokusuna bahçemizdeki yağmurlu toprak kokusu karışırdı.

Ve erik ağaçlarının dallarında biriken yağmur damlalarının gümüşi aydınlığı yüzümüze vururdu.

********************

Yağmur sesiyle uyandım çarşamba sabahı; heyecanla tülü kenara çekip hemen açtım pencereyi; yağmurun taptaze serinliği doldu odama. Elimi uzattım camdan dışarı, avcumda biriken yağmur damlalarını yüzüme serptim, çocukken yaptığım gibi.

Bir şey eksikti; yağmurlu toprak kokusu.

Plansız kentleşmeyle; çarpık sanayileşmeyle; rant hırsıyla; betona gömdük ömürlerimizi. Cam, çelik, asfalt, beton bir bataklıkta toprak kokusunu da yitirdik.

KURAKLIK TEHDİDİ

Yağmurun romantizmi bir yana; barajlarda su seviyesi çok azaldığı, kuraklık tehlikesi belirdiği için yağmura bu açıdan da çok sevindim.

Çünkü; Bursa’da olduğu gibi, ülkemizdeki birçok şehrin barajının doluluk oranı kritik seviyelere düşmüştü. Ekim ile aralık ayları arasındaki yağışlar, 1981 - 2010 yılları arasındaki ortalamaya göre % 48 daha azdı.

NASA HARİTASI

Sadece barajlar mı?

Geçen hafta NASA'nın resmi internet sitesinde yayınlanan bir yazıda Türkiye'nin yer altı sularının durumuyla ilgili bilgiler verildi.

NASA tarafından yayınlanan harita, Türkiye'deki kuraklık tehdidinin sadece barajlarda değil  yer altı sularında da olduğunu gösteriyordu.

Haritaya göre, Türkiye'nin büyük bir bölümünde yer altı suları ortalama seviyenin altındaydı.

6. YOK OLUŞ

Doğaya karşı sergilediğimiz akıl almaz saldırganlığın; iklim kriziyle, küresel ısınmayla, ormanların azalmasıyla, kutuplarda buzların erimesiyle, canlı ve bitki türlerinin giderek yok oluşuyla dünyayı çevre felaketine sürüklediğini; insanlığın büyük bir tehdit altında olduğunu inkâr edebilir miyiz?

Bilim adamları 6. ve kesin yok oluş konusunda bizi kitaplarla, belgesellerle, bilimsel makalelerle, basın açıklamalarıyla durmadan uyarıyorlar.

Evet salgın önemlidir ama aşı uygulaması bu sorunu çözecek. 6. yok oluş tehdidi salgından daha da önemlidir.

İnsanlığın birinci gündemi; dünyanın sonunu getirebilecek olan çevre felaketini önlemek olmalıdır. Zaman daralıyor; bu aymazlıkla; bu tüketim hırsıyla; akıldan, vicdandan koparak daha fazla devam edemeyiz.

********************

Ve bir öneri…

Dünyanın en önemli belgeselcilerinden David Attenborough tarafından ’insanlığa vasiyetimdir’ diye çekilen; “Gezegenimizden Bir Yaşam’’ belgeselini mutlaka ama mutlaka izleyin.

Anlatılan hepimizin hikâyesi.